Ümit KIVANÇ
Propaganda aygıtı amiral gemisi TRT’nin, “fetih medeniyeti” gazlaması Fatih Sultan Mehmet dizisini izlemeye çağıran sosyal medya reklamları mütemadiyen karşımızda. Şöyle bir alıntıyı münasip görmüşler, işitir işitmez ekran başına koşmamız için: “Kan dökmeye gelince biz kutlu bir ülkü için yola çıktık. Bu uğurda değil gafillerin değil hainlerin, cihanın şah damarını keseriz!”
Bütün padişahların bu şekilde konuştuğunu sahiden düşünüyorlar mı, bu işleri yapanlar? İnanmak zor. Padişah, Devlet Tiyatrosu cilasının yanında pastel boya gibi kalacağı TV dizisi nikelaj-kromajıyla kaplı, göğsü din ve millet uğruna kahramanlık ateşiyle harlanan kahraman edâsıyla konuşur ve gerçekte olsa karşısındakilere sultana üç harflilerin musallat olduğunu düşündürüp vüzerâyı telaşa sokacak bu hamasî efelenmelerle askerî sefere, küffarı cehenneme gönderir mi sanılıyor? Manyak mı yahu padişah! Bundan geçtik, yeteneği küçük yaşında çizdiği başarılı desenlerden belli, -gerçi tedbir ve tecziye hususunda şiddetin müsbet tesirini de erken yaşta öğrenmiş, fakat- zamanına göre gayet geniş görüşlü devlet adamı, ağzından çıkmamış sözler Latin harfleriyle soldan sağa dizilirken aralarına konacak virgüllere bile dikkat edilmeyeceğini aklına getirir miydi, getirse tâ o zamandan tedbirini almaz, virgül bilmeyeni her türlü neşriyat merkezinden -ve herhalde şu fânî dünyadan- bir an evvel uzaklaştırmaz mıydı, kellesi bedeninden ayrılmış vaziyette; heyhat!..
Virgülleri boşverelim. Sözler, her gün onlarca, bazen yüzlerce insanın canını alan, bombayla bebek kafaları koparan, bedenler parçalayan, on-yirmi kişilik aileleri topluca ortadan kaldıran saldırgan devlete petrol akıtmaya, mal ihraç etmeye devam eden birilerinin televizyonu için fazla iddialı değil mi?
Sorsan, bunların hem geçmişe ait hem de kurmaca olduğunu öne sürecekler. Ha, tamam o zaman; yersen! Hepimiz biliyoruz ki, ortada geçmişe ait bir durum yok. Bütün bu diziler Türk-İslâmcı, milliyetçi, ırkçı bir ideolojinin pompalanması için yıllardır yürütülen sistematik faaliyetin koçbaşları. Hem tarihi hem bugünün insanlarının ruhlarını, zihinlerini paramparça etmek, eğri büğrü kılmak pahasına. Olabilecek en kötü, en kirli yollarda kullanılan iktidar araçları.
Bu yüzden, sorarlar adama: Kılıcın damarı kesiyor da boruya mı gücü yetmiyor, bre melun?
Neyse, tez geçelim asıl mevzumuza; buralarda eğleşmek bize göre değildir, bre gafiller! (Aslında hepimiz hep böyle konuşsak belki hoş olurdu, bilemedim.)
“Bizimki fetih medeniyeti” sloganında ifadesini bulan, hayırlı hiçbir işe yaramaz, çarpık ideoloji pompalamasıyla uğraşmıyorum şu anda. Burada uyandırılan imajın gerçeklikle ilişkisinden hareketle, en yaygın ve sağlam yerli-millî hasletimiz haline gelen ikiyüzlülüğe lafı getirmeye uğraşıyorum. Riyakârlığın böylesine yerleşik, silinmez erimez, yaygın hale gelişi, kök salışı, dünyayla, hayatla ilişki kurmanın, âdetâ varoluşunu tanımlamanın temel unsuru oluşu, üstüne üstlük, bu durumun neredeyse hiç özel olarak sorun edilmeyişi, bir insan topluluğu hakkında ne gibi fikirler verir? Konuş, melun, söyle!
Köhnemiş laflarla ahlâk söylevleri veren marjinal tarikat vaizi gibi görülmek pahasına konuşacağım. “Ahlâkî”nin sanıldığından kat kat geniş kapsayıcılığını şimdilik hesaba katmasak dahi mesele yalnız ahlâkî değil. Aklı fikri de etkiliyor. Hem içten bozuyor hem şekillendiriyor. Olan bitene yaklaşım ve alınan-alın(a)mayan tavırlar da bu “yaklaşım riyakârlığı”nca şekillendiriliyor.
Yaklaşımın riyakârı olur mu? Oluyor. Tabiî riyakârlık gibi içsel kuvvetler, akılla mantıkla ilgili mevzularda kendi kimlikleriyle sahne alamadıklarından, tutarsızlık, bilinçli idraksizlik (görmezden gelme), çarpıtma, saptırma ve türlü manipülasyon sûretinde geliveriyorlar sahneye. Birileri düpedüz, aç-susuz bırakmak gibi tamamen adice yöntemler de kullanılarak sürdürülen soykırımı “ama Hamas…” kaçamağıyla aklamaya çalışıyor. Birileri, Hamas’ı ayırıp Filistinlileri savunmaya kalkarsa yarın öbür gün başka müsellah örgütlerle başka halkların konumu hakkında da ezberlerini bozması gerekeceğini düşünüp kendini İsrailli ırkçıların yanında buluveriyor. Ve bir bakıyor ki, o korktuklarının bir kısmı da orada! Başkaları, tam yüreklere ferahlık, vicdanlara huzur veren anti-emperyalist cephede, yerinden kıpırmadan bir defa daha haklı çıkmanın keyfini çıkaracakken, “Direniş Cephesi”nin esas oğlanının, kendi ülkesinde mütemadiyen vinçlere insan asan bir zorbalık rejimi olduğunu hatırlayıp duraksıyor, fikrinin sorulmayacağı yere kaçıyor. Beriki, arabasının arka camına Kudüs’lü poster koyup İsrail’in şehit ettiği din kardeşlerimiz için gözyaşı dökmeye gidecekken, son şehitler arasında Suriye’de din kardeşlerini şehit edenlerin de bulunduğunu düşünüp geri dönüyor.
Hepimizin aklının, vicdanının bir köşesine yerleşen, oradan boyuna etrafı tırtıklayan, çimdikleyen, kendini unutturmayan, bizim gibi aktarıcıların gece gündüz takip etmek zorunda kaldığı kötü cin, hayatımıza sadece dehşet ve acılar getirmedi; kişilik bölünmelerimizi derinleştiriyor, yarıklar açıyor, hakikat ve adalet gibi sağlam ölçütlerden yoksun olmanın mânâsını öğretiyor.
Yayılmacı, ırkçı, faşizan bir çetenin hükmettiği İsrail devleti, hiçbir hukukî, insanî sınır ve teamül tanımaksızın, “aşağı ırk” saydığı düşmanlarını yok ederek Lebensraum’unu (Hayat Alanı) güvenli şekilde kurmaya çalışıyor. Bunun için, önceden -çoktan!- hazırlanmış planlarını uygulayarak, kendi dışında herkesin Filistin saydığı toprakları (Gazze, Batı Şeria) ve Lübnan’ın bir kısmını yerleşik sâkinlerinden arındırarak, yani önce insansızlaştırarak, sonra kendi halkını -tercihen saldırgan silahlı faşizan çeteler halinde iş gören “yerleşimci” örgütlerini- oralara yerleştirmeyi planlayarak -hattâ kısmen şimdiden bir yandan yerleştirerek-, yani etnik temizlik yaparak, daha büyük bir İsrail kurmaya uğraşıyor. Bu plan, mevcut ve potansiyel düşmanlarının imhasını, tahribini, iş göremez hale sokulmasını da içerdiğinden, harekâtı yalnız toprak işgali ve ilhakıyla sınırlı değil. Başka ülkelerin içlerinde de cinayetler işlemesi, katliamlar yapması, altyapıyı tahrip etmesi, kendi yerleşmeyecek olsa da oraları yaşanamaz hale getirmesi gerekiyor. Bu bütünlüklü harekât, Gazze’nin, bilahare Batı Şeria’nın ve ardından Güney Lübnan’ın boşaltılması amacıyla, mümkünse tehciri -etnik temizliği-, olamıyorsa, şartlar elverdiği ölçüde soykırımı zorunlu kılıyor.
Bu tarif ve tasvire olguya-veriye dayalı itirazın mümkün olduğunu sanmıyorum (umursamıyorum da, doğrusunu isterseniz).
Durumu daha berbat kılan, İsrail’e engel olabilecek yegâne güç ABD’nin bu süreçte tamamen işbirlikçi, dolayısıyla fiilen teşvikçi konumunu yeğlemesi. Üstelik demokrasi, hak-hukuk vs. dendiğinde haliyle ilk akla gelen -veya yakın zamana kadar böyle olan- gelişmiş Batı ülkelerinde iktidar makamlarını işgal eden siyasetçilerin de soykırım ve etnik temizliğe arka çıkmaktan rahatsız olmayışları, rahatsızlık şöyle dursun, Filistinliler lehine söz söylemeye kalkana dünyayı dar eden gözü dönmüşlük içerisinde neredeyse İsrail’le beraber seferberliğe kalkmaları. Şu anda dünyanın çeşitli yerlerinde, özellikle Afrika’da (Sudan, Etyopya…) süren ve olabildiğince kenarda köşede kalmalarına -“dünya”ca- özen gösterilen katliamlar ve etnik temizlikler gibi, Filistinlilere yönelik imha harekâtının da Batı âleminin muhayyilesinde kendi hayat düzenleri açısından korkutucu “göçmenler” motifiyle (tehlikesiyle, belasıyla) yanyana geldiği -ve bir tür “ikinci sınıf insanlık” anlayışıyla ilişkilendiği- anlaşılıyor.
Öte yanda, “İslâm âlemi” denen hayalet ile “Körfez ülkeleri”, “Arap devletleri” gibi başlıklar altında şahsiyet kazandırılmaya çalışılan birtakım hayalî varlıklar, sahnenin kuytu köşelerinde kıpraşıyorlar. İddia edebilirim ki, istisnasız bütün “bölge” muktedirlerinin gönlünden geçen, bir sabah kalktıklarında Filistinlilerin topluca buhar olup uçmuş bulunduğunu görüp sevinmektir. Filistinli mültecilerin tam anlamıyla eşit yurttaşlar sayıldığı, her bakımdan eşit muamele gördüğü neresi var? Suudi Arabistan’ın fiilî hükümdarı olan katil, hepsinin kafasındakini açık açık söyledi: “Filistinliler şahsen benim umurumda değil,” dedi. “Lâkin halkımın umurunda, o yüzden, işte, bişeyler de yapmamız lazım, falan…” Şunu da eklemeli: Bizim “icabında cihanın şah damarını keseriz”ci riyakârlar gibi, Hamas’ı kan döktüğünde, Hizbullah’ı -özellikle!- şehit olduğunda seven, “kardeşimiz Heniye”ci bir dindaş tayfası var, çeşitli ülkelerde. Bunlar için de “Filistinliler”, birçoğu laik, bazıları Hıristiyan, bir toplumun ruhunu bozup posasını çıkarabilecek o zulme, ezilmeye rağmen dünyaya açık, kendini yetiştirmiş, becerikli insanı bol bir topluluk değil, sanki kendileri adına küffarla dövüşmekle yükümlü Sünni gladyatörler.
Filistinlilere çoluğuyla çocuğuyla onyıllardır zulüm altındaki bir insan topluluğundan değil de attığı her adımı bizim kıstaslarımıza göre doğru kılmakla yükümlü öğrenci derneğinden sözediyormuşuz gibi yaklaşan “Direniş Ekseni” taraftarlığı tavrı da beri tarafta, çok ciddî ayrı mesele.
Bunlara biraz daha yakından bakalım da görelim, derdimiz hakikat ve adalet mücadelesi olmayınca, herkesin işleri nasıl zorlaşıyor…
“Bizimki fetih medeniyeti” ekolünün Fatih gazlamalarıyla uyandırmaya çalıştığı hevesler mazallah sahiden uyanırsa ne olur? Azeri petrolünün hali nic’olur, ulan gafiller! (‘Ulan’ı ben ekledim, padişahın orijinal repliğinde yok.) Kardeşimiz Heniye hakkın rahmetine kavuştu, elinde silahıyla Sinvar her müsamerede tam da kardeşimiz sayılamıyor. Yine de Hamas tamam, fakat Hizbullah’ı ne yapacağız? Bazı kardeşlerimiz bu kardeşlerimiz öldürüldüğünde lokma dağıtıyor!? Peki ya solcu, laik Filistin örgütleri falan çıkarsa yine sahneye, onlar da kardeşimiz mi olacak? Filistinli mülteciler meselesi ayrı bela. Lübnan’dan Suriye’ye geçen ahaliye Suriyeli mi Filistinli mi denecek, ne denecek bu insanlara? Ya şimdi TSK denetimindeki yerlere geçerler de arıza çıkarsa? Bir de bakmışsınız, “Suriyeliler” temalı ırkçılığa “Filistinliler” temalı bir başkası eklenmiş, Türkiye’nin aydınlık karanlık bütün yüzleri peşpeşe dizilivermiş, “siyaseten söylüyoruz, kusura bakmayın” kuyruğunda. (Zaten İsrail de siyaseten öldürüyor, yoksa asil Fars halkıyla problemi yok.) Böyle bir durum gerçekten yerli-millî birlik-beraberliği de pekiştirebilir. Şu görünmeyen ama dipte varolan ittifakı. Çomağı sokun o bir karışlık delikten, bakın ne muazzam bir hacim var içeride, günlük küçük ve bildik büyük faşizmlerin cirit attığı. Meselâ deyin ki: Şu “İsrail’in durdurulması gerek” lafının eksik öznesi kimdir, kimlerdir? Kim(ler) durduracak? Meselâ biz durduralım mı? Düşünsenize: İMTD (iki millet-tek devlet) petrolünden, ihracattan, bazı kardeşlerin öbür kardeş öldürüldü diye dağıttığı lokumlardan, “Mehmetçik Arapları mı kurtaracak!” hezeyanlarına, neye uğradığını anlayamadan aynı safta toplanmış ahali!.. Be hey melunlar!..
(NOT: Muhterem okurlar, bu yazı biraz kapalı oldu. Fakat açık hali insan içine çıkacak gibi değildi, ben kapattım. Mâzur görün.)
Yazarlar
-
Taha AkyolÖzerk üniversite? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENTürkiye adına şık görüntüler değil 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞUR"Aynılar aynı yerde ayrılar ayrı yerde” iyi mi oldu? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUKomisyon raporu yazılamıyor… Sebep ne? 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANİçimizdeki Osmanlıya çok iyi gelir... 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezGürlek’ten ekranda iddianame savunmasıyla ‘önyargılama’ 15.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları
-
SİBEL HÜRTAŞCHP programı halka ne vadediyor? Nasıl bir parlamenter sistem? 9.12.2025 Tüm Yazıları
-
Galip DALAYOrta Doğu, Trump Amerika’sına Uyum Sağlıyor 3.12.2025 Tüm Yazıları
-
Zekeriya KurşunDağıstan Cumhuriyeti ve Ayna Gamzatova 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Sezin ÖNEYŞu meşhur “İznik Konsili” 1.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fikret BilaAK Parti çekingen 26.11.2025 Tüm Yazıları
-
Necati KURÇOCUK HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ 19.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zeki ALPTEKİNEmeğin Sosyolojisi ve Kapitalizmin Geleceği: Marx vs. Marx 16.11.2025 Tüm Yazıları
-
Mehveş EVİNYerel yönetimlerle işbirliği kültür politikası için hayati 13.11.2025 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZÇÖZÜM SÜRECİ KOMİSYON VE EKMEN 12.11.2025 Tüm Yazıları
-
Zülfü DİCLELİKeşke… 4.11.2025 Tüm Yazıları
-
Etyen MAHÇUPYANKemalizm mi daha ‘iyi’, (Yeni) İttihatçılık mı? (3) 25.10.2025 Tüm Yazıları
-
Hasan Bülent KAHRAMAN‘Parlak gelecek’ ve sol gelecek... 12.10.2025 Tüm Yazıları
-
Metin Karabaşoğluİnsanların devletlerle savaşı 9.10.2025 Tüm Yazıları
-
İlnur ÇEVİKTrump’ın dünyasına hoşgeldiniz… 3.10.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ata UÇUMTERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE GEÇİŞ SÜRECİ! 14.09.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan AKSAYPutin, Trump’ı parmağında oynatmaya devam ediyor 17.08.2025 Tüm Yazıları
-
Gülçin AVŞARSorumluktan kaçmak umuttan kaçmaktır 12.08.2025 Tüm Yazıları
-
Alper GÖRMÜŞZora girmiş bir anlatı: “ABD emperyalizminin değişmez stratejik hedefi bağımsız Kürt devleti” 1.08.2025 Tüm Yazıları
-
Abdullah KıranYeni süreç ve Suriye denklemi 27.07.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan AKTAŞTahran bir kez daha bombalanırken 23.06.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın SelcenDemokrasiye giderken cumhuriyetten olmak 17.06.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet ÖZTÜRKÇetin Uygur bir kitaba sığar mı? 10.05.2025 Tüm Yazıları
-
Yüksel TAŞKINİktidar milli iradeyi “tapulu arazisi” sandığı için büyük bir bedel ödeyecek 22.04.2025 Tüm Yazıları
-
Ayhan ONGUNDEMOKRATİK EĞİTİM MÜCADELESİNE ADANMIŞ YAŞAMLAR 21.04.2025 Tüm Yazıları
-
Pelin CENGİZTrump’ın yeni vergileri diye yazılır, ‘post modern merkantilizm’ diye okunur 7.04.2025 Tüm Yazıları
-
Cennet USLUİktidar neden umduğunu bulamadı? 2.04.2025 Tüm Yazıları
-
Hayko BAĞDATSokaklarda yükselen ses 28.03.2025 Tüm Yazıları
-
Halil BERKTAYPKK ve Türk solcuları (4) “Dağlarında gerilla var memleketimin” 16.03.2025 Tüm Yazıları
-
Haluk YurtseverKaosta 'hegemonya' arayışı 11.03.2025 Tüm Yazıları
-
Arzu YILMAZHodri Meydan 10.03.2025 Tüm Yazıları
-
Aydın ÜnalParti ve iktidar 25.02.2025 Tüm Yazıları
-
Ümit KIVANÇİç duvarlar 10.02.2025 Tüm Yazıları
-
İhsan DAĞIİmamoğlu nasıl kurtulur? 1.02.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal ÖZTÜRKKürt meselesindeki psikolojik bariyerler 17.01.2025 Tüm Yazıları
-
Münir AKTOLGABATI’DAN FARKLI BİR ÖRNEK OLARAK TÜRKİYE’DE VE ARAP ÜLKELERİNDE DEVRİMCİ DÖNÜŞÜM DİYALEKTİĞİ... 16.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cenk DoğanÜRETİCİLERE İLK OLARAK KOOPERATİF LAZIM 4.12.2024 Tüm Yazıları
-
Cevat KORKMAZFiller ve Çimen... 22.11.2024 Tüm Yazıları
-
Tuncer KÖSEOĞLUTamirhanelere giden toplar… 4.11.2024 Tüm Yazıları
-
Ayşe HÜRDevletin Muhteşem Örgütlenmesi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu 9.09.2024 Tüm Yazıları
-
Ferhat KENTEL“Maarif” marifetiyle yeni “makbul vatandaş” kurma çabaları 26.07.2024 Tüm Yazıları
-
Banu Güven“Bozkurt” Almanya’da sahaya indi 4.07.2024 Tüm Yazıları
-
İBRAHİM Ö. KABOĞLUDevlet ve yürütme kaç başlı? 27.06.2024 Tüm Yazıları
-
Gürbüz ÖZALTINLICHP’nin normalleşme politikası Erdoğan’a mı yarar? 21.06.2024 Tüm Yazıları
-
Oya BAYDARBir yazamama yazısı 14.06.2024 Tüm Yazıları
-
Bayram ZİLANAK Parti’de değişim gecikiyor mu? 4.06.2024 Tüm Yazıları
-
Soli ÖzelBetül Tanbay'ın gözünden "Gezi"nin tarihi 30.05.2024 Tüm Yazıları
-
Reha RUHAVİOĞLUTürkiye’de Kürtçenin Durumu: Gidişat, İmkânlar ve Fırsatlar 18.05.2024 Tüm Yazıları
-
Atilla AytemurBingöl Erdumlu Kitabı: Film gibi hayat* 24.01.2024 Tüm Yazıları
-
Şahin ALPAY"Ergun Abi"ye veda 10.11.2023 Tüm Yazıları
-
Ahmet ALTANYüzyıllık cumhuriyet başarılı mı başarısız mı? 29.10.2023 Tüm Yazıları
-
Levent GültekinDin, insanları kardeş yapar mı? 26.09.2023 Tüm Yazıları
-
Ayhan AKTARŞair Roni Margulies’in ardından… 7.08.2023 Tüm Yazıları
-
Ceyda KaranBiden ve iki cephede birden yenilgi 30.06.2023 Tüm Yazıları
-
Orhan Kemal CENGİZMuhalefetin sınavı asıl şimdi başlıyor 1.06.2023 Tüm Yazıları
-
Roni MARGULIESMutlu bitmiş bir göç öyküsü 20.05.2023 Tüm Yazıları
-
Burhanettin DURANTarihi Yol Ayrımındaki Kritik Seçim 6.05.2023 Tüm Yazıları
-
Celal BAŞLANGIÇKendini kurtarmak için Erdoğan, Erdoğan’ı reddedecek! 14.04.2023 Tüm Yazıları
-
Ergun AŞÇIErsagun Hanım 5.03.2023 Tüm Yazıları
-
Uğur Gürses‘Dolambaçlı katlı kur’ yolunda 23.01.2023 Tüm Yazıları
-
Besim F. DellaloğluMesafenin Sosyolojisi 16.12.2022 Tüm Yazıları
-
Hidayet Şefkatli TUKSALKur’an kurslarında yatılı eğitim ve çocukların korunması 15.12.2022 Tüm Yazıları
-
Nergis DemirkayaAltılı Masa ortak yönetim planı: Her partiye bir yardımcı bir bakan 17.11.2022 Tüm Yazıları
-
Nabi YAĞCIŞaşıyorum gerçekten… 24.10.2022 Tüm Yazıları
-
Berin UYARONLAR İÇİN... 12.09.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim UsluSeçmen yolsuzluğu önemsiyor mu? 9.09.2022 Tüm Yazıları
-
Hasan GÜRKAN“SEVMEK YİNE DE BİR SARRAF İŞİDİR, YERYÜZÜ KİTAPLIĞINDA” 18.08.2022 Tüm Yazıları
-
Oktay Cansın EMİRALSAVAŞ VE ZAMAN 7.08.2022 Tüm Yazıları
-
Özgül Üstüner COŞKUNİnceden 5.07.2022 Tüm Yazıları
-
Barış SoydanGıda Komitesi’nin ve enflasyonla mücadelede başarısızlığın acıklı öyküsü 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Namık ÇINARBir toplumun geri kalma inadı 21.06.2022 Tüm Yazıları
-
Mehmet BARLASAnkara’yı sel aldı 14.06.2022 Tüm Yazıları
-
Atilla YAYLAKanunlar ve fiyatlar 10.06.2022 Tüm Yazıları
-
Fatma Bostan ÜNSALBu kez Günah Keçisi SADAT mı? 23.05.2022 Tüm Yazıları
-
Kübra ParSessiz İstila belgeseli ve sığınmacı meselesi 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Yavuz BAYDARİmamoğlu olayı ardından: ’Altılı Masa’ bir ortak aday çıkarabilecek mi? 9.05.2022 Tüm Yazıları
-
Ergun BABAHANTürkiye’nin patlamaya hazır yeni kırılma hattı: Suriyeliler 22.04.2022 Tüm Yazıları
-
Kemal BURKAYİSVEÇ DEMOKRASİSİ VE KURAN YAKMA OLAYI… 17.04.2022 Tüm Yazıları
-
Tarık Ziya EkinciGAZETECİ AYDIN ENGİN VEFAT ETTİ 24.03.2022 Tüm Yazıları
-
İbrahim KaragülBu bir Avrupa savaşı ve çok uzun sürecek. -Batı, Türk-Rus savaşı istiyor! 1.03.2022 Tüm Yazıları
-
Aydın ENGİNBir MHP’nin 2. Başbuğ’undan, bir benden 7.02.2022 Tüm Yazıları
-
Nezih DUYGUMete Toksöyle (30 Mart 1954 - 02 Şubat 2022) 3.02.2022 Tüm Yazıları
-
Ahmet KARDAM28/29 Ocak Karadeniz Katliamı'nın 101. Yılı 1.02.2022 Tüm Yazıları
-
Muharrem SarıkayaOylardaki yükselişin ağırlığı 7.11.2021 Tüm Yazıları
-
Şevki ÇELİKCİKEMAL ARABACI 17.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin GürcanFırat batısı, Suriye, riskler, tespitler: Ufukta bir operasyon mu var? 13.10.2021 Tüm Yazıları
-
Metin MünirErkeğin kadını ezmesi 22.09.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AcetSon anketler ne diyor? 9.09.2021 Tüm Yazıları
-
M.Latif YILDIZKONYA KATLİAMI VE GAZETECİLİK MESLEĞİ ÜZERİNE 2.08.2021 Tüm Yazıları
-
Yasin AKTAYTaliban’ın inancıyla ters olma arzusu 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Süleyman Seyfi Öğün2023’e doğru Türkiye 26.07.2021 Tüm Yazıları
-
Cem SANCARHanımefendi diyeceksiniz 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Yusuf KaplanFetih ruhu ve rüyası 28.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ali AYDINİşsiz Kalan Antikorlar, Lanetli Pay ve Siyaset 17.06.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer F. GergerlioğluMuhafazakârlar çürümeye niye sessiz? 8.06.2021 Tüm Yazıları
-
Mustafa ÖztürkNiyet ve akıbet 29.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ayşe BöhürlerTarih büyük harflerle yazılmaz 28.05.2021 Tüm Yazıları
-
Gazi BAŞYURTBir zamanlar sayılamazdık parmak ile, şimdi eksiliyoruz birer birer… 25.05.2021 Tüm Yazıları
-
Ömer Ahmet ÖZERENBİR 1 MAYIS Anekdotu… 10.05.2021 Tüm Yazıları
-
Osman CAN24 Nisan 1915: Kardeşimin Cenazesini Kaldıramadım Hala! 29.04.2021 Tüm Yazıları
-
Verda ÖZERBırak artık eski normali 28.04.2021 Tüm Yazıları
-
Vedat BilginSistem değişti de ne oldu! 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Kurtuluş TAYİZPandemide Erdoğan'ı devirme planı çöktü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali Saydam23 Nisan ‘Çocuklara Hürmet’ Günü 22.04.2021 Tüm Yazıları
-
Ali TarakçıZEVZEK'in asıl amacı Montrö değilmiş! 17.04.2021 Tüm Yazıları
-
Burak Bilgehan ÖzpekVesayet Nedir, Nasıl Kurulur, Niçin Çöker? 16.04.2021 Tüm Yazıları
-
Firuz TÜRKERDARBE GİRİŞİMİNE HAZIR OLMAK 4.04.2021 Tüm Yazıları
-
Yıldız RamazanoğluYeni metin ne söyleyecek? 25.03.2021 Tüm Yazıları
-
RAGIP DURAN'Bir tek kişinin otoritesi suçtur!' 22.03.2021 Tüm Yazıları
-
Sevilay YALMANMesele Gergerlioğlu meselesi değil! 19.03.2021 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKBACAKİZMİT KÖRFEZİ YAKIN, DENİZ BİZE ÇOK UZAK! 17.03.2021 Tüm Yazıları
























































































































































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
31.01.2025
30.12.2024
24.12.2024
15.12.2024
1.12.2024
15.11.2024
21.10.2024
7.10.2024
22.09.2024
5.07.2024