Namık ÇINAR
Erdoğan’ın “Amerika’yı Müslümanlar keşfetti” savının esas amacı, başarmış bir uygarlık alanı olan Batı’ya karşı yaya kalmış Müslüman Doğu’nun, öfke yüklü ve aynı zamanda çaresiz potansiyelini yeniden aktive etmektir.
Dikkat ederseniz dayandığı argümanı, “ne yani, biz yapamaz mıyız?” olmuştur.
Bu tür çıkışlar, örneğin, ne müphem kalmış bir keşfin sürpriz şekilde aydınlatılmasına dönüktür; ne de meselâ, artık vakti geçmiş bir sanayi ürünü olan otomobilin yerlisini yaparak para kazanılması içindir.
Bunlar, Batı’nın karşısına dikilecek kırattaki İslâmcı önderi hazırlayacağına inanılan imgelerdir.
Çünkü, kendisine İslâm âleminin liderliğini bahşedecek yeni bir kültürler arası kırılmanın, bu minvaldeki fay hattında gerçekleşeceğinin hesabıyla hareket ediyor.
Türkiye’deki kutuplaştırmalardan nasıl verimli sonuçlar aldı ise, şimdi de Batı ile Müslüman Doğu arasındaki düşmanlıkların tazelenmesinden benzer neticeler devşireceğini umuyor.
Yaptığı saray Batı’nın değerlerine ters gelebilir, ama bu onu hiç ilgilendirmiyor ve Doğu’nun güç anlayışına uygun düştüğünü düşünüyor.
Peki, bu tasarı mümkün mü?
Eğer tarih felsefesi, neden-sonuç ilişkisinin peşine düşecek tarzda analitik değil de, aşağılık komplekslerini tedavi etmekle görevli bir ilk yardım çantasıysa, ruhlardaki enfeksiyon bir cahil cüretine dönüşür ve tüm hikaye hüsranla biter.
Kaldı ki, bugün için elde avuçta bir materyali bulunmayanlar, dünün yalan yanlış hamasetlerine sığınanlardır.
Zaten onun da yaptığı bu!
Lâkin, 16. ile 18. yy. arasının teknolojik bir devrim olduğunu görmezseniz; İspanya’nın Akdenizile Okyanus arasında esen kapitalizm rüzgârlarının hegemoniği olmak için çırpındığını anlamazsanız, Amerika’nın keşfi bir saçmalıktır.
Tıpkı İslâm dünyasının bugün, uzayda veya kutuplarda istasyon kurmasının, yahut Cern’deki “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”na alternatif üretmesinin hayaline kapılmak gibi bir saçmalık.
Nitekim, nasıl ki mahdumlarınızın “gemicik”ler edinmesini şimdilerde akıllıca buluyorsanız, Müslümanlar için o tarihlerde derin deniz seyahatleri düşlemek de, ancak Denizci Sinbad’ın masalsı dünyasına münhasır bir fantezisi gibi sayılabilirdi.
Yahut da bugünlerde Mars’tan arazi almak, veya uzay dolmuşuna milyon dolarlarla yazılmak yerineydi.
Amerikalara gitmeye kalkmak, sadece tehlikeli bir yolculuk ve hatırı sayılır bir servet harcamak değildi; Müslüman coğrafyasında ne bu masrafları göze alacak bir sermaye, ne de dış dünyalardan getirilip götürülecek farklı mal ve hizmetlerin beklentisine girmiş bir pazarın baskısı vardı.
Kastilyatacı aptal mıydı ki, saray saray dolaşarak projesine kaynak arayan Cenovalı bir denizciyi himayesine alarak, masrafları servete varan paralar harcayacaktı?
“Avrupa Dünya Ekonomisi”ni Habsburg tacı altında toplamak suretiyle Kutsal Roma’yı yeniden inşaya çalışan İspanya Tahtı’nın önünde en büyük rakip, başlangıçta Fransa idi.
Aralarındaki rekabet, gelişmiş İtalyan Şehir Devletleri üzerinden yapılıyor; Hispanik Amerika’dan getirilen altın ve gümüşün yarattığı sinerji ve ticari atılıma rağmen avantaj, boşa tüketilen enerjiye dönüşüyordu.
Sonunda taraflar, Akdeniz’de başlatıp Baltık’a devrettikleri süreçlerle, önce Hollanda’nın, ardından da İngiltere’nin yüzyıllık aralıklarla hegemonik güçler hâline gelmelerinin yolunu açacaklar; buna mukabil kendileri de başta 1789 Devrimi olmak üzere uzun süren çalkantılar geçireceklerdir.
Akdeniz’in doğusundaki İslamiyet ve giderek Osmanlı da, kapitalizme değil vergiye ve talana dayalı bir “fiskalistik ekonomi dünya”olarak, sosyolojisi çok daha farklı toplumları biraraya getirecek; ama sonunda o da, bütün coğrafyasıyla iflas edecektir.
Şimdi bu dramda Amerika’nın olması için ne gibi bir sebep var da, aklınıza havsalanıza sığıyor?
twitter@cinarnamik
Yazarlar
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları













































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016