Tuncer KÖSEOĞLU
Daha iş yerinde ilk günüydü. Çekingen bir ifadeyle bürodan içeri girdi. “Bir haber getirdim ama daktilo bilmiyorum” dedi. Uçan kuşun kalbi kırılmazdı “Ben de bilmiyorum birlikte yazalım” dedim. İlk haberini o söyledi ben yazdım daktiloda. Yazdırdığı haber gazetenin birinci sayfasına girince, kanına da muhabirlik virüsü girmiş oldu. Daktilo yazmayı öğrenmek için Sabah gazetesi Cağaloğlu büroda geceler boyu sabahlayarak kısa sürede kendi haberini yazmayı öğrendi. İşte böyle başladı Sultan Uçar’ın 20 yıla yakındır süren başarılı muhabirlik hikâyesi.
Sultan, geçen hafta “pahalı muhabir” olduğu gerekçesiyle, ses getiren haberler yaptığı ödüller alıp gazetesini onurlandırdığı Habertürk‘ten kovuldu. Özgür basından dem vuranların bu konuda bir iki kelam etmesini bekledim. “Özgür basından” ses çıkmayınca iş başa düştü. Bu yazı da Sultan’ın özelinde muhabirlerin yazısıdır.
Bir gazetenin olmazsa olmazı istihbarat servisleridir. Ama gel gör ki bu olmazsa olmazda istihdam edilenler ilk fırsatta gözden çıkarılanlardır aynı zamanda. Bu servislere iş başvurusunda bulunan çok olduğu için zam aylarında haklı haksız birçok muhabir işten çıkarılır ki kalanlar çalıştıklarına şükredip ses etmesinler diye. Aldıkları maaş kıt kanat geçinecek kadar olsa da “pahalıdırlar” işte. Bu duruma muhabirlerin onlarca katı maaş alan, gazete köşelerini tutan ”çok büyük yazarlar” asla ses etmez. Zaten onlar için özgürlük kendi mutlak iktidarlarına dokunuldukları an başlar ki özgürlük dedikleri şey de kendi egemenliklerinin ne olursa olsun sürmesidir. Oluşturdukları klanlarla toplu defans toplu hücum yaparlar. Toplu halde kopardıkları yaygaranın amacı da basın özgürlüklerini savunmak değil, kendi egemenliklerini ilelebet kılma savaşıdır.
Sultan işte böyle bir düzenin içinde 21 yıla yakın süre çalıştığı tüm gazetelerde başarılı haberlere imza attı. Kimsenin adamı olmadan ve bir klana girmeden muhabirliği ile var oldu. Meslek yaşamı boyunca 30′a yakın gazetecilik ödülü, 100′e yakın başarı belgesi ve plaket aldı. Kovulduğu Habertük gazetesi Sultan’ın aldığı ödülleri birinci sayfasına taşıyarak onun üzerinden marka değerini yüceltti. Zaten böyle yerlerde önemli olan marka değeriydi. Çalışanın değeri neydi ki? Daha üç ay önce Gazeteciler Cemiyeti Onur Ödülü’nü alan Sultan’ın gazetesinden sessiz sedasız kovulması da, bu kovulmaya karşı konulmaması da bana garip gelmedi aslında. Basın özgürlüğüne karşı aldığımız iki yüzlü tavrın doğal sonucu olarak tarihteki yerini aldı.
Bu iki yüzlülük sessiz bir gazetecilik sözleşmesi gibi geçerliliğini her zaman korudu, halen de korumakta. Sultan’ın da sessiz kalması isteniyor çalıştığı kurum tarafından. O ise altı yıl önce Star‘dan transfer edilerek kuruluşundan beri çalıştığı, emek verdiği gazetesinden kovulmayı içine sindiremiyor doğal olarak. Bana attığı mesajda “Bu kovulmaya en çok çocuklarım sevinse de ben içime sindiremiyorum. Geceleri gözüme uyku girmiyor. Maaş para pul bunları geçtim, en çok haber yapma özgürlüğüm elimden alındı. İşte bu ağrıma gidiyor. Neden diye soruyorum sürekli” demesi özgür basın savunucuları için bir anlam ifade ediyor mu bilemem ama benim için çok şey ifade ediyor.
Habere sahip çıkmak aynı zamanda habercilere sahip çıkmak demektir. Haber, gazeteciliğin özüdür. Habercilerin ilk fırsatta gözden çıkarıldığı bir yerde basın özgürlüğünden söz etmek sahtekârlığın ta kendisidir ki bu ”sahtekârlık” basınımızın ata sporu haline gelmiştir.
Sultan’ın işinden koparılması sessiz sedasız oldu. Her yıl onlarca muhabirin işinden olması gibi olağan. Ne de olsa onun adı Yılmaz Özdil, Bekir Coşkun, Can Dündar, Ece Temelkuran, Nuray Mert, Amberin Zaman, Yavuz Baydar, hele hele Mehmet Altan ve Hasan Cemal değildi. Değildi ama onlar Sultan’ların ürettikleri haberler üzerinden köşelerinde ahkâm kesip kendi iktidarlarının sefasını sürdüler. Sultan gibiler olmasa o köşelerin ve köşelerde yazılanların bir anlamı yoktu aslında. Bu gerçeğin görmezden gelindiği bir basın özgür olmaz. Özgür de olmadı hiçbir zaman. Ne dün, ne bugün, ne de gelecekte…
Şu anda “bağzı elit” yazarların yürüttüğü “özgür basın kavgası” gerçek bir kavga değil, kendi iktidarlarını yürütme kavgasıdır. Bu kavgada Sultan gibi haber için yaşayanların hiçbir değeri yoktur. Yani basınımızdaki Sultanlar, Yunus’un şiirindeki gibidir. “Bir garip ölmüş diyeler/ üç günden sonra duyalar/ söyle garip bencileyin.”
Gazetecilik için hal böyle olunca bize de cenaze namazını kılmak düştü.
Kıldık efendim…
Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
- Hasat zamanı!
14.12.2023 - Sopa havucu yendi
20.05.2023 - İktidarın savaştan çıkardığı ganimet, zeytinlikler
7.03.2022 - Savaş…
1.03.2022 - Karadeniz yolculuğu…
14.02.2022 - Buzlar çözülmeden…
28.01.2022 - Kesilen kuzular ve kutsallar…
24.01.2022 - Çözüm Süreci’nden Semra Güzel’e
12.01.2022 - Pitbull’lar, Türkler (beyaz) ve sokak hayvanları…
29.12.2021 - Kişisel bir ‘kur’ hikâyesi
20.12.2021
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































nihat taştan
beşeri sistemlerden çok şey beklememek gerektiğini düşünüyorum çünkü her güçlüden yana olmuşlardır.