Mustafa PAÇAL
Şaka gibi, hükümet bir yandan iş kazalarını önlemek için yeni yasa önerileri açıklıyor, diğer yandan Çalışma Bakanı “İşyerleri yasalar gereği alması gereken önlemleri almıyor” diyor.
İster istemez insanın aklına, hükümet olarak siz mevcut yasaları uygulayamaz durumdaysanız yeni yasaları nasıl uygulayacaksınız sorusu geliyor.
Durum şöyle; Başbakan, Ermenek faciası sonrası iş kazalarını önlemek için bir dizi önlemlerin alınacağını açıkladı.
Bu açıklama basında, kamuoyunda tartışılırken hemen arkasından Çalışma Bakanı Faruk Çelik “Ocak/ 2014 ayında tam olarak yürürlüğü giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre tehlikeli ve çok tehlikeli 680 bin işyerinden 470 bini iş güvenliği uzmanıyla sözleşme imzalamadı” dedi. (Bu arada İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 20.06.2012 tarihinde kabul edildiği hâlde kanun gereği işletmelerin uyum sağlaması için kanunun tam olarak yürürlüğe girmesi Ocak/ 2014 tarihine kadar uzatıldı.)
Bu açıklamanın bir başka okuması şu demek, 470 bin işyerinde --ki bu işyerlerinin hemen hepsi KOBİ’lerden oluşuyor--, çalışan yaklaşık beş milyon işçi yasal önlemlerin alınmaması sonucu iş kazaları riski altında çalışıyor demektir.
Bu açıklamaya ilave olarak Bakan Çelik “son 12 yılda 13.510 işçinin iş kazaları sonucu hayatını kaybettiğini” açıklayarak durumun vahametini yeniden ortaya koymuş oldu.
Şimdi çarpıcı olan gerçek durum şu; bir yandan halen yürürlükte olan yasaları uygulayamayan ve diğer yandan ise iş kazalarının önlenmesi için yeni yasal ve idari önlemleri almak isteyen bir hükümet var.
O zaman soru şu: iş güvenliği için halen yürürlükte olan yasaları uygulayamayan bir hükümetin yeni yasal önlemleri almasının bir anlamı olabilir mi?
Yani bir yanda uygulanamayan yasal önlemler diğer yanda ise korkunç boyutlara ulaşmış ölümlü kazalar var.
Soma faciasından sonra yapılan yasal iyileştirmelerin ardından, Ermenek faciası sonrası alınması düşünülen yasal ve idari önlemlerden önce, demek ki halen yürürlükte olan ve yetersiz de olsa mevcut iş güvenliği önlemleri alınmış olsaydı bu kazaların çoğu belki de olmazdı diye düşünenlerdenim.
Yani sorunun başı kimi işverenler olduğu kadar sorunun önemli bir ayağını da yetersiz ve özensiz denetim ve cezai yaptırımların uygulanmaması oluşturuyor. Bakan Çelik “iş güvenliği uzmanıyla sözleşme imzalamamış olan işyerlerine aylık 11 bin lira olan para cezasını uygulayacaklarını” söylüyor.
Bu şu demek oluyor, sen iki yıldan fazla bir zaman önce yürürlüğe girmiş olan iş güvenliği yasasına uyum sağlamamış olan işyerleri için halen para cezalarını bile uygulayamamışsan bakanlık olarak iş güvenliğini ne kadar ciddiye aldığın belli demektir.
Ayrıca son açıklanan iş güvenliği önlemlerinin --kimi iyileşmeler olsa bile--, belirttiğim sorunlar devam ettiği sürece etkin olarak yaptırım gücü bulunmuyor.
Öncelikli sorun şu: getirilen önerilerin dünyadaki iyi örneklere bakarak kopya çekmek kolaycılığına kaçan bir anlayışla hazırlanmış olduğu sırıtıyor.
Çünkü iyi örneklere bakmak başka bir şey bunları uygulamak daha başka bir şey. Örneğin, madenlerde “mesleki yeterlilik sertifikası” olanların çalıştırılması yerinde bir tercih, ancak buna uygun bir nitelikli işçi kaynağınız yoksa bu, ayakları yere basmayan bir tercih oluyor.
Ayrıca işverenleri iş güvenliği önlemleri almaya teşvik etmek doğru, ancak işçileri de buna teşvikten muaf tutmak eksik bir tercih olarak duruyor.
Bence hükümetin sosyal taraflar, sendikalar, ilgili STK’lar, AB uzmanları ve ILO yetkililerinden oluşan bir “İş Güvenliği Çalıştayı” yaparak sorunu tam olarak ortaya çıkarmasında ve alınan kararlar çerçevesinde yasal, idari ve teknik önlemleri almasında büyük fayda görüyorum.
Yazarlar
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları





























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
21.12.2025
13.12.2025
6.12.2025
1.12.2025
17.11.2025
4.01.2022
15.04.2021
10.02.2021
13.01.2021
23.12.2020