Namık ÇINAR
Bakmayın siz, “Şike Yasası” üzerinde kopartılan o fırtınalara öyle. Oyuncağı meşin yuvarlak olan büyük kent rantiyelerinin, çevirdikleri dümenlerle kontrollerinde tuttukları devasa futbol pazarını, kendi cepleriymiş gibi nasıl har vurup harman savurduklarındaki müeyyidelerin, azaltılması değil sadece mesele.
Mesele, Başbakan Erdoğan’ın, kendi tarumar ettiği “bürokratik askerî vesayet unsurları”üzerinde, yine kendisinin kotaracağı “restorasyon”un kapısını açacak olan anahtarın, o olmasında yatıyormuş gibi geliyor, bana daha çok.
Silkelediği askerî unsurların üzerine eskisi gibi gitmeyip, bir haylidir ayağını gazdan çekmiş olduğu belli olmuyor mu? Hâttâ, Metris’in âdetâ birinci sınıf bir orduevine çevrilmesine bırakın göz yummayı, acaba ayrıca destekliyor da mı? O kadarını bilmiyoruz.
Erdoğan, sadece “kendisine Müslüman” olacak kadarlık bir demokrasiden yana olduğu için, varlığını ve siyasal gücünü benimsemeyen saygısız generallerin ağızlarının payını vermede bu kadarla yetinerek, artık geri çekilmenin vakti geldi, diye düşünüyor olmalı.
Daha doğrusu, belki de davranışlarıyla işaretler vererek, bu vesayet geleneğinin ancak kendisinin kabul görülmesiyle sürdürülebileceğine; bundan sonraki safhaya, şayet kapsamlarına onu da alırlarsa geçilebileceğine, pek ses çıkarmayacağını söylemeye çalışıyordur.
Kendisini takmayan, akılları sıra hor görmeye kalkan generalleri, ne hâllere düşürebileceğini göstermeyi artık yeterli bulmuş olmalı ki, “ilkeler üzerinden, sistemik bir düzenlemeye” ihtiyaç dahi duymuyor. Şimdi bu yeterliyse, onları daha fazla hırpalamayacak; bir restorasyonu müteakip, bundan sonraki hayatlarına iade-i itibar sağlamaya çalışacaktır.
Bunu ise daha çok, kırıma uğrayarak belâsını bulmuş görünen eski generallerin, yeni yetme generaller üzerinde tesis etmekte oldukları ağır baskılardan onları kurtarmak amacıyla olduğu kadar; ayrıca, operasyonunu dozunda tutmasına yaraması için de yapacaktır.
Gönlünden geçenleri “genel bir afla” gerçekleştirmeye kalksa, bu hiç olmaz. Çünkü, PKK filan da çıkacaktır, dışarıya o zaman. Üstelik iş bununla da kalmayacak; “Rahşan affı”ndaki gibi, içeride ne kadar katil, cani, sapık varsa,“hurraaa !” diyerek, dört bir yana saçılacaklardır. Olumsuz bir kamuoyu yaratacağı nedeniyle, göze alamaz bunu, Başbakan.
“Yeni anayasa” ile temiz bir sayfa açmak üzere, belki genel bir af düşünülebilirdi. Ne ki, o anayasanın yapılıp yapılmayacağı da pek belli değil ki henüz. Yapılsa da, süre alacağı ve o zamana kadar bu yaşlı generallerin öfkesi, hem yasal düzenlemeleri yapılmamış, hem de daha toplumca içselleştirilmemiş bu sırça yapıyı, ne malûmdur çatlatmayacağı?
Nispeten makûl, eski bir asker arkadaşıma, “Metris’in lüks bir orduevine ya da bir kampa çevrilmesine ne diyorsun” diye sorduğumda; “Evet, ceza ve tutukevlerinin iyileştirilmesine buralardan başlanmış olması iyi bir şey; bu adamlar nihayet seçkin kimseler ve onları ilkel koşullarda tutamazsın oralarda. Hâttâ, daha fazla da tutamazsın”deyince, anladım ki, makûl olanı böyle ise, diğerleri nerelerdedir kimbilir, varın siz düşünün. Sonra da, Erdoğan’ın önündeki verilerin ve bilgilerin neler olabileceğini geçirdim aklımdan bir an için.
Zira, şu an itibariyle gelinen ve görünen nokta o ki, “vesayet ehli, darbe girişimcisi paşalar”ın şimdikinden daha ötelerde cezalandırılmalarında, sadece askerî değil, galiba sivil kamuoyunun da desteği kalmadı ve artık yok, arkada. Buralara nasıl gelindiği ayrı bir konu; lâkin, sanırım durum da bu.
Çünkü eğer, Silivri’nin duruşma salonlarındaki atmosfer, yargılananıyla, izleyeniyle ,“ti”ye alınır hâle gelmişse; tutukevlerinin beş yıldızlı otellere çevrilmesi, hele bir de Erdoğan’a rağmense; efendime söyleyeyim ki, bu hâl, “muhtıra yemek”ten daha beterdir.
İşte bu “şike yasası”, bütün sorunları çözmeye yarayacak yolun patikasını oluşturmak bakımından, sökükteki ipliğin uç vereceği yeridir. “Aziz Yıldırım’ı kurtarmak”, böylesi bir başlangıca tekabül etmesi itibariyle, “sadece Aziz Yıldırım’ı kurtarmak” anlamına gelmeyecektir. Kaldı ki, en nihayetinde o da,“futbol âleminin bir generali” değil midir?
O generale çok ve hakkaniyetsiz bulunan ceza miktarı mantığından hareketle, daha sonra, meselâ bu generallere öngörülen cezaların da çok ve hakkaniyetsiz oldukları ileri sürülebilecektir. Önemli olan, ilkin kamuoyunun da ilgi, sempati ve o yüzden de hoşgörü odağı olan, futbol gibi politika dışı bir alandan başlanarak, “toplumdaki kanıksama çeperi”nin esnetilip genişletilmesindeki eşsiz taktiktir.
BDP’nin şike yasasına hayır demesi, kabağın başında patlayacağını görmesi yüzündendir. Çünkü onun çıkarı ancak genel afta iken, bu yolun benimsenmesi, o umudu zayıflatmaktadır.
Başbakan Erdoğan, konulara daima “ne getirir, ne götürür” üzerinden baktığı için, birer kurtarma operasyonu mahiyetindeki bu tip yasa tadillerinde, belli ki CHP ve MHP ile kolayca işbirliği yapacağa benzemektedir. Hâttâ bu ahbap çavuşluk, üzerinde uzlaşabilecekleri “sıradan bir anayasa” yapımına kadar dahi uzanabilir.
AKP, bu topluma ne verecek idiyse, onu vermiş bir partidir. Ondan daha fazlasını beklemek, akla ve bilime aykırıdır.
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
11.05.2022
24.03.2022
6.02.2016
30.05.2016
24.05.2016
13.05.2016
10.05.2016
8.02.2016
3.02.2016
29.04.2016