Pelin CENGİZ
Türkiye’de ÇED (Çevresel Etki Değerlendirme) raporlarından muaf tutulan her proje için üçüncü köprü ekseninde yaşanan yanlış güzergâh tartışmasının bir benzeri bir gün yapılacak, bundan kaçış yok. Çeşitli itirazlara rağmen, inşaatı ve güzergâh yolları için yüzbinlerce ağaç kesilerek, ekosistemde geri dönülmez hasarlar yaratılan üçüncü köprünün inşaatında ÇED’sizleştirmenin yanısıra demokratik ve katılımcı süreçlerin hiçbirinin işletilmediği de sır değil. Zaten, çevresel etkileri son derece geniş bir projenin ÇED kapsamından çıkarılmış olmasının ekolojik açıdan yeterince tehdit içerdiği yetmiyormuş gibi şimdi köprünün yerinin yanlışlığıyla ilgili pek çok soru işareti ortaya dökülüverdi.
Bir helikopter turunda Başbakan Erdoğan’ın beğenip fermanını verdiği Garipçe-Beykoz üçüncü köprü hattıyla ilgili, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bir gecede çıkarılan kanunlarla elde ettiği yetkiler doğrultusunda 1/100.000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nı tadil etmiş ve plan notuna üçüncü köprü ile ilgili karar eklenmişti. Ardından alt ölçekte köprünün bağlantı ve yan yolları için 15 ilçenin planlarında tadilatlar yapılmıştı.
Projenin yol güzergâhlarında da pek çok kez değişikliğe gidilmişti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın açıklamasına bakacak olursak, güzergâhta bazı yerlerde mecburi sapmalar olduğunu, çünkü kuş yollarına ya da kaynak sularına rastlandığı için planda değişikliklere gidildiğini söylüyor.
Bu kadar büyük bir projede güzergâh değişikliği proje yapım aşamasındayken ortaya çıkmaz, kalkınma projelerinde ayak bağı addedilen ÇED süreci tam da bunun için gereklidir. ÇED süreci işletilmiş olsaydı, yönetim hem bu değişiklikleri yapmak zorunda kalmaz, hem de kamuoyunun büyük tepkisini çeken yanlış ağaç katliamına imza atmamış olurdu. Biz işin ekolojik vahameti üzerine konuşurken, güzergâh boyunca çok ciddi kamulaştırma alanı bulunduğu, yüksek miktarda kamulaştırma bedeli ödememek için bu değişikliklerin yapıldığına dair iddialar ortada dolaşıyor. Eğer, söylendiği gibi perde arkasında “köprü yollarını tapulu araziler yerine devlete ait orman alanlarından geçirerek kamulaştırma bedelini en aza indirmek ve böylece hak sahiplerine milyonlarca dolarlık kamulaştırma bedeli ödemekten kurtulmak” gibi bir niyet varsa bunun vebalinden kurtulmak zor.
Mesele, aslında dönüp dolaşıp yine bir kentin genleriyle oynayarak, sistematik bir gentrification(mutenalaştırma) istilasına izin vererek, yeni inşaat ve rant alanları açma ihtirası noktasına gelip düğümleniyor. Kaldı ki, bu dönüştürme operasyonu da tamamen plansız, programsız, kervan yolda düzülür mantığı ile ilerliyor. Bu düzensizlik, bu hukuksuzluk ve başıbozukluk hem iktidarın hem de iktidar çeperinde saf tutmuş sermayenin işine geliyor.
Yapım süreci olduğu kadar 29 mayısta yapılan temel atma töreninde açıklanan adı bile sorunlu olan üçüncü köprünün ihalesini İçtaş-Astaldi Ortak Girişim Grubu almıştı. Grup, projedeki teknik konularla ilgili Güney Kore’nin en büyük inşaatçılarından Hyundai Engineering & Constructionve SK Engineering & Construction şirketleriyle anlaştı. Şirketlerin sitelerine şöyle bir göz attığınızda son yıllarda epey moda olduğu üzere çevreye yönelik sosyal sorumluluk projeleri dikkat çekiyor. Mesela, SK’nın yönetim politikalarından biri olan çevresel sorumluluk başlığı altında tüm iş süreçlerinde çevreye duyarlılığın öneminden bahsediliyor. “Designing the Environment” başlıklı yıllık raporlar yayımlanan SK, “Think Green Build Green” (Yeşil Düşün, Yeşil İnşa Et) modelini benimsemiş. İki şirketin de sitesi dünyayı kucaklayan, yeşile övgüler yağdıran cümlelerden geçilmiyor. İhalenin Güney Koreli çevreye bu kadar duyarlı ortakları, ağaç katliamından haberdar mı yoksa onlar da bizdeki gibi görüntüde mi çevreci?
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları


























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
8.03.2025
29.12.2024
14.10.2024
27.09.2024
23.08.2024
26.07.2024
21.05.2024
13.02.2023
10.02.2023
15.11.2022