Oya BAYDAR
Başta Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP kadroları, beş-altı yıl öncesine kadar Kemalist ideolojiyi ve Cumhuriyet rejimini toplum mühendisliği yapmak ve tek tipleştirici olmakla eleştirirlerdi. Haklıydılar. Ulus devleti kurma ve pekiştirme sürecinde Batıcı -modernist- otoriter laik Türk yurttaş kimliğinin inşası geniş bir toplumsal uzlaşmayla gerçekleşmedi. Bu modele uymayan/uyamayan toplum kesimleri asimilasyonist politikalarla, çoğunlukla da baskıyla sindirildi. Uzun süreler ikinci sınıf vatandaş muamelesi gören dindar Müslüman kesimler, egemen Türk ırkına hizmetle yükümlü sayılan Kürtler, gayrımüslim azınlıklar, Alevîler vb. rejimin mağdurları oldular. Eşit yurttaşlık, nutuklarda ve yasa metinlerinde temenni olarak kaldı.
Sonra, dipten gelen toplumsal değişim dalgalarının gücü ve dünya konjonktürünün yardımıyla Sünnî Müslüman kesim iktidar oldu. Bir yandan da Kürtler kimlik ve özgürlük mücadelesine girişti, kadın hareketi gelişti, yığınsallaştı, toplumun çeşitli kesimleri, biz de varız, diyerek tarih ve siyaset sahnesine çıktılar. Artık tekçilikten çoğulculuğa geçiş dönemiydi. AKP, tekçiliğin geniş kitlelerde yarattığı mağduriyetin rüzgârıyla, demokrasi vaadleriyle iktidara gelmişti. Ama çok geçmedi, iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra kendi toplum mühendisliği projesini uygulamaya girişti. Siyasal İslam’ın bir versiyonu olan AKP projesi doğası gereği tekçi ve tek tipleştiriciydi. Kısa sürede çoğulculuğun yerini çoğunlukçuluk aldı.
Tek tipçilikten Türk tipçiliğe
Şimdilerde tek tipçiliğin adı; AKP’nin reisi, sultanı, ulu önderi, hatta kimi partililere göre peygamberi olan Tayyip Erdoğan’ın lugatında “Türk tipi” oldu. Tayyip Bey toplumsal ve siyasal yaşamın her alanında Türk tipini öneriyor: Türk tipi aile, Türk tipi kadın, Türk tipi sanat, Türk tipi medya, Türk tipi yaşam, Türk tipi içki, Türk tipi genç, Türk tipi sendika, Türk tipi başkanlık ve nihayet Türk tipi kadın hakları…
Erdoğan’ın ve yandaşlarının kafasındaki Türk tipi nasıl bir tip? Mesela Türk tipi başkanlık? Akıldânelerinden biri, ABD Başkanı Obama’nın yetkilerini az bulup “zavallı Obama” dediğine göre, demek ki bütün yetkileri elinde toplayan, astığı astık, kestiği kestik mutlak otorite sahibi bir başkanlık, bir çeşit Osmanlı padişahlığı var akıllarında. Henüz resmen başkan olmadan yargıya, yürütmeye, yasamaya müdahale etmesine; sözlerinin, eleştirilerinin, ihbarlarının hüküm sayılmasına; kaç çocuk doğurulacağından ne yenip içileceğine, nasıl eğlenileceğinden nasıl giyinileceğine, faizlerin ne kadar olması gerektiğinden ne üretileceğine, neyin iyi neyin kötü olduğuna, vb. kadar hayatın her alanına burnunu sokup nizamat verme çabasına bakacak olursak, Türk tipi başkanlık her şeyin Tayyip Bey’in kafasına göre tek tipleştirilmesi anlamına geliyor.
İnsan haklarının tipi
Anlaşılıyor ki Cumhurbaşkanı’nın Türk tipini en iyi kendisinin temsil ettiğinden; kendi düşünce, inanç, kültür ve yaşam biçiminin Türk tipinin iyi bir örneği olduğundan kuşkusu yok. Kuşkusu yok ki, böyle bağıra çağıra, farklı olanı, farklı düşüneni “ötekiler” (yani Türk tipi olmayan kötüler) diye aşağılaya aşağılaya her alanda Türk tipini empoze ediyor.
8 Mart emekçi kadınlar günü münasebetiyle yaptığı konuşmada da Türk tipi kadın haklarından söz etti. “Türk tipi” haşin üslubundan bir an vazgeçmeden, “kimse kusura bakmasın, benim için kadın esas olarak anadır” dedi. Kadının ekonomik özgürlüğünün onu evinden, ailesinden (siz, “Türk tipi” kocanın mutlak hâkimiyetinden anlayın) kopardığını söyleyip Batı değerlerinin kadınlarımızı bozduğunu îma etti. Sonra, demokratik hukuk devleti sayılan çağdaş bir ülkede, bu düzeye gelmiş bir kişinin ağzından çıktığına inanılmayacak bir şey söyledi: Türk tipi kadın hakları…
Sayın Cumhurbaşkanı (ya da konuşmalarını hazırlayan sürü sürü danışmanları), kadın haklarının insan hakları bütünlüğü içinde olduğunu, “kadının insan hakları” vurgusunun bizimkine benzer kültürlerdeki kadın aşağılamasına, kadının mağduriyetine, kadının erkeğin malı olduğu yolundaki zihniyete dikkat çekmek için yapıldığını bilmez mi? Hadi bunu ayrıntı sayalım, Sayın Erdoğan insan haklarının Türk tipi, Kürt tipi, Fransız tipi, Eskimo tipi, vb. değil, evrensel olduğunu hiç düşünmez mi Türk tipi kadın hakları derken?
Yoksa, bir dil sürçmesi değil de Türk tipi Cumhurbaşkanımızın kültürel-ideolojik kökenlerinden kaynaklanan bir inanış mı? Geçenlerde, bir yerlerde din ulemasının(!) “kadın insan mıdır” sorusunu tartıştığını okumuştum da...
8 Mart vesilesiyle bu beylere bir kez daha hatırlatalım: Kadın hakları öncelikle insan haklarıdır ve evrenseldir. Türk tipi kadın haklarından söz etmek hem insan haklarının evrenselliğini reddetmek hem de reisin kafasındaki Müslüman muhafazakâr kadın modelini dayatmaktır. Kemalistlerin Batılı laik kadın modelini dayatmaları tekçilikse Türk tipi kadın övgüsü ve dayatması necilik oluyor?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024