Mustafa Karaalioğlu
Bugün başlayacak olan yeni dönem, siyasal tarihimizin en önemli değişim anını temsil ediyor. Cumhuriyet’in kuruluşundan çok partili hayata kadar devam eden süreçte de bir tür başkanlık modeli uygulanmış olsa da şimdi adım atmakta olduğumuz dönem yine de benzersizdir. Çünkü şimdi olanlar, modern zamanlarda ve küreselleşmenin dijital imkanların genişlemesiyle birlikte mükemmelleştiği bir çağda yaşanmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sahip olduğu yönetme kapasitesi ve imkanları bu açıdan hem yüksektir hem de Türkiye toplumunun ve dünyanın doğal denetleme gücü nedeniyle aynı zamanda sınırlıdır.
Yetki ve sorumlulukların tek elde toplanması icraat açısından büyük bir imkan sunmakla birlikte, sistemin içinde yetersiz kalan denetleme fonksiyonunun şimdi tanımlanmamış olduğu gerçeği de Cumhurbaşkanı’na ağır bir sorumluluk yükleyecektir
Biraz karmaşık olduğunu kabul etmek lazım çünkü henüz sistemin nasıl yürüyeceği belli değildir. Buna ilişkin ilk işaretleri bu akşam açıklanacak kabine ve bu kabinenin çalışma prensiplerinden anlayacağız. Elbette hepsinin üzerinde Cumhurbaşkanı’nın sevk ve idare etme tarzını görerek…
***
Bu noktada, 16 yılın icraatını veri alarak peşinen iyimser veya kötümser önyargıda bulunmak da doğru olmaz. Zira, geride kalan yıllarda Türkiye’nin çok parlak zamanları ve üstesinden gelmekle övüneceği çok işler olduğu gibi çözemediği ve hatta derinleştirdiği meseleleri de olmuştur. Başkanlık sistemi de zaten bu çözümsüzlükleri hızlı ve kolay karar alarak halletme iddiasıyla kabul edildi.
Çözüm bekleyen veya daha da derinleşmesinin engellenmesi gereken meselelerin ne olduğunu hepimiz yazıyoruz. Zaman zaman, başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere iktidar sözcüleri de bu sorunlarla yüzleşiyorlar. Hangi alanlarda problem olduğu konusunda bir fikir ayrılığı görünmüyor. Ekonomi, demokrasi, eğitim, tarım, dış politika ya da spor… Mesele hangisinin öncelikli olduğudur ki bu da önümüzdeki 5 yıllık uzun süre için büyük bir tartışma konusu sayılmaz. Hepsinin çözümü için yeterince vakit vardır. Önümüzde, yarın sabahtan itibaren bin 825 değerli gün bulunuyor. Yeterince tecrübeye da sahip olunmadığı da herhalde söylenemez.
Başkanlık sisteminin tek tek sorunlu alanlarda başarılı olması yani bu sorunları çözmesi veya hal yoluna koyması büyük bir beklentidir. Özetleyecek olursak bu; güçlü bir demokrasiye sahip, eğitim problemini dünya gerçeklerine göre çözmüş ve gayet tabii ekonomik kırılganlık riskini azaltmış bir Türkiye hedefini gerçekleştirmektir. Neticede bütün üniteler bileşik kaplar gibi birbirinin seviyesine bağlı olduğuna göre bir meselede ilerleme kaydetmek diğerinde de ilerlemek anlamına gelir. Ya da tersi…
Her alanda iyi bir seviye yakalamanın formülünü öteden beri ‘Yeni Türkiye’ olarak tanımlayanlar için -ki bunlardan birisiyim- ise makro rakamlardan temel hak ve özgürlüklere, kaliteli eğitimden prestijli bir dış politikaya kadar her alanda yükselişin aslında tek bir amacı vardır. O da toplumun her kesiminden insanların yüzünün gülmesi ve gelecek kaygısı taşımamalarıdır.
Yeni Türkiye, etnik ve kültürel kimliği ne olursa olsun herkesin her şeye eşit erişim hakkıdır. Sağcı-solcu, dindar-dindar olmayan, Alevi-Sünni, İstanbullu-Anadolulu, milliyetçi-liberal, başörtülü-başörtüsüz bütün verili durumların ve bütün tercihlerin hem kamu imkanları karşısında, hem de özel hayatta eşit erişim hakkına sahip olmaktır. Herkese ve her siyasal kimliğe eşit erişim hakkı… Başkanlık sisteminin en büyük başarısı bu duyguyu hakim kılmak olacaktır.
Sabırla, dikkatle ve muhakkak karşılıklı anlayışla bu hedefe yürümekten daha işe yarayan bir planı olabilir mi?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
5.02.2026
2.02.2026
26.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
19.01.2026
12.01.2026
10.01.2026
25.12.2025
22.12.2025