Oya BAYDAR
Kendimi tehlikeye atmamak için Şeytan'a kulak asmamaya çalışıyorum ama bazen öyle gelişmeler oluyor ki dilimi kalemimi tutamıyorum. Üstelik Şeytan'ın çeşitli dinlerde ve inançlarda onlarca adı var, bunlardan biri de Lucifer. Latince kökenine giderseniz, Lucifer adı ışıktan geliyor (lux: ışık). "Işık taşıyan" anlamında Venüs yıldızına verilen ad. Ben Lucifer'i seviyorum.
Çeşitli efsanelerin ve dinlerin ortaklaştığı anlatı Lucifer'in Tanrı'ya karşı geldiği, "O ağacın meyvesini yerseniz gözleriniz açılacak, her şeyi bilip göreceksiniz" diyerek Âdem'le Havva'nın elmayı yemesini teşvik ettiği, böylece insana ilk günahı işlettiğidir. Işık taşıyıcı Lucifer'in lanetlenmesi (şeytanlaştırılması) ile insanlara ateşi götürdüğü için tanrıların gazabına uğrayan Prometeus'un ortak noktası: İnsanları uyandırmak, aydınlatmak isteyenlerin tanrıların /egemenlerin gücüne karşı çıktıkları, insanı sorgulamaya, aydınlanmaya yönelttikleri için başlarının beladan kurtulmayacağıdır.
Cennetten kovulmaya veya ebedî işkenceye mâl olsa da ben Şeytan'ın/Lucifer'in bu yorumunu severim. Gündelik dilde kötülüğün efendisi anlamındaki Şeytan'la alışverişim yoktur. Şimdi Lucifer'e uyuyorum ve birkaç soru sormak istiyorum.
Hamas terör örgütü değilse PYD neden terör örgütü?
Ben masumum; bu soruyu aklıma düşüren Sayın Erdoğan'ın "Hamas bir terör örgütü değil topraklarını ve vatandaşlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş ve mücahitler grubudur," sözleri oldu.
Bu soru; cevabı hiçbir zaman kesin olmayan, devletlerin, iktidarların ve de onların etkisindeki kitlelerin keyfî değerlendirmelerine, çıkarlarına ve siyasî-stratejik emellerine göre cevaplandırılan bir sorudur. Terör örgütü tanımının uluslararası hukukta bile kesinliği yoktur. Bu yüzdendir ki mesela Türkiye Hamas'ı terör örgütü saymazken ABD ve pek çok ülke böyle tanımlamaktadır. (Türkiye'nin IŞİD'i terör örgütü saymakta gecikmesini, dönemin Başbakanı Davutoğlu'nun başlangıçta Cihatçıları "heyecanlı çocuklar" olarak tanımlamasını da hatırlayalım.) Aynı şekilde Türkiye'nin terör örgütü saydığı PKK'yi ve yıllardır sınırötesi operasyonlarla yok etmeye çalıştığı PYD'yi pek çok ülke terör örgütü kabul etmiyor. İnsanın aklına şu soru da geliyor: bir örgüt çoluk çocuk kaç sivili öldürdüğünde, kaç canı yok ettiğinde, kaç bomba kullandığında terörist sayılır? Bunun bir ölçüsü var mı?
Ben bu kadar göreceli, bu kadar manipülatif, siyasî şeytanlaştırma amaçlı bir sıfat kullanmaktansa, bunları terör yöntemleri kullanan yapılar olarak tanımlamayı tercih ediyorum. Bu türden yapıların, örgütlerin, hareketlerin tümü az veya çok teröre başvurur. Bu anlamda en şiddetli ve tartışmasız terör "şiddet tekeline sahip" devletlerin terörüdür. (İsrail'in Filistin'e uyguladığı, Gazze'de soykırıma varan terör mesela…) Bütün devletlerin düşman kabul ettiğine şiddet uygulamasının gerekçesi ise hep aynıdır: Güvenliğimizi tehdit ediyor. ABD Afganistan'ı işgal ederken de, Irak'a girerken de; İsrail yıllardır Filistin'i yok etmeye çalışırken de, Türkiye sınırötesi operasyonları sürdürürken de bu gerekçe değişmez.
Sayın Erdoğan'ın aklıma soktuğu soruya dönecek olursam, Hamas onun sözleriyle "Topraklarını ve vatandaşlarını koruma mücadelesi veren bir kurtuluş örgütü" ise, bulundukları topraklarda çoğunluğu Kürt olan halkın hakları, toprakları, kırıma uğramamaları için savaşan PYD ve benzeri yapılar da aynı kategoride mütalaa edilmemeli midir?
Ben bir hüküm vermiyorum, Hamas veya PYD terörist örgüttür, değildir demiyorum, sadece çifte standarta işaret etmek istiyorum. Günümüzde her an biraz daha yaygınlaşan etnik, dinsel, mezhepsel savaşları, çatışmaları körükleyen biraz da bu çifte standart değil mi?
Şeytan, "Bir de şunu sor" diyor.
Yarın 29 Ekim. Cumhuriyet'in kuruluşunun 100. yılı. Şeytan yine dürtüp duruyor. AKP iktidarı ve onun başı, Cumhuriyet'in 100. yılını kutlamakta neden bu kadar isteksiz, ilgisiz, heyecansızlar? Neden cumhurun tümünü kucaklayacak, bölünmüş, cepheleşmiş, yarılmış toplumu ortak cumhuriyet paydasında birleştirecek muhteşem bir 100. yıl mitingi yerine Filistin'le dayanışma mitingi düzenleniyor? İstisnasız bütün ülkeler 100. yıllarını dost ülkelerin devlet başkanlarıyla, başbakanlarıyla, üst düzey temsilcileriyle kutlarken, dünyaya rejimlerine sahip çıktıkları mesajını verirken neden resmî bir resepsiyon dahi yapılmıyor?
Evet; 100 yıllık Cumhuriyet'in 100 yılda giderilemeyen büyük eksikleri var. Demokratikleşememiş, özgürlükçü laikliği, eşit yurttaşlığı sağlayamamış, ayrımcılığı aşamamışız. Biliyoruz. Ama yok saymak veya kimseyi kandırmayacak bahaneler uydurmak yerine, 100. yıl kutlamaları cumhuriyetimizin eksiklerinin giderilmesi ve kazanımlarının derinleştirilip güçlendirilmesi vaadinde 86 milyonun buluşup ortaklaşmasının fırsatı olamaz mıydı?
Şeytan kulağıma bu soruları fısıldarken cevabını da verdi. "Faşizan devlet zihniyeti destekli siyasî İslam 1923 Cumhuriyeti'nin eksiklerini daha da derinleştirip kazanımlarını sona erdirmeye çabalarken bir de büyük kutlamalar mı yapacaktı! Amma da safsın! Amaçları 86 milyonu ortak iyide buluşturmak, 'biz' yapmak değil, aksine ayrıştırmak, cepheleştirmek, kendi siyasî-ideolojik hatlarında bir başka rejim oluşturmak" dedi.
Düşündüm de Şeytan haklı, o bu işleri iyi bilir. Biz de bayrak asmakla, marş söylemekle yetinmek yerine Şeytan'ın sorularına kulak kabartıp ezberlerimizi bozmaya cesaret etsek iyi olur.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları

































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024