Oya BAYDAR
Reis’in partisinin seçim sloganı “Vakit Türkiye Vakti” olacakmış. Vaktini baştan şaşırmış bir slogan. AKP için doğrusu: “Vakit, edebiyle çekip gitme vakti” olmalı.
“Edebiyle” diyorum; yani demokratik teamülleri zorlamadan, arkadan dolanmaya kalkmadan, mesela seçimlere beş kala provokasyonlar düzenlemeden/ düzenletmeden, mesela terör eylemleri kışkırtıp OHAL’i daha da ağırlaştırmadan, sıkıyönetime dönüştürmeden, mesela ekonomik kriz bahanesiyle krizi büsbütün derinleştirecek diktatoryal önlemlere başvurmadan, mesela aynı bahanelerle 24 Haziran seçimlerini ertelemeden; ve mesela Reis’in silahlandırılmış lumpen güçleri sokaklara salınmadan… Evet, edebiyle…
Türkiye’de, (ve halk oyuna dayalı demokratik sistemlerde) kitleleri derinden etkileyen ekonomik krizler siyasal istikrarsızlığı körükleyerek iktidarları sarsar, sonra da düşürür. Çünkü, popülist iktidarların peşine takılmış kitleleri doğrudan etkileyebilecek, gerçeklerle yüzleşmelerini ve iktidardan desteklerini çekmelerini sağlayacak olan önemli etken, seçmenin krizi cebinde hissetmesi, yoksullaştığının açıkça farkına varması, işsiz ve aç kalmasıdır.
Ülkeyi çöküşe ve yıkıma sürükleyen bir iktidarın sona ermesini ne kadar canı gönülden istesek, ne kadar çabuklaştırmaya çalışsak da ekonominin çöküşü sadece iktidardakileri değil derece derece hepimizi, 80 milyonu olumsuz etkileyecektir. Borç yükü, yoksullaşma, işsizlik artarken manevî çöküş de yaşanacak, insanlar zaten zayıflamış gelecek umutlarını büsbütün yitirecek, suçluluk ve şiddete eğilim yükselecektir. Bu yüzden, iktidarı götürecek bile olsa ağır ekonomik kriz temenni edilir bir şey değildir.
Ama ne çare ki, geldi çattı işte!
Beklenen oldu. Konunun uzmanlarının, iktisatçıların; bırakın uzmanları gelişmeleri biraz yakından izleyen aklı başında herkesin uzun süredir haber verdiği, sorumluları uyardığı, tehlike çanları çaldığı kriz, kapıya dayandı, hatta kapıdan içeri girdi.
Sıradan vatandaş, bir süredir pahalılıktan, işsizlikten şikâyet ediyordu ama krizin ciddiyetinin farkına varması dolardaki baş döndürücü yükselişle oldu. Sokaktaki insan, Türk lirasını eriten yüksek oranlı örtük bir devalüasyon anlamına gelen bu yükselişin, neden değil yapısal sorunların ve kötü ekonomi yönetiminin sonucu olduğunu tam anlamasa da hayatına etkisini önümüzdeki günlerde bütün ağırlığıyla hissedecek.
Erken seçim kararının, başta Erdoğan olmak üzere iktidarın ekonomiden sorumlu kadrolarının geleceği ayan beyan olan kriz öncesinde “atı alıp Üsküdar’a geçmek” için alındığı yorumları haklı çıktı. Ne çare ki göstermelik önlemler, çarpıtılmış istatistik veriler, göz boyama adımları, medyaya baskılar, dövizin yükselişini emir ve tehditlerle önleme çabaları işe yaramadı, seçimlere bir ay kala kriz patladı.
Şimdi, iktidar kanadından “ağzı olan konuşuyor” ve hepsi Reis’lerinin izinden giderek, ekonomik kriz varmış izlenimi yaratmak ve kendilerini iktidardan düşürmek için dış ve iç düşmanların, faiz lobilerinin, Türkiye’yi kıskanan dış güçlerin (nesini kıskanıyorlar bilemem) komplo kurduklarını söylüyorlar. Panik içindeler ve panikleri arttıkça saçmalamaları da yanlışları da artıyor.
Aslında aynı kapıya çıkan bir karşı komplo teorisi de var: buna göre, dolar bizzat iktidar tarafından kitlelerde panik yaratmak için yükseltiliyor, daha doğrusu bu yükselişi bir ölçüde de olsa engeleyebilecek önlemler bilerek alınmıyor. Böylece, muhalefetteki kıpırdanmayı ve kendileri için iç açıcı olmayan kamuoyu yoklama sonuçlarını gören AKP (siz Erdoğan olarak anlayın) “İşte bakın, beni/ bizi yeniden seçmezseniz, iktidarı kaybedersek ekonomi çöker, hepiniz altında kalırsınız” algısı yaratmayı amaçlıyor.
Bana pek de akla yakın gelmeyen böyle bir niyet varsa bile, Erdoğan iktidarının bu yolla amacına ulaşması mümkün değil. Çünkü bırakın önümüzdeki bir ayı, saatler bile, ekonomide telafisi mümkün olmayan zararlar yaratıyor. Özel sektörün dış borçlarıyla körüklenen dolar/döviz krizi ithalata bağımlı bir ekonomide sadece enflasyonun yükselmesini, tüketicinin alım gücünün hızla düşmesini değil; irili ufaklı şirketlerin, dev sermaye kuruluşlarının iflasını da birlikte sürüklüyor. Kısaca, doların yükselişi iktidarın manipülatif bir oyunu bile olsa, sonuçlarının emekçi kesimlerden büyük sermayeye kadar herkesi olumsuz etkilemesinin önüne geçmeleri mümkün değil.
Bizi seçin, düzeltiriz diyecek kadar yüzsüz olabilirler mi? Belki de olabilirler, en azından deneyeceklerdir. Bunca zamandır, vatan-millet-beka sorunu, şehitlik, terörle mücadele mavallarıyla afyonladıkları, hukuksuzlukla, adaletsizlikle sindirip korkuttukları, seçim rüşvetleri dağıtarak gözünü boyadıkları seçmenlerini 24 Haziran’a kadar bir kez daha kandırabilirler. Ama yeniden iktidar olurlarsa 25 Haziran, 25 Temmuz, 25 Ağustos…..geldiğinde inatçı ve sevimsiz gerçek ortaya çıkacak, herkesi acıtacak gelişmeler artık engellenemeyecek, maskelenemeyecektir.
Telekinezi teorisyenleri yine sahnede
Ruh sağlığı mitomanik belirtiler gösteren telekinezi uzmanı ekonomi danışmanı Yiğit Bulut, (Hani hatırlarsınız, Gezi olayları sırasında Tayyip Erdoğan’a telekineziyle, yani uzaktan, yurtdışından suikast yapılacağını iddia eden adamcağız) yine başrolde. Ama sadece o değil, AKP’nin bütün ağır topları, ekonomistleri, Reisci medya mensupları ve tabii ki bizzat Erdoğan doların önlenemez yükselişiyle kendini gösteren ekonomik krizin, iç ve dış mihraklarca çıkartıldığını söylemekte yarışıyorlar. Külliyen yalan olması bir yana, diyelim ki böyle, peki herkes uyarırken, tehlike çanları çalarken, alınması gereken önlemleri, yapılması gereken düzenlemeleri bıkmadan usanmadan sıralarken, sıcak para akışına bel bağlayıp, taşa toprağa, silaha savaşa para yatırıp, “milletin a...na koyacağını” açık seçik söyleyen (ve de el Hak, dediğini yapan) yandaş müteahhitleri karun gibi zengin etmekten neden vaz geçmediniz? Neden “düşmanlara karşı” gerekli önlemleri almadınız?
“Faiz lobisi siz, kendinizsiniz” diyordu son yazısında değerli ekonomist Prof. Erinç Yeldan. Düşmanı başka yerlerde aramayın, halkı kandırmayın, iç düşman da dış düşman da siz, kendinizsiniz.
Ağırlaşan ekonomik kriz, ülkenin beka’sını asıl sizin tehdit ettiğiniz gerçeğini geniş kitlelere kavratacak, kısa zamanda insanlarımızın gözleri açılacak, insanları kandırmak için eski yöntemleriniz geçersiz kalacak. 24 Haziran’da çekirge can havliyle ve türlü oyunlarla güç bela sıçrasa da, benden söylemesi, bu son sıçrayışı olacak; hem de öyle üç beş yıl beklemeden, çünkü aldatıldıklarını hisseden kitleler sabırsız olurlar.
Vakit tamamdır. İyisi mi “karakolluk olmadan” edebinizle çekip gidin.
Yazarlar
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları






























































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
24.05.2024
14.05.2024
3.05.2024
3.05.2024
22.04.2024
16.04.2024
3.04.2024
29.03.2024
22.03.2024
7.03.2024