Tuncer KÖSEOĞLU
Hikâye bu ya; ormanda büyük bir yangın çıkmış içindeki hayvanlar canlarını kurtarma derdine düşmüşler. Nehir kenarına gelen kaplumbağa tam suya girecekken yanına bir akrep gelmiş, “Kaplumbağa kardeş beni de sırtına al, yoksa burada yanarak öleceğim.” Kaplumbağa kendisinden yardım isteyen akrebe bakarak “Seni sırtıma alırsam beni sokarak öldürürsün” demiş. Akrep bu söz üzerine şöyle cevap vermiş: ”Seni sokarsam seninle birlikte ben de boğularak ölürüm.” Buna ikna olan kaplumbağa, akrebi sırtına almış ve nehre girmişler. Nehrin tam ortasına geldiklerinde akrep, kaplumbağayı boynundan sokmuş. Zehirden ölmek üzere olan kaplumbağa “ne yaptın” der gibi acı içinde bakmış… Akrep cevap vermiş. “Ne yapayım yaradılışım bu…”
Daha dün gibiydi; bundan 36 yıl evvel bir 12 Eylül sabahı babamın otobüsünün muavinliğini yapıyordum. O gün Rize’nin haftasıydı, otobüs doluydu. Zincirli köprü önünde otobüsün yolunu kesti askerler. “Sokağa çıkma yasağı var, köyünüze dönün…” Yıllarca acıları, yıkımları süren askeri darbenin olduğunu duyduğumda 15 yaşımdaydım. Darbenin olduğunu duyduğum yerin, 36 yıl sonra kendisine darbe yapılmaya kalkışılan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın köyüne giden Potomya deresinin kavşağında olması, hayatın ayrı bir ironisi sanırım…
Köye döndükten sonra çocukluk arkadaşım Mustafa’nın evine gittim. Yanımıza biraz katık ekmek ve kitaplarımızı aldık… İştoz diye dağda bir arazimiz vardı. O arazinin içine tahtadan yapılan “Palsa” dediğimiz kulübeye geldik. Kitapları naylonlara sararak ceviz ağacının altına gömdük. Belli olmasın diye üzerini yaprakla örttük. Üç gün sonra o palsadan büyüklerimiz gelip aldı bizi…
Kişisel hikâyemde darbelerin benim dağda olmamla olan ilgisi belki tesadüf… 15 Temmuz alçakça darbe girişimi sırasında yine bir dağdaydım. Kaçkarların zirvesine yakın bir yerde 2400 metrede bulunan Yukarı Kavrun yaylasına gelmiştim dayıoğluyla. Masalsı bir geceydi 200 metre ilerimizde kar, hemen üstümüzde dolunay ve yakınımızda akan bir dere vardı. Gerçek olamayacak kadar masalsı bir gecede telefonlarımız çekmiyordu ve bu durum umurumuzda değildi. Dışarda üşüdük, kuzinanın başına geçtik. Tulum çaldı bize yemek veren yerin sahibi. Vakit o şekilde akıp gitti. Gece 22.00 gibi o güzelliği ardımıza bırakıp yayladan inmeye başladık. Ayder’e geldiğimizde telefonum çaldı. Arayan bir arkadaşım darbe olduğunu söyledi. Benden bilgi almak istiyordu ve benim hiçbir şeyden haberim yoktu. Herkes ne olduğunu anlamaya çalışırken diğer arkadaşlardan telefonlar gelmeye başladı. Bu telefonlar üzerine ne olduğunu anlamak için tanıdığım ve telefon numarası kayıtlı tek vekil olan dostum Markar Esayan’ı aradım. Markar, “Bana darbe girişimi olduğunu, Cumhurbaşkanı’nın halkı sokağa çağırdığını anlattı…” O an anladım vahametin büyüklüğünü.
Ambulans şoförlüğü yapmış olan Halil, son sürat dağdan şehir merkezine inerken, emniyet kemerini bağlayıp, sağ ayağımla olmayan frene basmaktan başka bir çarem yoktu. Rize şehir merkezine vardığımızda gece bire yaklaşıyordu. Cumhuriyet meydanı giderek artan bir kalabalıkla darbeye karşı olduğunu bağırıyordu. Etrafta asker yoktu, birkaç sivil polis gördüm. Camilerden selalar okunmaya başlandı. Selanın, Cuma ve cenazeler dışında okunduğuna ilk kez tanık oldum. O gece öğrendim ben de sela aynı zamanda toplanma çağrısıymış, etkili de oldu. Rize’nin köyleri aktı geldi, Cumhuriyet Meydanı’na…
O gece sabaha kadar insanların üzerine ateş etmekten çekinmeyen, Meclis’i bombalayan darbeci hain alçaklara karşı ülkelerine ve sivil iktidara sahip çıktığını gösterdi meydanda toplananlar. Aralarında yedi yaşında çocuklar da vardı, yetmiş-seksen yaşında dedeler ve nineler de… Hangi düşüncede olduklarının önemi yoktu, tek amaç aslında kendi vatanları hiçbir zaman olmayan darbeci alçakları geri püskürtmekti. Bedenleriyle karşı koydular bu hainliğe. Memleketin bütün şehirleri gibiydi Rize. Ağır bedel ödedi, İstanbul ve Ankara’da darbeye karşı koyan halk. Darbecilerin amaçlarına ulaşmak için alçaklıkta sınır tanımadıklarını da gördük bu darbe girişiminde…
Bir ara kalabalıktan çıkıp arkada bir yerde sigara içmek istedim. Birkaç kadın vardı hemen yanımızda. Tam sigara yakacaktım ki içlerinden genç bir kadın “Burada sigara içmeyin rahatsız oluyoruz” dedi. Dayıoğlu Halil, “Burası açık alan, nasıl rahatsız olacaksınız” deyince kadın, “Hamileyim, midem bulanıyor” diye cevap verdi. Dayıoğlunu kolundan çektim, daha uzak bir yerde içtik sigaramızı…
7 Şubat’tan başlayıp, 17-25 Aralık kansız darbe girişimlerine kalkışan Paralel Yapı, en sonunda bir akrep gibi kendini sokacak intihar girişiminde bulundu. Bu girişimde halka ve bu ülkeye kısa sürede yaptıklarına bakacak olursak başarılı olmaları halinde olacakları düşünmek dahi istemiyorum. Bu ülke belki de hiçbir zaman onların gerçek anlamda vatanı olmadı. İktidarlarını kaybettikçe, bir zamanlar iktidar yolunda yürürken, önlerine taş olan insanları soktukları gibi, son bir kalkışmayla kendilerini soktular. Ve bir genç kadın, karnındaki bebeğin geleceği uğruna koştu geldi meydana, memleketine sahip çıkma adına… Ve o kadının darbeye karşı dik duruşunu gördükten sonra bu ülkenin aydınlık geleceğine karşı umutlarım arttı biraz daha… Her zaman kötüler kazanamaz, bu kez iyiler kazandı. Memleketin darbeler yaşamış yakın tarihinde 16 Temmuz sabahı son nokta olsun...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
14.12.2023
20.05.2023
7.03.2022
1.03.2022
14.02.2022
28.01.2022
24.01.2022
12.01.2022
29.12.2021
20.12.2021