Ümit KIVANÇ
Muhalefet partilerinin Necmettin Erbakan’ı anma toplantısına -biri hariç- lider düzeyinde katılmaları ve Erbakan’ın siyasî marifet ve mirası üzerine gerçekle bağdaşmayan, mesnetsiz övgülerle dolu, işgüzarca sözler etmeleri bazı muhalif kesimlerin tepkisine yolaçtı. Bu toplantıya katılımın anlamı ile edilen sözlerin anlamsızlığını, “biraraya gelelim de ne olursa olsun” tutumundaki gelişigüzelliğin pekâlâ siyasî bulanıklık yarattığını geçen yazımda konu etmeye çalıştım. Muhalefet partileri temsilcilerinin, kapalı bir salonda, gülen Erbakan fotoğrafı önünde hizalanışı, bugünün düşmanca diyalogsuzluk, temassızlık ortamında yine de ferahlatıcı, medenî adım gibi görülebilir mi? Neden görülemiyor, buna eğilelim.
Sebep sadece, özellikle laik-seküler kabul edilen, şehirli, okumuş seçmenin siyasette imkânsızı aramaktaki beyhûde ısrarı mı? İmkânsızdan kasıt, sırf kendi gibileri biraraya getirdiğinde çoğunluk elde edemeyecek olanın, başkalarıyla biraraya gelişin her türlüsüne âdetâ tiksintiye varan isteksizlikle yaklaşması. Biraraya gelişin zorunluluğunu nihayet gördüğünde de bunu bir türlü içine sindirememe, başkalarının kendine, üstelik harfiyen uymasını bekleme.
Ne var ki, kendini seçkin sayanların kibirli tavrı, muhalefetin Erbakan “Hoca” önünde saf tutmasından duyulan rahatsızlığı açıklamaya yetmiyor. Ortada bütün muhalefeti ilgilendiren daha derin mesele var. Şöyle ifade edildiğinde soru kulağa komik bile gelebilir, ama maalesef şu: Muhalefetin amacı ne?
Açalım tabiî: Bu partilerin beraber gerçekleştirmeye çalışacağı siyaset ortamı nasıl bir şey olacak? Bu ortamda müstakbel devlet-toplum ilişkisi (seçim, parlamento, yargı…) nasıl olacak?
Kürt meselesi -ki, bunu olduğu gibi bırakarak hiçbir demokrasi, hukuk vs. sorununu halletmek mümkün değil-, memleketteki adalet-yargı noksanlığı -ki, devleti devlet olmaktan çıkarma tehlikesi barındırıyor- ve ekonomi yönetimi -ki, yoksul-zengin uçurumunu artık toplum hayatımızın yapısal unsuru ve “gelişme”nin önünde başlıca engel haline getirdi- konularında muhaliflerin üzerinde anlaştığı bir yol haritası, temel ilkeler çerçevesi, zemin oluşturacak ortak yaklaşımlar şunlar bunlar var mı?
Bunların iyi ihtimalle henüz varolmadığını, olduğunda da muhalefet partilerinin kendi aralarında ayrı ayrı gruplaşmasına, saflaşmasına yolaçabileceğini biliyoruz. Bu normal.
O halde bir adım geri atalım: Muhalefet partileri, “güçlendirilmiş parlamenter rejim” gibi bir ortak zeminden sözediyorlar. Nedir bu? Tarifi, unsurları vs. konusunda tartışma, anlaşma, farklılıkları-ortaklıkları tanımlama gibi gayretler var mı?
Parti yöneticisi, yetkilisi vs. olmayan bizim gibiler adına sorarsak: Varsa bizim niye haberimiz yok? Yoksa niye yok?
Daha kitâbî soralım: Temel unsurlarını, ilkelerini -birlikte!- tarif etmedikleri, bize de sunmadıkları bir muhayyel hedef etrafında biraraya gelen muhalefet partileri kendilerini nasıl bir azim, kararlılık ve güvenle desteklememizi istiyorlar?
Öyle görünüyor ki, bu soruların cevapları henüz kimse tarafından verilmiş değil. Hele bunları güçbirliği edecek muhalefetin birlikte cevaplaması, cevaplar üzerinde anlaşması gerektiğini hesaba katarsak, henüz mevcut iktidarı devirmeye ve memleketi yaşanır kılmaya yönelik siyasî adım atılmadığını düşünebiliriz. Belki Erbakan fotoğrafının önünde hizalanma sandığımız manzara, start çizgisi görüntüsüdür; start verilince atılacak adım, bilmiyoruz.
Şunu her hâlükârda anlıyoruz: Niyet var, ama gereğini yapacak ya akıl ya cesaret yok ya da ikisi birden yok.
İktidarın siyaseten tükenişi
Öte yandan, iktidar koalisyonu siyasî cephaneyi tamamen tüketti. Gücünün yettiğini eziyor da eziyor, ancak bunun yegâne sonucu, birilerine daha fazla eziyet etmek, özellikle HDP’nin kolunu kanadını daha fazla kırmak, herhangi bir tercih anında asla kendisinden yana davranmayacak ahaliyi sayıca artırmak, daha küskünleştirmek, öfkesini derinleştirmek oluyor.
Mevcut iktidar, sandıkta kazanma ihtimalini kendi eliyle yok etti, bu konu kapandı. Bildiği ve şimdiye kadar yararını gördüğü hiçbir yol, yöntem işe yaramıyor. Artık ancak durumu radikal şekilde değiştirecek hamleler yapabilir. Nüfusun büyük kısmının temsil edilmediği, göstermelik meclisli bir baskı rejimini kurumlaştırmaya yönelebilir. Bunun şartlarını da seri cinayetlerle, toplama kampı benzeri uygulamalarla oluşturabilir. Görmediğimiz işler değil burada. Ancak mevcut iktidarın, destek itibarıyla azınlığa düşmüş oluşuna herhangi bir siyasî çare bulması ihtimali yok.
İktidar bu haldeyse, muhalefetin inisiyatifi devralması beklenir. Nasıl alacak? “Güçlendirilmiş parlamenter sistem”i, AKP, MHP ve devlet koalisyonu bütünüyle tahrip etmeden önceki rejime benzer bir şey sayalım ve bu hayatî faslı bir an için kenara iterek, soruyu yine basit haliyle soralım: Şu andan başlanarak, bu “güçlendirilmiş parlamenter rejim” aşamasına nasıl gidilecek? Neler yapılacak?
Artık mecburen başka basamaklara geçmeliyiz: Muhalefet seçmeninde, böylesine büyük bir altüst oluş, yeniden düzenleniş atılımına can verecek enerjiyi, azmi, isteği, kararlılığı oluşturacak bir hedef ve yol tarifi kimler tarafından, ne zaman, nasıl oluşturulacak?
İki korku
Belki bunun kadar önemli bir başka mesele: Korkunun birarada tuttuğu iktidar seçmeni, değişecek durumun kendisi için de hayırlı olacağına nasıl ikna edilecek? Zira birçok kamuoyu araştırması gösteriyor ki, iktidar koalisyonunu destekleyen ahaliye başlıca iki korku yön veriyor: Biri, şu ana kadar kazandıklarının elinden gitmesi; öbürü, güçlü bir yönetici otoritenin oluşamaması ve genel bir kaos korkusu. İkinci türden korkunun 7 Haziran 2015 seçim sonuçlarının fiilen iptalini nasıl mümkün kıldığı ve kaybettiği iktidarı 1 Kasım’da Tayyip Erdoğan’a nasıl yeniden getirdiği herhalde hatırlardadır. İlk korkuyu ise başta Erdoğan, mevcut iktidarın sağladığı imkânlardan yararlanan bütün kadro körükleyip duruyor. “Başörtünüzü bile takamazsınız ortalıkta!” yollu tehditler gırla gidiyor. Tabiî meselenin başörtüsüyle sınırlı olmayıp, haksız yere edinilmiş mevkiler, yetkiler, yalılar, ihaleler, kıçtan ısıtmalı makam arabalarına uzandığı gözönüne alınırsa, bu ilk korkunun can değil ama mal havliyle çok sert tepkilere yolaçabileceği görülür.
Özellikle bu korkuya yönelik siyasî, sosyal-psikolojik kampanya, iktidar değişiminde kendi mazbut dünyası için tehlike görenle haksız çıkarından olmamak için şirretlik edeni ayırt etmeyi gözeterek, kimler tarafından, nasıl yürütülecek? Şüphesiz muhalif siyasî perspektif içerisinde yer tutması gereken bir konu başlığı.
Bu konuda muhalefetten görebildiğimiz teşebbüsler genel olarak, Erbakan fotoğrafı önünde hizalanmaya rahmet okutturacak işler. Karşı tarafça ancak “endişelenmeyin, her şeyi sizin istediğiniz şekilde yapacağız” gibi anlaşılacak jestler. Yani kendi sağlam hedeflerini ve perspektifini ikna edici tarzda ortaya koyma ve bu şekilde kendisine yönelik güven oluşturmanın yerini tutmayan, aksine tedirginlik yaratan yapay samimiyet hamleleri.
Muhalefetin m’si
Evet, bir vakitlerin gözde tâbiriyle “silkelense” düşecek bir iktidar var, askerî-polisiye şiddetinden ayrı, yalnız siyasî niteliğiyle ele alındığında. Bundan böyle yalnız daha fazla şiddet, gürültü, korku, toz-dumanla orada kalabilir. Ülkeyi savaşa sokup mahvetmeyi göze alır mı? Belki onu bile alır. Yapabilecek gücü var mı? Var, çünkü başta kalmak dışında kaygısı yok. İHA’larımız, SİHA’larımız falan derken, kendimizi belanın ortayerinde bulabiliriz.
Lâkin bu defa bu senaryoyu baştan iğdiş eden bir etken var, şimdilik sadece karanlığın içerisinden ucu gözükmüş bulunan: Muhalefet alışıldık kanlı oyuna bir defacık iştirak etmedi, muhalefetin m’sini gösterdi, gördük, ne oldu! Kurulu oyun düzeni zangır zangır sallandı. Sadece bir kerecik itirazla! Eğer muhalefetin iktidarı devirip yerini almaya dönük sağlam bir oyun planı olsaydı, Garê felaketi ertesinde bu planın birkaç aşaması birden geçilmiş olurdu, sanıyorum.
Ancak mevcut şartlarda buradan sadece bir yön tabelası çıktı. Çoğumuzun tarif ve tasvir etmekten dilinde tüy bitmiş olan şu mâhut tabela. Yine de iktidar katındaki şaşkınlık ve sarsıntı büyüktü.
Fakat bunu hemen İYİP’in işgüzar gevezesinin “fezlekelere evet deriz” çıkışı izledi. Ve muhalif enerji, hırçın dalgalı denizde midesine hakim olmaya çalışan yolcunun çırpınışına harcanmaya başlandı yeniden, vapura yol vereceği yerde.
Bildiği yöntemlerle artık yönetemeyen, çıkar veya korku bağıyla kendisine bağlı olanlar dışında kimseyi ikna edemeyen, cezbedemeyen iktidar bir yanda, hedefi soyut, belirsiz, hangi adım için hangilerinin hangileriyle ne kadar anlaşabildiği ve birlikte yürüyebileceği belirsiz, ortak irade ve güven yaratabilme kapasitesi bu yüzden düşük, parçalı muhalefet öbür yanda; tıkandık kaldık.
İktidar, seçmen örgütlülüğü ve oy kapasitesi bakımından anahtar parti konumundaki HDP’yi ezip fiilen yok etmeye çabalarken muhalefetten doğru dürüst ses çıkmıyor. HDP’yi partiden sayıp yanlarına alsalar mı almasalar mı, tereddütler içerisindeler. Başka şansları varmış gibi.
Tıkanıklığı açmayı sağlayacak zorlu temasları, tartışmaları, çekişmeleri, itişmeleri, küsmeleri, barışmaları açık zihniyle, sağlam perspektifiyle, zekâsıyla, güvenilirliğiyle, enerjisiyle, kararlılığı ve güleryüzüyle aşabilecek siyasetçilerimiz var mı?
Tam da bu tarife uygun birini tanıyorum.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuSuriye, güvenlik ve 15 milyon bağımlı… 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANLeyla Zana vakası bir gösterge. Ama neyin? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa Karaalioğlu‘Entegre strateji’ varsa, niye tek yönünü görüyoruz? 25.12.2025 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanKomisyonda uzlaşma çıkmazsa süreç yine de ilerler mi? 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Doğu ErgilGüvenlikten kimliğe, inkârdan yurttaşlığa 24.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİSekülerleşme sorunu veya Müslümanlar nasıl modernleşecek? 23.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayPax Americana sonrası Almanya: Yeşil dönüşümden askeri Keynesçiliğe 21.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KirasAK Parti hariç herkes CHP 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNKüfürbazlar ve ötesi 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarThank you Ahmed 19.12.2025 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselPara politikasında sınav zamanı 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakNüfusumuz dibe vururken! 18.12.2025 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKEN"O Yıl", hangi yıl? 15.12.2025 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRBu durumda AİHM yetkilileri de Trump’tan yardım istesin… 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞEntelektüel üretimin kaybı-Rejimin vesayeti-Siyasetin iflası 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berrin Sönmezİktidar politikası ters mi tepiyor, tersine mi işletiliyor? 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENGüney Amerika’da büyüyen gölge 13.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrta sınıf nereye gitti? 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANBahis oynayan bakan kim?.. CASUS KİM?.. 12.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpHissedilemeyen büyümenin anatomisi 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKİmralı için CHP’yi sıkıştırmaya gerek var mı? 5.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRPOLEMİK SENDROMDA 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYTürkiye İçin Irak Peşmergeleri Sorun Olmuyor da Rojava neden Sorun! 4.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKEve siyaset için dönüş öncesi bir mıntıka temizliği gerek 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMABD’de bir şeyler oluyor: Nick Fuentes 30.11.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP modernizmi ve faşizmi... 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Ali TürerÇÖZÜM, BARIŞ VE KARDEŞLİK GETİRECEK Mİ? 23.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDEN"Arananlar" zulmü ne zaman son bulacak? 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYAİmamoğlu'na istenen 23 asırlık tarihi ceza: Roma İmparatorluğu kurulduğunda hapse girseydi hala ceza 14.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunYazmak, ciddi bir iştir 28.09.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNÖcalan, Erdoğan’a “Seni yine başkan yaptırırız” sözü mü veriyor? 11.09.2025 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANTürkiye’de ve Yunanistan’da Aleviler – Yeni Bir Tablo 1.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakKadife eldiven zamanı 10.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Selami GÜREL“Adı belirsiz” süreç hızlı ilerliyor 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELOtoriter Nasyonal-Kapitalizmin Yeni Eşiği: II. Trump Devri 5.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKAna muhalefet lideri Akşener mi olacak? 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARSavaş notları 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları



































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024