Tuncer KÖSEOĞLU
Oraya çıkma, diye bağırdı yaşlı adam. Mayın var. Çocuk gülümsedi çıkmaya başladı. En yüksek tepeye varınca alıcının sesini açtı. “İşte bu! Artık televizyon seyredebileceğiz” diye sevinç içinde bağırdı. Anteni tepeye yerleştirdikten sonra tepeden indiler. Savaş nedeniyle yıllardır televizyon seyredilmiyordu kasabada. Zaten elde bir tek televizyon kalmıştı. O da kasabanın valisinin eşindeydi. Dolapların üzerinde bulunan televizyonu aldılar. Kasaba meydanında toplandı ahali, yaşlısı genci.Hıristiyan’ı, Müslüman’ı biraraya gelip televizyonun karşısına kuruldular. Televizyon şölenine kasabanın kilisesinin pederiyle, camisinin imamı da gelmişti. Vali günün anlam ve önemine binaen dokunaklı kısa bir konuşma yaptı ve bastı televizyonun düğmesine.
Önce bir cızırtı, sonra televizyonun kayan ekranında Arapça söyleyen kadın şarkıcıyı dinlediler.Kaygılıydı kasabanın Hıristiyan ve Müslüman kadınları, sürüp giden iç savaş her an kasabalarına ulaşabilirdi. Evlat acısını en çok onlar çekmişlerdi bu savaşta. Artık huzur bulmak istiyorlardı. Korkulan oldu, kasabanın camisine keçiler girdi bir sabah. Müslüman erkekler bunu Hıristiyanlardan bilip kasaba meydanındaki melek heykelini kırdılar. Ertesi gün kilisede vaftiz ayini vardı, peder “kutsal su” sürdü Hıristiyanların alınlarına. Kilisenin dışına çıktıklarında hepsinin alnında kan vardı. Bunu Müslümanlardan bildiler. Müslüman çocukların üzerine yürüdü birisi. Hepsi kaçtı, geriye mayına bastığı için sakat kalan ve koltuk değnekleriyle yürüyen küçük çocuk kaldı. Onu tartaklamaya başladı, araya girdi kadınlar, aldılar çocuğu elinden.
Kısa bir huzurdan sonra kasabalarında yine savaş rüzgârları esiyordu. Yaşanan onca acıdan sonra kadınlar artık ölü istemiyordu. Gidecek başka bir yerleri de yoktu. Birlikte mücadele başlattılar, erkeklerin birbirlerini boğazlama isteğine karşı. Peder ve imam da birarada yaşamayı savunarak kadınlardan yana tavır aldı. Erkekler savaş baltalarını karşılıklı topraktan çıkarmaya başlayınca kadınlar, önce gazete ilanında gördükleri Ukraynalı bir revü grubunu kasabalarına getirdiler. Gelen aracın motorunu patlattılar. Böylece bir süre kalacaktı kasabada kadınlar. Kasabanın Hıristiyan ve Müslüman gençleri arasına her an patlayacak çatışma bir anda kadınlara yöneldi. Müslüman ve Hıristiyanların evlerinde kalan Ukraynalı güzel revü yıldızları bir süreliğine de olsa savaş isteyen gençlerin aklını almıştı. Kadınlar bununla yetinmedi, Ukraynalı kızlardan birini casus olarak Müslüman gençlerin arasına gönderip silahların gömülü olduğu yerini öğrenip, başka bir yere gömdüler. Kasabada 15 yaşlarında iki çocuk kasabaya kasalı motorla gidip geliyordu dağ yolunu kullanarak. Bu gidişlerden birinde çocuk vuruldu. Gece karanlığında küçük oğlunun cansız bedeniyle karşılaşan anne, çocuğuna bir sal yaptı kuyuya bıraktı... Öğrenilirse çocuğun vurulduğu savaş kaçınılmazdı. Peder ve imam biraraya geldi yine. Biri camiden diğeri kiliseden toplantı çağrısı yaptı. Bu sırada kadınlar boş durmayıp uyuşturucu haplardan kekler yaptılar köyün erkeklerine. Ukraynalı revü yıldızları gösteri yapmaya başladı. İyice gevşedi köyün erkekleri. Birbirlerine öfkeyle bakan Müslüman ve Hıristiyan erkekler birlikte geçirdikleri çocukluklarından bahsedip birbirlerine sarıldılar. Oğlu ölen kadın “Siz savaşırsanız, bizim gidecek bir yerimiz yok. Peki, biz nereye gidelim” diye haykırdı... Ertesi sabah çıkarıldı kuyudan genç erkeğin cesedi, yıkandı paklandı. Tabutunu Müslüman ve Hıristiyan erkekler omuzladı...
Uzun zamandır elimin altında olan Lübnanlı Yönetmen Nadine Labaki’nin Peki Şimdi Nereye filmini geçen gece izledim. Her karesi ülkemizde yaşanan savaşı anımsattı bana. Erkeklerin öfkesini ve yüreği her ölümde dağlanan, parçalanan anaları düşündüm. Savaşı erkekler başlattı, erkekler karar verdi, pekâlâ kadınlar bitirebilirdi. Ki ölümlerin asıl acısı onları vuruyordu. Filmin yönetmeni Nadine, barışın sadece kadınlar tarafından getirilebileceğinin bir fantezi olduğuna dikkat çekerek,“Savaş en üst düzey bir aptallık; kendimizi bir hiç uğruna ya da kendi hayatlarımızdan daha anlamlı gördüğümüz değerlere adadığımız en büyük kötülük” diyordu kendisiyle yapılan söyleşide. Nadine’nin söylediklerine hak vermeyecek biri var mıdır bilmiyorum. Öyle ya da böyle bu ülkede yaşanan savaşta ölen genç çocukların ardından ağıt yakan kadınların gidecek başka bir yeri yoktu. Tıpkı filmdeki kadınların gidecek yerleri olmadıkları gibi.
Dün Meclis’te çoğunluğu erkek olan vekiller sınırötesi tezkere izni aldı. Keşke oturumda hiç konuşmayıp, bu filmi izleselerdi toplu hâlde. İzleselerdi ve yürekleri her ölümde acıyla yanan anaların yüreklerine kulak verselerdi. Savaşı denedik olmadı. Kadınların üzerinden barışı denesek...Hem 2071’e ne kaldı, o yıl geldiğinde hep birlikte bu toprakların insanları olarak halay çeker, horona dururuz. Türkülerimiz, zılgıtlarımız yayılır gökyüzüne...
[email protected]
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları













































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021