Namık ÇINAR
Rahmetli Almanca öğretmenim üsteğmen Yılmaz Usar, askerî ortaokuldayken bana, ruhumda var olduğuna inandığı edebiyat cevherini gün yüzüne çıkarmak için, yazmakta bu denli gecikmem nedeniyle şimdi hak etmediğimi düşündüğüm epeyi bir çaba harcamıştı.
Vergilius’un peşine takılıp fantastik gezisine çıkan Dante’den, Homeros’un Odysseia’sı, Arap gecelerinin Sinbad’ı ve O.Henry’nin “Son Yaprak”ından da önce, Oscar Wilde’ın“Mutlu Prens”ini okumamı salık vermişti.
İşte o yüzdendir ki, muhtaç insanlara canından can kopararak yetişen bir fedakârlık öyküsüyle çocuk yüreğime atılan neşterlerin bu yaşıma geldiğim hâlde hâlâ dinmeyen sızısı, nasıl olur da şimdi teskin olur; hazineyi soyan, doğayı ve tarihi talan eden, yoksulları dine değgin değerleri kullanarak kandıran bugünün soytarılıkları karşısında?
Nasıl isyan etmem, tanıklığına dayanamadığı sefilliklerin acısıyla kurşundan yüreği ikiye ayrılan demir bir heykel kadar bile olamayanların, insanlıktan çıkmışlıklarını görüp de?
Yakuttan kılıcını, safirden gözlerini ve tepeden tırnağa altın varaklarla kaplı bedenini düşkünlere üleştirerek eski püsküye çevrilip eritilmeyi göze alan “Mutlu Prens” imgesi karşısında, “yıllık hâsıla”nın yarısını höpürdeten bizdeki toplumsal “beşte bir”, o arsız iştihasıyla, ye babam ye... ye babam ye... lâkin doymak nedir bilmiyor bir türlü.
Gecikmiş kapitalizmlerinin sermaye temerküzünü sağlıyorlar, bari gelecek nesiller rahat edecek, desem, o da değil.
Kazandıkları her kuruşu, ranttan başka bir işe yaramayan toprağa ve inşaata yatırıyorlar çünkü.
Türkiye’de holdingler üretimle değil, arazi spekülasyonlarıyla zengin olmuşlardır. Bunun önünü alan ekonomik tedbirler liberalizmle ters düşmez; aksine, onları gerçek sanayici yapar.
Ne ki, bu yollara tevessül edecek hiç kimseyi bulamazsınız. Ülke siyasasının, kurulduğundan beri tek bir amacı olmuştur:
Küresel partnerleriyle işbirliği hâlindeki bir avuç üçüncü dünya zengininin, kendi halkı üzerindeki sömürüsünü sürdürmeyi sağlamak!
Eskiden bunu, siyasete egemen olan bürokratik bir“askerî vesayet”le yaparlardı. O artık demode kalıp ıskartaya çıkınca, yerine daha kullanışlı ve yarayışlı buldukları “dinsel vesayet”i koydular.
Düzenlerini en düşük maliyetlerle sürdürmeleri, sizin tevekkülle uysallaştırılmanıza, ya da kavga edecekseniz bile birbirinizle etmenize bağlıdır.
Veysel Karani’nin delik gömleğini müzede size sergilerler; ama kendi gözleri “Kaşıkçı Elması”ndadır.
Sonunda hep beraber göreceğimiz, her şeyin bir dümenden ibaret olduğudur.
Bunların ellerinden dini çekip alın, ortada bir şey kalmaz.
Şimdi Ramazan geldi ya, ellerini ceplerinize rahatça daldırmak için önce inanç tellerinizi titreştireceklerdir.
Meydanlara kurdukları iftar sofraları, fütuhatlarıyla zayıflıklarınıza taarruz plânladıkları “harekât çadırları”dır onların.
Ama biliniz ki, bir yanda da küresel turizmin giderek pas geçeceği bir ülke hâline getirilen yurdumuz, her geçen gün uygarlıktan biraz daha uzaklaşıyor.
Örneğin, sokaklarda dans etme rahatlığındaki Güney Amerikalıların veya yüzmilyonlarcaÇinlinin dünyayı kolaçan ettiği bir devirde, Boğaz’a karşı bir bardak bira içecek yer bırakmayan yoz bir zihniyet, ülkenin canına okumaya âdetâ ahdetmiş görünüyor.
Elbette ki, bilinçlenme arttıkça toplumsal farklılaşma ırk din ve mezheplere göre olmaktan çıkacak; mücadele, iyiyi doğruyu ve adil olanı yaşamak isteyenlerle, kötüyü haksızı ve sömürüyü sürdürmek isteyenler arasında geçecektir.
Nitekim bu toplum, HES’e ve her türlü talana karşı ormanlarını, derelerini, tarihî eserlerini, parklarını, bahçelerini kırlarda ve kentlerde devlete karşı direnerek korumaya başladıysa, mevcut yönetimin bir halk iktidarı olduğu söylenebilir mi?
Bana gelince...
Bundan sonra, sırtlan gibi çıkarcı, akbaba gibi leşçi, tilki gibi fırıldaklarla başa çıkmak için, karınca kadar hamarat, arı kadar yararlı, sümüklüböcek kadar iz bırakan yazılar yazsam, sevgili öğretmenimin ruhunu muazzep olmaktan kurtarabilir miyim, acaba?
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016