Mustafa Karaalioğlu
Uzun bir süreden beri Türkiye’nin dünyada konuşulma ve tartışılma şekli hiç de memnuniyet duyulacak bir zeminde gelişmiyor. Bilakis, eğer bu ülkenin imajı, itibarı, marka değerini dert ediyorsak tam da bütün bunların hilafına sert rüzgarlar esiyor. Herhalde en doğru tanım “rüzgar” olsa gerek… Zira, haklı olduğumuz konularda da tartışmalı konularda da aynı rüzgar esiyor. Bu yüzden, FETÖ iadelerindeki olumsuz tavırla, Sarraf davasındaki seyir aynı kapıya çıkıyor.
Burada bir yanlışlık olmalı. Var da zaten…
Meselenin bir yönü, ABD ve Avrupa’nın bize karşı negatif ayrımcı ve olaylar geliştikçe de giderek gelişen önyargılı yaklaşımı elbette. Sadece 15 Temmuz zaferinin hakkının teslim edilmemesi ve bu mücadeleden bir demokrasi gösterisiyle çıkan toplumla dayanışmanın esirgenmesi bile bu yaklaşımı örneklendirmeye yeter. Türkiye, bütün müttefiklerinden daha fazla destek görmeyi ve işbirliğini hak ediyordu. Bunu göstermediler… Sokaklarda, caddelerde, köprülerde, meydanlarda şehit olanlar, gazi olanlar ve hayatlarını ortaya koyanların dünyadan alacağı vardır. O karanlık geceyi tertipleyenlerin iade edilmemesinden başlayıp himaye görmelerine kadar bütün olumsuz kararlar toplumu incitiyor ve tabiatı gereği Batı ile aramızdaki mesafeyi açıyor. Yine tabiatı gereği bu muamelenin üzerine hangi davayı, hangi kararı koyarsanız koyun aynı mantıkla değerlendiriliyor. Hayalkırıklığı, milli hassasiyetin parçası haline haline gelmiş bulunuyor.
***
Meselenin diğer yönü ise, dünyanın bir kurtlar sofrası olduğu gerçeğidir. Haklı olmanız, mağdur olmanız yetmiyor ve o noktada yeniden ve bıkmadan kendinizi anlatmanız, herkesin anladığı diplomatik dili kullanmanız gerekiyor. “Adamlar bizi yıkmaya karar vermiş. Biz de onlara yaranmak için iddialarımızdan vaz mı geçelim yani?” itirazlarının yükselmesine rağmen bu dili kullanmamız gerekiyor. Bilelim ki kimse Türkiye’yi yıkamaz. Böyle bir şey asla olmayacaktır… Esasen bütün iddialarımız da sonuçta Batı sistemi dışına çıkmak değil, aksine o sistem içinde daha fazla pay almayı hedefliyor. Nitekim, sonuna gelmekte olduğumuz bu sancılı yıla rağmen ihracatımız, yarıdan fazlası Avrupa’ya olmak üzere geçen yıla göre yüzde 10 arttı. Hayat damarımız sayılan dış borçlanmanın yüzde 75’e varan kısmını yine AB ülkeleri ve AB kaynaklı yatırım fonlarından tedarik etmeye devam ettik. Beraberinde de çok yüksek bir büyüme rakamına doğru ilerliyoruz. Öte yandan, ne kadar tartışmalı olsa da güvenlik portföyümüzün en büyük değerini NATO üyeliği oluşturuyor.
***
Bir ülkenin gücü; yani ekonomide fırsat alanları bulabilmesi ve diplomaside rol sahibi olabilmesi en başta dünya milletler ailesindeki itibarından ve güçlü imajıyla yakından ilgilidir. Haksızlığa uğradığımız duygusu güçlü olsa da bu ilgiyi kaybetmeyelim. Çünkü, ülkenin meseleleri bugünden ibaret değil; mesela Sarraf davası bitince sorun bitmiş olmayacak.
Mesele bu cendereden çıkmak, bu rüzgarı dindirmektir. Dolayısıyla, dünya sahnesinde rol büyütmeye, alan genişletmeye daha fazla odaklanmak gerekiyor. Demokrasi ve hukukla desteklenen, diplomasi diliyle zenginleştirilen özgüven de bunun için gereklidir.
***
Dünya dilini konuşmak, dünyanın dediğini yapmak değildir. Sanılanın aksine, ortak çıkarlar olmadıkça kimse kimsenin dediğini yapmaz, kimse de -özellikle Türkiye gibi- bir ülkeyi istemediği bir şeye zorlayamaz. Dünya dilini konuşmak o dilin imkanlarını kullanarak refahı ve güvenliği artırmak demektir. Daha fazla ticaret, daha ucuz para ve mesela teröre karşı daha yüksek düzeyli işbirliği üretmektir. Ve Türkiye’nin bugünkü dış politika manzarası dikkate alınırsa, daha parlak bir imaj arayışı…
Aktüel tabirle söyleyelim, yerli ve milli olan tavır da budur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025