Namık ÇINAR
Harbiyeli devre arkadaşları, ki onlardan biri de benim , Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel’i, Balyoz Davası başta olmak üzere mahkûmiyetlerle sonuçlanan yargı kararlarına karşı çıkıp da postasını atmadı, hükümete eski alışkanlıklardan giderek hak ettiği dersi vermedi diye çok kızmışlar ve onu defterlerinden silmişler.
Bundan böyle Necdet Özel, artık hiçbir devre arkadaşı ile görüşemeyecek; yargıdaki silah arkadaşlarını kurtarmak için kılını kıpırdatmadan iktidarın önünde el pençe divan duran birisi olarak, yarın öbür gün emekli olduğunda orduevinde rastlaşılsa bile selâmı dahi alınmayacakmış.
Aslı astarı olmayan bu tip söylenceleri haber yapan internet sitelerine itibar etmemek lâzım.
Her yerde bu tarz düşünenler çıkabilir; ama bir subay devresini, yahut külliyen orduyu sanki hep beraber böyle düşünüyorlarmış gibi göstermek, Türkiye’nin değiştiğini anlayamamak demektir.
O kalın kafalar artık şunu iyice bilmelidirler ki, devlet organlarından biri olan Silahlı Kuvvetler, halkın seçtiği iktidarların emrinde, siyasetlerini uygulamak için kullanacakları araçlardan başka bir şey değildir.
Onun başındaki Genelkurmay başkanı da, yasaların öngördüğü çerçevede hükümet emirlerini yerine getirmede en üst seviyede liyakate mazhar olmuş yüksek rütbeli bir bürokrattır, neticede.
Devlet organları ve onların yöneticileri, nasıl bir siyasal zihniyet iktidara gelirse gelsin, herhangi bir değerlendirme yapmadan ve ayrım gözetmeden, onun emirlerini yerine getirmekle mükelleftirler.
Toplum için neyin doğru, neyin güzel ve yararlı olacağının kararlarını vermek, bu gibi kurum ve kişilerin işlevleri olamaz. Genelkurmay başkanından veya diğer generallerden böyle şeyler beklemek, en hafifinden ilkelliktir.
Peki, ya hükümet iktidar olanaklarını kötüye kullanmakta, örneğin kendi kafa yapısındaki unsurları Diyanet üzerinden yayarak devleti ele geçirmeye çalışmakta, anayasal ve evrensel hukuk ilkelerinden sapmaktaysa; yargı siyasallaşmakta, adalet dağıtmak yerine kimi çevrelerin kin ve intikam aracına dönüşmekteyse; yasama, âdetâ bir monarkın emrindeki kullara çevrilmekteyse, o zaman ne olacak?
Gene de Genelkurmay başkanının ağzının içine bakılmayacak!
Hükümeti, yargıyı, yasamayı denetlemek, yalnız ve doğrudan doğruya sivil toplumun işidir çünkü.
Onları oralara o getirmiş, o yetkili kılmış; orada tutacaksa da, alaşağı edecekse de, bütün bunları tasarruf etmek ancak ve ancak onun harcı olabilecektir.
Siz bunun neresindesiniz?
Meselâ Gezi’de stant mı açtınız?
Türkiye’nin özgürleşmesindeki payınız ne ki, hükümetin demokrasi dışı tasarruflarıyla başa çıkasınız?
Arınmak üzere hangi günahları çıkardınız da, diğer toplum katmanları şimdi sizin yanınızda olsunlar?
Artık sivil olduğunuz ve sivil siyasal platformlarda boy göstermeniz mümkün olduğu hâlde, neden hâlâ çağdışı, demokrasi dışı beklentiler içindesiniz, bilmem ki?
Sorunlara akılları sıra bu açıdan bakanlar için söylüyorum ki, övünülesi arkadaşınız Necdet Özel, siyasetçilerin değil demokrasinin karşısında selâm durmaktadır.
Göreceğini görmüş, son rütbe makam ve memuriyetiyle alacağını almış birisi olarak, işin kolayına kaçıp ömrünün geri kalanında muhtemelen yollarının daha fazla kesişecek olduğu ulusalcı militaristlere şirin görüneceği bir yaranmacılığı değil, zor olanı seçmiş; hükümet bile demokraside yalpalarken, bunu herkesten önce ilk yapacak kurummuş gibi duran TSK’yı o çerçevede tutmayı bugüne kadar başarıyla yürütmüştür.
Üstünüze vazife değil ya hadi öyledir diyelim... Onu tard etmeye hınçlanacak yerde, toplumun neredeyse en son bu kurumdan bekler hâle geldiği demokrasi saygısını, aranızdan çıkan bir arkadaşınızın üstlendiğini ve gerçekleştirdiğini görerek, acaba omuzlarımıza nasıl alırız diye düşünmeye başlasanız şimdiden, belki bu size de iyi gelecektir, giderayak!
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları












































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016