Şahin ALPAY
Üç yaşındaki Kobanili Aylan Kurdi'nin Bodrum sahilinde uyuyormuş gibi duran cansız bedeninin görüntüsü yürekleri dağladı.
Bugüne kadar Afrika ya da Orta Doğu'dan gelip Avrupa'ya ulaşmaya çalışırken Akdeniz'de ve Ege'de boğulan, başka şekillerde can veren binlerle ilgili haber ve görüntülerin yapamadığını yaptı; yaşanmakta olan kaçak göç trajedisine bütün insanlığın dikkatini çeken olağanüstü dokunaklı bir mesaj verdi. Giderek fütursuzca keyfileşen ve otoriterleşen bir iktidarın, giderek 1990'lar ortamını andıran çatışma ve ölümler ortamının uyandırdığı kaygılar ve üzüntülerle kendi iç gündemine kapanmış olan Türkiye de bu mesajı düşünmek zorunda kaldı: Yaşanan trajedinin kaynağında ne var ve buna nasıl dur denecek?
Trajediyi tetikleyen nedenlerin temelinde, muhakkak ki, dünyamızdaki, global iletişim devrimiyle giderek herkesçe görülür hale gelen büyük eşitsizlik ve adaletsizlikler geliyor. Bir yanda refah ve güvenlik içinde yaşayan Avrupa ve Kuzey Amerika halkları ile öte yanda Asya, Afrika ve Orta Amerika'da yoksulluk, güvensizlik ve savaş içinde yaşayan halklar arasındaki uçurum... Bu koşullarda insanların müreffeh ve güvenli ülkelere kapağı atmak için ölüm dahil her şeyi göze almalarında anlaşılmayacak bir şey yok. Bu bağlamda uyuşturucu ya da silah kaçakçılığından daha büyük, milyarlarca dolarlık bir “iş” alanı haline getiren insan kaçakçılığının rolünü de unutmamak gerekiyor.
Trajediyi tetikleyen ikinci büyük neden de, dışarıdan yapılan müdahalelerle birçok toplumun düzenlerinin kökten altüst edilmiş olması, şiddet ve savaş ortamı içinde bırakılmaları. Bush yönetimindeki ABD'nin 2003'te Irak müdahalesinin, bugün Suriye ve Irak'tan kitlesel kaçışa yol açan yıkımın tetikçisi olduğunu kim inkar edebilir? Karşı karşıya olduğumuz kitlesel göçler ve yol açtığı trajedi üzerine analizlerin bence en dikkate değer olanı, şimdi Boston Globe için yazan, 1996 – 2000 yılları arasında New York Times'ın İstanbul büro şefliğini yapan dostum Stephen Kinzer'dan geldi.
Kinzer, “Bugünün sığınmacı krizi, dünün müdahalelerinin bedeli” başlıklı yazısında şöyle diyor: “Sığınmacılar yoksulluk ve şiddetten kurtulmak için ülklerinden kaçıyor. Peki ama ülkeleri neden bu kadar yoksul ve bu denli şiddete maruz? Birçoğu tarihlerini derinden çarpıtan dış müdahalelerin kurbanı. Şimdilerde eski sömürge halkları, sömürgeci ülkelerin kapılarına dayanmakta. Yaşananlar sömürgeciliğin kaçınılmaz bedeli.” Kinzer, haklı olarak, bugün Suriye, Irak ve Afganistan'dan Avrupa'ya; Orta Amerika özellikle de Guatemala, El Salvador ve Honduras'tan ABD'ye yönelik yasa – dışı göçün, esas olarak Amerikan müdahaleleriyle kargaşa içinde kalan ülkelerden kaynaklandığını hatırlatmakta. (30 Ağustos 2015)
Batılı devletlerin göçe kaynaklık eden ülkelere müdahalelerinin yaşanmakta olan trajedinin sorumlularından biri olduğuna kuşku yok. İnsanlık, kimsenin huzur içinde yaşamasına imkan vermeyen küresel eşitsizlikleri ve adaletsizlikleri gidermek için neler yapılabileceği üzerinde kafa yormak ve önlem almak zorunda. Ne var ki göçmenlere ve özellikle Müslümanlara karşı düşmanlığın yayılmakta olduğu Batı ülkeleri, sorumluluklarını görmezden gelerek, gayretlerini esas olarak göçü nasıl durdurabilecekleri üzerinde odaklandırıyor. Burada büyük bir ahlaki sorun olduğu muhakkak.
Evet, 2 milyona yakın Suriyeliye kapılarını açarak Türkiye çok büyük bir mali ve sosyal yükün altına girdi. Evet, Ankara'nın izlediği bölge politikaları çeşitli yönlerden eleştirilebilir ve eleştirilmelidir de, ama Türkiye en azından insanlık görevini görmezden gelmedi.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020