Orhan Kemal CENGİZ
Siyasi iktidarın ara sıra kafasına esip adalet ve yargı reformundan söz etmesi, ikide bir karılarını döven adamların “nedamet etmelerini” getiriyor benim aklıma.
Adam, artık karısını dövmeyeceğini söylüyor, ama kadın bir şekilde tekrar dayak yiyeceğini de biliyor. Çünkü adamın sözlerinden, ses tonundan, vücut dilinden, ortada gerçek anlamda bir nedamet etmenin bile olmadığını anlıyor. Adamda değişen bir şey yok; sadece eski düzene geri dönmek istiyor aslında…
İktidarın adalet reformunu tekrar diline dolamasının kesin nedenlerini bilemiyoruz tabii. Biden’ın iktidara gelmesiyle birlikte dünyada dengelerin değişeceğini, eski tas eski hamam işleri olduğu gibi götüremeyeceklerini mi düşündüler? Birileri kulaklarına “hukukî güvenliğin olmadığı yere yatırım gelmez,” diye fısıldadı da, bu sefer döviz krizinin de etkisiyle o sözler azıcık etki mi yarattı? Bir de bunların üzerine Osman Kavala’nın yerine getirilmeyen AİHM kararının Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önüne taşınması mı etkili oldu bilinmez…
Yargı reformu yapacağız diyorlar ama işlerin Türkiye’de ne kadar kötüye gittiğine dair samimi bir itiraf, gerçek bir nedamet görebiliyor musunuz ortada?
Daha geçenlerde İnsan Hakları Derneği bir rapor yayınlandı, son zamanlarda binlerce kişinin kayıt dışı şekilde gözaltına alınıp kendilerine ajanlık teklif edildiğini açıkladı. Hükümet buna mı son verecekmiş mesela? İnsan hakları örgütleri, 90’lardaki beyaz torosların yerini bugün siyah transporter’ların aldığını, Ankara’nın göbeğinde insanların kaçırlıp altı ay sonra perperişan peydah olduklarını, bu süre zarfında korkunç koşullarda alıkonup işkenceye uğradıklarını söylüyor. Siz iktidar tarafında böylesi korkunç uygulamalara yönelik bir itiraf, bir kınama, bunları yapanların adalet önüne çıkarılacağına dair bir kelam duyuyor musunuz?
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret etti diye 63 bin kişiye dava açılmış, 9 bin 554 kişi mahkûm olmuş. Bu 9 bin 554 kişiye af mı çıkarıyorlar, demokratik bir toplumda böyle mahkûmiyetler olmaz deyip tazminat mı ödüyorlar? KHK adı altında insanlara zulüm yapıldığı kabul mu ediliyor?
Siyasî iktidar, Türkiye’nin herhangi bir adalet veya insan hakları sorunu karşısında nedamet mi getiriyor? Gerçekten hata yaptıklarını kabul mu ediyorlar? Türkiye’nin yeniden bir işkence sorunu olduğunu, mahkemelerin bağımsız olmadığını, ifade hürriyetinin köküne kibrit suyu döküldüğünü kabul mu ediyorlar?
Gerçekten reform yapmak isteyen varsa, ne yapacaklarını ben onlara söyleyeyim. Yapacakları şeyler çok basit. Filmi geri saracaklar. Ekranda görüntüler geriye doğru akacak; HSYK’nın yapısına yönelik değişiklikleri geri alacaklar, Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçilme biçimine ilişkin değişiklikleri geri alacaklar, Sulh Ceza Hâkimliklerini ortadan kaldıracaklar, Olağanüstü Hâl’i kalıcı hale getiren 7145 sayılı kanunu kaldıracaklar; başkanlık rejimi sevdasından vazgeçecekler… Film sürekli geriye saracak.
Eski Roma’da, askerlere, geçilmemesi gereken bir sınır olarak Rubikon nehri gösterilirdi. O nehir geçilirse eğer, askerler Roma’ya girmiş ve geri dönüşü olmayan bir sınırı aşmış olurlardı. Rubikon’dan önce şanlı bir Roma askeriyken, Rubikon’dan sonra bir darbeciye dönüşürdünüz. Siyasi iktidar mensuplarının kendilerine sormaları gereken soru, demokrasi ve hukuku zedeleme konusunda Rubikon nehrini aşıp aşmadıklarıdır. Ancak böyle yakıcı sorularla, verilen tahribatla yüzleşebilecek bir halet-i ruhiye ortaya çıkabilir.
Aksi takdirde durum Adalet Bakanının reform sözlerine ilişkin sosyal medyada sürekli tekrarlanan mizahî yanıttaki gibidir: “Sayın Abdülhamit Gül ne kadar güzel sözler söylüyor; keşke adalet bakanı o olsa…”
Adalet ve hukuk reformundan söz edenler ne kadar güzel konuşuyorlar gerçekten, keşke onlar iktidar olsa! O zaman hiçbir sorunumuz kalmayacak gibi görünüyor.
Yazarlar
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları

























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
6.05.2023
17.04.2023
28.05.2022
13.10.2021
9.09.2021
30.12.2020
23.12.2020
21.12.2020
15.12.2020
3.02.2020