Taha Akyol
PISA sonuçları açıklandı; tabii yıllara göre bazı iniş çıkışlar oluyor, bu defa biraz çıkış var. Ama daima OECD ülkeleri ortalamasının altında dolanıp duruyoruz.
Dün açıklanan PISA sonuçları, matematik, fen ve Türkçe dallarında “Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin önemli bir oranının temel becerilerden yoksun olduğunu gösteriyor.”
Tabii okuduğu Türkçe bir metni anlamada başarısızlığa uğramak, en vahimi…
Sabancı Üniversitesi Eğitim Politikaları analisti Yeliz Düşkün şöyle diyor:
“Okuma alanında üst düzey beceri göstermek demek bir veya birden fazla metindeki bilgileri birbirleriyle ilişkilendirerek yorumlamak, sunulan hipotezleri eleştirel biçimde değerlendirebilmek gibi becerileri içeriyor. Dolayısıyla Türkiye’de 15 yaşında olan ve eğitimine devam eden çocukların çok düşük bir oranının bunları yapabildiğini söyleyebiliriz.”
Toplumda “anlama” sorunu böylesine yaygın olunca, analitik düşünme yerine kişilere bağımlılık veya düşmanlık, partizanlık, slogancılık gibi zihnî tembellikler de yaygın oluyor.
MİLLİ EĞİTİM’İN VERİLERİ
Milli Eğitim’in yaptığı ABİDE (Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi) araştırmasının 2019 sonuçlarına göre, okul çağındaki çocuklarımızın en yetersiz olduğu alan matematik… Temelinde tutarlı ve mantıklı düşünme yetersizliğinden olsa gerek.
Türkçe konusunda ise ABİDE raporunda şu satırları okuyoruz:
“Türkçede öğrencilerin yüzde 66,1’i orta düzey ve altında bu öğrenciler, deyimleri, atasözlerini, hiciv ve nüktelerdeki mesajları anlayamıyor. Neden-sonuç ilişkisi kuramıyor.” (AA, 3 Temmuz 2019)
Yine “anlama” sorunu!
Milli Eğitimce kanıtlanmış “anlama” sorunumuz!
Aynı raporun devamında şu tespitler var:
“2016 uygulaması ile karşılaştırıldığında bütün dersler için temel altı ve temel alt yeterlik düzeylerinde bir düşüş, orta üstü ve ileri üst yeterlik düzeylerinde ise bir artış tespit edildi.”
Yani iyi okullarda öğrenci kalitesi yükselirken, bu nitelikte olmayan yaygın okullardaki öğrencilerde matematik, fen ve Türkçe dallarında “düşüş” yaşanıyor.
ABİDE araştırmasına göre annenin eğitimli olması, evde ve okulda kütüphane bulunması, ailenin çocuğa ilgisi, iyi ekonomik ve sosyal statü ve okul öncesi eğitim çocuklarda başarıyı yükseltiyor.
Demek ki “zekâ” sorunu değil, sosyal sorun.
YILLARDAN BERİ
Ailede, kitap, edebiyat, müzik, tiyatro, spor ve sinema konuşuluyorsa, sosyal ve siyasi sorunlara ilgi varsa, bu atmosfer çocuğun zihnî gelişimini olumlu etkiliyor.
Buna karşılık, ABİDE’nin çok önemli bir bulgusu var: “Aile baskısı çocuğun akademik gelişimini negatif etkiliyor.”
Dayak cennetten çıkma, kızını dövmeyen dizini döver gibi ataerkil-otoriter geleneklerin zararını görüyorsunuz.
Aile baskısının yarattığı çekingenlik ister istemez zihinleri de davranışları da pasifliğe itiyor.
Toplumda “öğrenme”yi “ezberlemek” zanneden köklü bir zihnî alışkanlığın olması da ciddi bir sorun.
1936’dan itibaren İstanbul Üniversitesi’nde ders veren Alman Prof. Fritz Neumark, gözlemlerini 1939 yılında toplanan “Birinci Maarif Şurası”ında şöyle anlatmıştı:
“Üniversitede bazı talebeler zannediyor ki, mühim olan tek şey dersleri takip etmek ve anlatılan bilgileri imtihan için ezberlemektir... Fakat özel çalışmalar yapmak veya diğer kitaplara başvurarak araştırmak fikri hemen hiç yok...” (Maarif Şûrası, sf. 455)
Sorgulama zihniyeti olmayınca araştırma için merak olur mu?!
ALMANYA VE TÜRKİYE
Mesele öğrenciyi şu veya bu ideolojiye göre yetiştirmek değildir. İdeolojinin değişmesi, ezberciliği değiştirmiyor. Milli ve insani değerlerle birlikte sorgulayıcı zihin, analitik düşünce olmazsa olmazdır.
Öteden biri başarısızlıklarımızın temelinde bu noksan var.
Her şehirde üniversite açmak, hele de “üniversiteyi öğrencinin ayağına götürmek” geçici bir rahatlama sağladı, oy da getirdi… Ama neticesi diplomalı işsizler ordusu oldu.
İşte Türkiye’de 7 milyon, Almanya’da 3 milyon üniversite öğrencisi var; çünkü Alman eğitimi sanayie nitelikli işgücü yetiştiren mesleki eğitimi ihmal etmiyor!
Bizde de sanayi için nitelikli mavi yakalıları yetiştiren mesleki eğitimi yaygınlaştırmak lazımdı! Akademik eğitimin ise her kademesinde analitik düşünceye odaklanmak lazımdı...
Bundan sonra inşallah!..
Yazarlar
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları










































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
30.12.2025
28.12.2025
24.12.2025
23.12.2025
21.12.2025
19.12.2025
16.12.2025
14.12.2025
12.12.2025
10.12.2025