Nuray MERT
Ana muhalefet partisi, dokunulmazlık konusunda iktidarın çizdiği hatta yürümek zorunda kalmasının ilk büyük hasarını, bizzat iktidarın “Bakın nasıl bizim peşimize takılmak zorunda kaldılar” horlaması ile almış oldu. Bunun ötesinde fazla söylenecek şey kalmadı. Öte taraftan, iktidar çevresi zaten artık demokratik siyaset terimleri ve normları ile konuşmayı ve davranmayı toptan terk etti. İktidar, izlediği Kürt siyaseti gereğince, toptan sindirme hattında hiç olmazsa HDP’den birkaç kişiyi hapse göndermeye azmetmiş durumda. Tabii mesele bununla bitmeyecek; yıldırma, sindirme üzerinden yürünecek yol belli, daha fazla askeri tedbir, daha fazla yasak, daha fazla hapis, daha fazla göz korkutma; şüpheniz olmasın bu böyle gittiği yere kadar gidecek ve gidilen yer tam bir cehennem olacak.
Organik lider
Mevcut otoriter siyaset savrulması, artık totaliter bir rejimin inşası aşamasına gelmiş durumda. Totaliter rejimin inşası, “FETÖ ve PKK’ye karşı terörle mücadele” çerçevesinde yürüyor. Kartlar sonuna kadar açıldı; “Ya iktidardan yanasınız, ya da terörden” dendikten sonra iktidarı desteklemeyen her kim olursa olsun, “terörist” veya “terör destekçisi” damgası yemenin gölgesinde ve korkusu ile yaşayacak. Ana muhalefet partisi, dokunulmazlıkların kalkması yasasını onaylamakla, bu ithamdan kurtulacağını sanıyorsa çok yanılıyor. Burası artık, Cumhurbaşkanın, milletin temsilcisi olmanın çok ötesinde “organik lideri” ilan edildiği, onun izinden gitmemenin hainlik addedildiği, demokratik siyaset terimlerinin hiçbir karşılığının kalmadığı, daha da kalmayacağı bir ülke. Siyasal muhalefetin önce bu gerçeği iyice kavramasında fayda var.
Sorunun dışında
Temel mesele şu: Bu iktidar, totaliter bir rejim inşası sürecinde, herkesi “terörle mücadele” adına rehin almayı başarıyor. Öncelikle buna itiraz etmek gerekiyordu. Ne yazık ki, Türkiye’nin batısında yaşayanlar hâlâ iktidarın izlediği Kürt siyasetinin, onun otoriterliğini meşrulaştırarak pekiştirdiğinin tam olarak farkında değil. İktidara muhalif çevrenin büyük kısmı, hâlâ Kürt siyasetini, Türkiye’nin genel demokratikleşme sorununun dışında bir olay olarak görüyor.
Güzelleme yapmayın
Şimdi fazladan bir eşik atlanmış oldu, ama aslında bu hep böyleydi ve Türkiye’nin batısı otoriterliğin İslamcı versiyonu ile karşılaşmadan, bu gerçeği hep göz ardı etti. Yani, Kürt meselesi, bu ülkede hep otoriter siyasetlerin gerekçesi idi, o nedenle, bugün tüm ülkenin ve bu arada ana muhalefetin “terörle mücadele” siyasetine rehin olması sebepsiz değil. Türk milliyetçiliği ve onun siyasal manipülasyon alanını sorun etmeyen siyasi anlayışlar, sonunda totaliterliğe yürüyen bir hareketin manipülasyonunun kurbanı olmaktan kurtulamadı.
Kürt meselesinin demokrasi meselesinin merkezi sorunlarının başında geldiğini kabul etmeyi reddeden seküler toplum kesimleri, İslamcı iktidar kendilerini bu zayıf noktalarından yakaladığında çaresiz kaldılar. “Vatan, uğruna ölen varsa değil, içinde yaşamaktan mutlu olunan yerdir”, “bayrağımızın rengi artık kan rengi değil, gelincik kırmızısı olsun”, “yeter artık bu topraklardan şüheda fışkırmasın, sadece herkeseyetecek hasat fışkırsın” deme cesareti gösterenler çoğalmadığı müddetçe, barış değil savaş; hayat değil, ölüm kazanacak. Sonuçta, iktidarda olanlar dahil, hepimiz kaybedeceğiz. “Böylesi dar zamanda çiçek böcek edebiyatı” yapmayın diyen herkese “Asıl siz ölüme güzelleme yapmayın” deme cesareti göstermediğimiz sürece, iktidarın siyasal rehinleri olarak hep birlikte bir yıkıma gideceğiz.
“Yıkımın neresindeyiz” sorusuna cevap vermek zor, “Totaliter bir rejim inşasının neresindeyiz” sorusuna cevap vermek de zor, ama seyir hızımızın gittikçe arttığını görmek zor değil.
Yazarlar
-
Fehmi KORUABD Trump ile dünyayı çalkantıya terk ediyor 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalHay'at Tahrir el-Şam'ın Evrimi ve Suriye'nin Geleceği 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasSokak çeteleri devlet kurumlarına karşı 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolÖcalan’ın sosyalizmi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURPKK zaten bitirilmiş miydi? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar boşa düştü! 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZİmralı tutanakları tartışması süreci için yeni bir eşik 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİTÜSİAD’ı anladık da o bağış yüzsüzleri kimdi? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKıvılcımlı ve Öcalan üzerine 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciMehmet Şimşek neden başarısız oldu 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezEmlak vergisi tasarısında düzeltme yapılıyor 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluYüzde 85 acaba niye geçinemiyor? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNStratejik illüzyon! 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayBağımlı finansallaşmanın anatomisi ve Türkiye’nin bitmeyen kırılganlığı 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA6/7 Aralık Uluslararası Barış ve Demokratik Toplum Konferansı.. 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMüslüman dünyada yeni bir fıkhi yaklaşımın önü açılabilir mi? 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEÇıkış yolu 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞAYM BAŞKANI AĞLIYORSA… 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞTahmin ediyordum, artık netleşiyor galiba (Transfermarkt, karapara) 8.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEYeni aşama başladı mı? 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİTeostrateji yahut Din ve Dünya ilişkisinde kalibrasyon sorunu 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçTürk ve Kürt yalnızca seçmen değil aynı zamanda insan ve yurttaş 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKKürt açılımı hangi barışı getirecek? Üç barış teorisi 7.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünMonroe Doktrini gibi bir Trump Doktrini… 7.12.2025 Tüm Yazıları



























Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
7.11.2025
19.10.2025
4.10.2025
15.04.2025
10.03.2025
23.02.2025
16.02.2025
11.11.2024
14.06.2024
5.05.2024