Oya BAYDAR
Bölgeyi cehenneme çeviren, dünyaya IŞİD belasını saran, milyonlarca insanın felaketine, kadim kentlerin yerle bir olmasına yol açan yangının kıvılcımı altı yıl önce Suriye’de ateşlenmişti. AKP, yani Erdoğan iktidarı, o yangını ateş bacayı sarmadan söndürmeye yardımcı olmak, en azından yayılmasını engellemek yerine, benzinle, körükle daldı yangına. Yinelemeye gerek yok, Mevlevî Camii’nde namaz kılmaya hazırlananlar, şimdi tükürdüklerini nasıl yalayacaklarının hesabını yapıyor; oraya buraya yalpalayarak, denize düşen yılana sarılır misali bir Trump’a bir Putin’e sarılarak durumu toparlamaya çalışıyorlar ama nafile. Attıkları ve atmayı planladıkları her adım işleri biraz daha karıştırıyor, çözümsüz kılıyor.
Hatadan ders alınmaz mı?
Suriye sınırına boydan boya örülen, 911 km’lik “güvenlik duvarı” nın 3 metre yükseklikte, 2 metre kalınlıkta olduğunu, üstüne dikenli, elektrikli teller gerileceğini, ve de bu duvarın Çin Seddi ve Amerika-Meksika sınırından sonra, dünyanın üçüncü uzun duvarı olduğunu TOKİ Başkanı övünerek anlatırken, bugünlerde bu duvarda tankların geçebileceği delikler açıldığı haberlerini izliyoruz. Delikler açılıyor çünkü Türkiye, “Bir gece ansızın gelebiliriz” şarkısını söyleyerek önce Afrin’e, sonra diğer Kürt kantonlarına kara harekâtına hazırlanıyor.
Zamanında, iflasını artık kendilerinin bile kabullendiği Suriye politikasını eleştirenleri “diktatör Esed”e destek vermekle suçlayanlar, bugün “U” dönüş yaparak Esad’la Kürt kırımı için ortaklaşmaya hazırlanıyorlar.
Kürtlere karşı Türkiye- Suriye-Irak ittifakı mı?
Görünüş ve açıklamalar gerçeği ne kadar yansıtıyor, arkada başka planlar, başka pazarlıklar var mı bilmiyorum; ancak son günlerin gelişmeleri, bölgede dört ülkeye dağılmış Kürtlerin süper güçler tarafından bir kez daha satıldığını gösteriyor. Son birkaç aydır bölgede ABD-Rusya arasındaki nüfuz çatışmasının (yoksa geçici anlaşma mı demeli) yarattığı kaypak ve belirsiz ortamda Arap ve Türk milliyetçiliği bölge Kürtlerine karşı ittifak oluşturmuş görünüyor. Son anda bir gelişme olmazsa, Türkiye Afrin’e ve diğer Kürt kantonlarına Esad’ın desteği, en azından göz yummasıyla girecek. Öte yandan, Irak ordusunun Kuzey Irak Bağımsız Kürt yönetimini ezmeye hazırlandığı haberleri geliyor.
Bunlar doğruysa ve gerçekleşirse, siyaset, dış politika, tarih ve bölge konusunda kör cahil, ya da Kürt düşmanlığı ve milliyetçilikle körleşmiş olmayan herkes, bunun yeni bir çözümsüzlük senaryosu olduğunu, ekilecek tohumların zehirli bitkilerinin yıllar boyunca sökülemeyeceğini bilir, anlar.
Rojava Kürtleri Türkiye’ye tehdit midir?
Vatan hainliği, terör yandaşlığı suçlamalarıyla beslenen “HDP=PKK=PYD=terör” denklemi geniş bir algı operasyonuyla toplumumuzun beynine yüreğine öyle bir kazındı ki konuya soğukkanlılıkla, sağduyuyla yaklaşmak neredeyse imkânsız hale geldi. Yine de cesaretle söylemek zorundayız: PYD terör örgütü değil, Kuzey Suriye Kürtlerinin, kendilerine yönelik cihatçı tehditlere, IŞİD ve benzerlerine, Esad’çı baskılara ve saldırılara karşı kendi topraklarını, yurtlarını, canlarını, mallarını, yerleşimlerini korumak amacıyla kurdukları yapıdır. Özellikle ilk ortaya çıktığı dönemde bir savunma ve hak örgütüydü. Rojava hareketinin lideri Salih Müslim defalarca Türkiye’ye gelmiş ve Türkiye’nin desteğini istemişti. PYD ayrıca; IŞİD ve benzeri cihatçı yapılara karşı tavizsiz, ikircimsiz savaş veren tek güçtü. (ABD ve Rusya PYD/YPG’yi Kürt savaşçıların kara gözleri için değil, bölgeyi cihatçılardan temizleyebilecek güvenilir güç olması nedeniyle destekledi. )
Uzmanlar daha iyi bilir ama PKK-PYD ilişkisinin bir (=) veya ayniyet işaretiyle açıklanabilecek kadar basit ve siyah-beyaz olduğunu düşünmüyorum. Öte yandan, birkaç önemsiz provokatif olay dışında, PYD/YPG tarafından Türkiye’ye yöneltilen herhangi bir tehdit de olmamıştır. PYD’nin, tankları toplarıyla sınıra konuşlanmış TSK’ya tacizin ne anlama geldiğini bilmeyecek kadar hesapsız ve akılsız olduğunu düşünemeyiz. Suriye sınırından Türkiye’ye yönelen tek tehdit IŞİD ve diğer cihatçılardı, bu tehditle mücadelenin ana unsuru ise Kürtlerdi. Ötesi saldırgan ve Kürt düşmanı bir zihniyetin bilinç saptırmasından ibarettir.
Kuzey Suriye’ye, Rojava’ya girmek, kendi topraklarınız üzerinde, kendi sınırlarınız dahilindeki silahlı güçlerle savaşmaya benzemez. Komşu ülkedeki Kürt halkının kendi toprakları üzerinde yaşama ve haklarına kavuşma mücadelesine tankınızla topunuzla müdahaleye kalkıştınız mı işin rengi değişir ve siyasî olduğu kadar insanî, ahlakî meşruiyet sorunu çıkar ortaya.
En kötüsü, en tehlikelisi…
Somuta irdirgersek, ABD ve Rus büyük ağabeylerin icazeti, en azından göz yummasıyla girişilecek Afrin, ardından diğer Rojava kantonları operasyonu Türk askeriyle Suriye Kürt savaşçısını karşı karşıya getirecektir. Henüz yaşanmamış ve yaşanmamasını yürekten dilediğim böyle bir karşılaşma, bütün bölge ama özellikle Suriye sınırındaki Türkiye Kürtleri açısından kardeşlerinin, akrabalarının, yakınlarının, aşiretlerinin, ailelerinin bir parçasının Türk askeriyle, Türk ordusuyla savaşması anlamına gelecektir ki, bunun nelere, hangi yıkım, hangi acı, hangi yürek kopuşuna yol açabileceğini düşünmek bile istemiyorum.
Türkiye’nin Afrin’den başlayarak Rojava’ya müdahalesi, Kürtlerimizi büsbütün yitirme, uzaklaştırma yanında, Kürt sorununu iyice çözümsüz hale getirecek, kronikleştirecektir. Bölgede İkinci İsrail’den korkanlar İkinci Filistin’le karşılaşabilirler. Dünyanın ve bölgenin en hassas döneminde Rojava’ya girmek altı yıl önce Suriye’ye müdahaleden daha vahim bir hata olacaktır.
Muhalefet iktidardan beter olursa…
Ana muhalefet partisi CHP’nin bir sözü yok mu bu vahim gelişmeler karşısında? Ne yazık ki var: Geç kaldınız, az yaptınız, hemen saldırın, Suriye Kürtleri bir yana Kuzey Irak’ta da elinizden geleni ardınıza koymayın!
Türk milliyetçiliği; (ulusalcı) soluyla, milliyetçi muhafazakârıyla, sağcısıyla, laiki-dincisiyle tek cephe, tek yumruk halinde. En anlamsız konularda en pespaye şekilde birbirleriyle hırlaşanlar, iş Kürtleri tepelemeye geldi mi can ciğer kuzu sarması.
Kürt meselesine bulaşmamak için HDP’nin adını anmaktan bile çekinen CHP’nin bu halinin, terörü destekleme ithamı ile karşılaşmamak, milliyetçi oyları kaybetmemek için bir taktik olduğunu düşünüyordum. Ancak “millî çıkarlar” adına iktidarın savaşçı, militarist, milliyetçi adımlarına verdiği desteği gördükten sonra, söylenebilecek tek söz: Durun, durdurun! Bu iktidarın suçlarına günahlarına sizler de ortak olacaksınız, demekten ibaret.
Umalım ki, bütün bunlar benim kuruntumdur, umalım ki sağduyu galip gelir, yanlış ve kötücül adımlar atmaktan vazgeçilir. Umalım ki beterini yaşamayız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024