Şahin ALPAY
Zaman'dan izinli olduğum son iki haftayı, elli küsur yıllık bir Amerikalı arkadaşımı ziyaret amacıyla Kuzey Kaliforniya'da geçirdim.
Türkiye'nin kasvetli siyasi gündemine yeniden ısınmaya çalıştığım bu günlerde ilk yazım ABD üzerine. ABD'de 8 Kasım 2016'da, yani bir yıldan fazla süre sonra yapılacak başkanlık seçimleri için kampanya hızlandı; iki büyük parti başkan adayını belirleme yarışında. İnanılır gibi değil, ama dolar milyarderi Donald Trump, Cumhuriyetçilerin adaylık yarışını önde götürüyor. Bunun için şöyle şeyler söylüyor: “Bu ülke bir pislik çukuru. Hiçbir işi doğru yapamıyoruz. Dünyaya maskara olduk... Ben gerçekten çok akıllı biriyim. Başkan adaylığından para kazanan ilk kişi olabilirim... 10 milyar dolardan fazla param var; bu dünyanın en büyük servetlerinden biri... Güçlü bir şekilde Tanrı'dan, dinden, İncil'den yanayım...”
Trump başkan seçilirse, ülkede illegal olarak bulunan 11 milyon Meksikalıyı Amerikan vatandaşı olan çocuklarıyla birlikte yakalayıp sınır dışı edeceğini, ABD – Meksika sınırına duvar öreceğini de söylüyor. Meksikalılar hakkında şöyle konuşuyor: “Bunlar ülkeye uyuşturucu, suç getiren ırz düşmanları...” Asker gönderip İslam devletini ezeceğinden, “petrole el koyacağı”ndan dem vuruyor. ABD ile ticaret yapan bütün ülkelerin ABD'yi yolduğunu, Çin'in ABD'den götürdüğü paranın tarihin en büyük hırsızlığı olduğunu söylüyor. (The Economist, 15 Eylül)
Trump'ın en çarpıcı lafını, ABD'deki son günümde duydum. Geçen perşembe akşamı Cumhuriyetçilerin bir toplantısında, yandaşlarından birinin “Bu ülkede sorunumuz var. Başkanımız bir Müslüman. Üstelik Amerikalı bile değil...” şeklindeki sözlerine neden hiç cevap vermediğinin sorulması üzerine şöyle konuştu: “Medya Obama ile ilgili bu konuyu mesele yapmak istiyor. Ama asıl büyük mesele Obama'nın bu ülkede Hıristiyanlara karşı savaş açmış olması. Bu ülkede Hıristiyanların desteğe ihtiyacı var. Dinî özgürlükler tehlikede...” (New York Times, 18 Eylül) Bu arada, Trump'a karşı olan bir grup Cumhuriyetçi, yeterince muhafazakar olmadığı gerekçesiyle aday seçilmesini engellemek için 1 milyon dolar para toplayıp kampanya başlattı. (New York Times, 16 Eylül)
Trump herhalde sonunda Cumhuriyetçilerin adayı olamayacak; (çok uzak bir ihtimalle) aday olsa bile başkan seçilemeyecek. Ama böyle bir şahsın şu sıra yarışı önde götürüyor olması bile, Amerikan demokrasisi açısından içler acısı bir durum. Bu tür kişilerin ortaya çıkıp, saçma sapan konuşmalarının sonuçları görülmüyor değil. Texas'ın Dallas kentinin banliyösünde yaşayan Sudanlı bir ailenin 14 yaşındaki oğlu Ahmet Muhammed, evde imal ettiği bir saati okula götürdüğünde, öğretmenler bunun bir bomba olabileceği kuşkusuyla hemen polisi çağırdılar. Polis de hemen gelip Ahmet'i kelepçeleyerek karakola götürdü; daha sonra anne ve babasına teslim etti.
Olay büyük ilgi uyandırdı. Sosyal medya Ahmet'e yapılanlara yönelik protestolarla sarsıldı. Ahmet basın toplantısında, “Hakkımda bir suçlama yapılmadığı için gerçekten mutluyum...” diye konuştu. ABD – İslam İlişkileri Konseyi, Ahmet'in gözaltına alınmasının Sudanlı Arap ve Müslüman olmasıyla ilgili olduğunu söyledi ve olayı kuvvetle kınadı. Başkan Obama ise Ahmet'i Beyaz Saray'a davet eden bir twit attı: “Çok güzel bir saat yapmışsın Ahmet. Bunu Beyaz Saray'a getirmek ister misin?” Facebook Genel Müdürü Mark Zuckerberg de Ahmet'i şirkete davet etti. (Wall Street Journal, 17 Eylül.) Ahmet'e yapılanlara gösterilen tepki, ABD'nin yine de güçlü bir demokrasi olduğunu, ırkçılığa kuvvetle karşı çıkıldığını göstermesi bakımından dikkate değerdi.
Fırsat buldukça ABD izlenimlerimi aktaracağım.
Yazarlar
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları

















































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.06.2023
21.12.2020
6.02.2020
18.11.2020
30.09.2020
24.09.2020
20.07.2020
8.05.2020
29.04.2020
21.04.2020