Süleyman YAŞAR
Bildiğiniz gibi Rusya ile enerji alanında riskler düşünülmeden yoğun bir işbirliği yapıldı. Hattâ, Avrupa, Rusya’nın enerji arzındaki riskleri nedeniyle doğalgaz alımlarını azaltırken Türkiye çoğalttı. Ve pek çok ekonomist Türkiye’yi, enerji arz güvenliği açısından Rusya’ya karşı uyardı. Ama nedense AKP iktidarı bu uyarılara kulak asmadı. Özellikle elektrik üretiminde doğalgaza ağırlık vererek çok fazla doğalgaz elektrik santrali kurulmasına iktidar izin verdi. Daha doğrusu AKP iktidarı hem arz güvenliğini dikkate almadı hem de kaynakları israf etti.
22 BİN MEGAVATLIK GEREKSİZ DOĞALGAZLI ELEKTRİK SANTRALİ KURULDU
İşte şimdi Rus uçağının düşürülmesiyle Putin ve Medvedev’in yaptığı açıklamalar enerji arz güvenliğini de gündeme getirdi.
Nasıl gündeme getirdi?
Şöyle getirdi, Türkiye’nin kurulu elektrik üretim kapasitesi 2015 itibariyle 74 bin megavat oluyor. Bu kurulu gücün 22 bin megavatını doğalgaz santralleri oluşturuyor. Yani elektrik üretim kapasitesinin yaklaşık üçte biri doğalgazlı santrallerden kurulu. İşte Rusya doğalgaz vermediği takdirde bu kurulu gücün önemli bir kısmı devre dışı kalabilir. Tabii bu arada Türkiye’nin ithal ettiği 46 milyar metreküplük doğalgazın yüzde 65’inin Rusya’dan geldiğini hatırlatalım. Ve ithal edilen doğalgazın yarısı elektrik üretiminde, kalan kısmın yarısı sanayide ve diğer yarısı konutların ısınmasında kullanılıyor.
Gelelim Türkiye’nin bir Rus doğalgazı kesintisinde yapabileceklerine…
Şu anda Türkiye 268 milyar kilovatsaat elektrik tüketiyor. Oysa 74 bin megavatlık kurulu güç 479,5 milyar kilovatsaat elektrik üretebiliyor. O hâlde aşırı yatırım nedeniyle fazla kapasite olduğunu söyleyebiliriz. Hattâ şu anda Türkiye’nin tükettiği elektrik, kurulu kapasitenin ancak yüzde 55’ine denk geliyor. Bu arada unutmadan 22 bin megavatlık doğalgaz santrallerinin bir kısmının gereksiz olduğunu tekrar belirtelim. Şimdi kuraklık olursa hidrolikler yetersiz kalır bu nedenle doğalgaza ağırlık verdik diyenler olabilir. Bu gerekçe doğru değil. Çünkü doğalgaz santrallerine yatırılan parayla yenilenebilir enerjiye dayalı elektrik üretim santralleri kurulabilirdi.
ELEKTRİK TÜKETİMİ, KURULU KAPASİTENİN YÜZDE 55’İNE DENK GELİYOR
Yine bir hatırlatma daha yapalım 2000 yılında Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi 22.200 megavattı ve tükettiği elektrik 127 milyar kilovatsaat düzeyindeydi. Ve bu tüketim düzeyi, kurulu kapasitenin yüzde 72’sine denk geliyordu. Kısaca o tarihten bu tarihe kurulan elektrik santrallerinin ekonomik hesap yapılmadan kurulduğunu belirtelim. Niye? Çünkü 2000 yılında doğalgazlı elektrik santrallerinin kurulu kapasitesi 4.904 megavattı. Şimdi 22 bin megavat. Ama tüketim, kurulu kapasitenin ancak yüzde 55’ine denk düşüyor.
İşte şimdi doğalgazda arz güvenliği sorunu ortaya çıkınca Türkiye’nin doğalgazla elektrik üretimini azaltıp kalan 52 bin megavatlık kapasiteyi yoğun olarak kullanmaya başlaması gerekiyor. Aksi takdirde olası bir kesintide Türkiye imalat sanayii ağır bir bedel ödeyebilir.
TÜRKİYE-RUSYA FEDERASYONU DIŞ TİCARET HACMİ 2014’TE 31,2 MİLYAR DOLAR OLDU
Gelelim Türkiye’nin Rusya dış ticaret hacmine…
Türkiye’nin Rusya Federasyonu’yla dış ticaret hacmi 31,2 milyar dolar tutuyor. Ve Türkiye 19,3 milyar dolar dış ticaret açığı veriyor. Çünkü Türkiye 25,2 milyar dolarlık ithalat yaparken, 5,9 milyar dolarlık ihracat yaptı. 2015’in Ocak-Eylül döneminde ise dış ticaret dengesi 18,5 milyar dolar, dış ticaret açığı ise 13,1 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Tabii Türkiye’nin ithalatının büyük kısmını enerji hammaddesi oluşturuyor.
Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza…
Anlattık, çünkü Türkiye ekonomisi son üç yıldır zaten küçülüyor. 2013’te 822 milyar dolar olan milli gelirimiz 2015’te 705 milyar dolara geriledi. Hattâ kişi başına gelir The Economist’in “The World in 2016” tahminine göre 2016’da 8.570 dolara gerileyecek. Böylece kişi başına geliri 8.610 dolar tahmin edilen Küba’nın altına düşeceğiz. Bir de Rusya ile yaşanacak çatışma bizi zora sokabilir. O hâlde Rusya’nın ekonomimize olası bir darbesinden kurtulmak için hemen elektrik üretiminde yeni bir planlama yapmak şart.
Yazarlar
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları


































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
25.07.2016
13.07.2016
4.02.2016
2.02.2016
1.02.2016
10.06.2016
31.05.2016
27.05.2016
18.05.2016
17.05.2016