Roni MARGULIES
Erdoğan, alınacak tedbirleri açıkladı: tatbikat, ziyaret toplantı, işbirliği yapılmayacak.
Davutoğlu, “Avrupa, felsefî ve düşünsel olarak Orta Çağ’a dönmüştür” dedi.
Oylamanın ciddiliği, zamanı, şekli, katılanların sayısı sorgulandı.
Neye itiraz ediyor Türkiye hükümeti?
Tam olarak nedir itiraz ettikleri?
Soykırıma uğrayan bir halkın soykırıma uğradığını inkâr etmek suç olmamalı, öyle mi?
Yüz binlerce, milyonlarca masum insanın devlet politikası olarak ve sistematik bir şekilde katledildiğini reddetmek, katledenleri suçsuz saymak, yapılan katliamı haklı ve meşru göstermek herkesin en doğal hakkıdır, öyle mi? İnsan hakkıdır, ifade özgürlüğüdür, öyle mi?
Yahu bu Başbakan, bu Dışişleri Bakanı farkında değil mi? Çakamıyorlar mı?
“Soykırımı inkâr etmeyi suç haline getirmek yanlıştır, yapamazsınız” diye tepindikleri zaman ne demiş olduklarının farkında değiller mi?
“Kimse itiraz etmezken, niye bunlar işi gücü bırakıp bar bar bağırıyor” diye sorulacağını anlayamıyorlar mı?
Herkesin en basit ve doğru sonucu çıkaracağını, “Ha, demek ki bunlar soykırım yapmış” diye düşüneceğini farkedemiyorlar mı?
Başbakan televizyonlara çıkıp “Fransa önce kendine baksın, Cezayir’de yaptıklarına baksın” dediğinde, “Sarkozy soykırımın ne demek olduğunu öğrenmek istiyorsa, Cezayir’de askerlik yapan babasına sorsun” dediğinde, ne demiş olduğunu gerçekten mi çakamıyor? Bu kadar aymazlık içinde olabilir mi acaba gerçekten?
“Evet, biz soykırım yaptık, ama siz de yaptınız. Ya, gördün mü, böyle olur işte, yürrü” demiş olduğunu anlamıyor mu? Anlamıyorsa, anlayıp Başbakan’a anlatacak bir danışman yok mu?
Fransa’nın Cezayir’de, Amerika’nın Vietnam, Irak ve Afganistan’da, İngiltere’nin dünyanın hemen hemen her tarafında uyguladığı vahşetin Türkiye’nin yaptıklarını haklı göstermeyeceğini 12 yaşında bir çocuk bile anlar yahu.
“Sen benden daha habissin” demenin, “Ben de habisim” demek olduğunu o çocuğun ilkokula yeni başlamış küçük kardeşi bile anlar.
“Ben suç işledim, ama başkası da işlemiş, demek ki ben suçsuzum” yaklaşımının hangi ahlakî, felsefî veya hukuksal çerçevede yeri vardır?
Avrupa’nın çoğu ülkesinde Yahudi soykırımını inkâr etmenin yasalarca suç olduğunu ve bu suçu sadece tescilli ırkçılarla faşistlerin işlediğini bilen kimse yok mu hükümetin üyeleri arasında? Avrupa’da “Yahudi soykırımı olmuştur, inkâr edilmemelidir, ama Türkler Ermenilerin kılına bile dokunmamıştır, o inkâr edilebilir” diye düşünen tek bir kişi bile olmadığını bilen yok mu?
Dışişleri Bakanı “Bu karar ifade özgürlüğünü kısıtlar” derken, Ana Muhalefet Partisi Başkanı “İfade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırmak için elimizden geleni yapacağız” derken, bilerek mi gülünç olmaya çalışıyorlar, farkında olmadan mı komiklik ediyorlar?
Herhangi bir Avrupalı, ister başbakan olsun ister hayatını akıl hastanesinde geçirmiş eğitimsiz ve apolitik bir futbol taraftarı, “Türkiye” ve “ifade özgürlüğü” kelimelerinin aynı cümle içinde kullanıldığını duyduğu zaman elinde olmadan kahkaha atar.
Herhangi bir Avrupalı, cezaevleri gazeteci ve öğrencilerle dolup taşan bir ülkenin başbakanı ifade özgürlüğü hakkında atıp tuttuğu zaman kıçıyla güler.
Avrupalılar bir yana dursun, bu hükümet uğruna ölüme gitmeye hazır olanlar dışındaki herhangi bir Türkiye vatandaşı yine aynı organını kullanarak hazin hazin gülümser.
Dışişleri Bakanı, dünyadaki tüm Ermenileri tek tek bulup konuşacaklarını söyledi.
Uzağa gitmeye gerek yok. Aşağıdaki metni Türkiye vatandaşları kaleme alıp imzaya açmış. Önce buna cevap vermeye ne dersiniz Sayın Bakan?
“İnkâr politikası, kötülüğe olur vermesiyle, 1915 sonrası birçok suç işledi. Hrant Dink’in öldürülmesinin de iklimini hazırladı.
İnkâr, soykırım mağdurlarına travmayı tekrar yaşattığı ölçüde şiddeti yineleyebilir ve bu haliyle suçtur.
İnkârdan beslenen bir ifade özgürlüğü söylemi buram buram riya kokuyor.
Kokuyu almıyor musunuz?
Türkiye’nin tutunduğu ifade özgürlüğünün bu en ince dalı, hantallığını taşıyabilecek güçte değildir.
Evet, tartışmayı üçüncü ağızlardan alıp ait olduğu topraklara taşımalıyız.
Söz konusu tasarıya karşı çıkmanın belki de en haklı gerekçesi budur.
Onun için bırakın Fransa’yı.
Fransa çok kötü bir şey yapıyormuş, niyeti hayra değilmiş.
Peki, Türkiye ne yapmayı düşünüyor?”
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
22.03.2023
13.03.2023
27.02.2023
20.02.2023
13.02.2023
6.02.2023
29.01.2023
21.01.2023
15.01.2023
15.01.2023