Vahap COŞKUN
ABD, Nisan 2017’de Han Şeyhun’da kimyasal silah kullanan Suriye rejimini vurmuştu. Zehirli gazı taşıyan uçağın kalkış yaptığı belirtilen havalimanına 59 füze atılmıştı. Trump, bu saldırının gayesinin “ölümcül etkisi olan kimyasal silahların kullanılmasını ve yayılmasını engellemek” olduğunu belirtmişti.
Aradan tam bir yıl geçtikten sonra ABD, bu sefer Fransa ve İngiltere ile birlikte Suriye’yi bir kez daha hedef aldı. Gerekçe, Esed rejiminin Duma’da kimyasal silahlara başvurmasıydı. ABD ve müttefiklerinin ortak operasyonu, geçen yıl ABD’nin tek başına yaptığı operasyona nazaran daha büyük oldu. Lakin -bir önceki yazıda da belirtildiği üzere- sınırlı bir şekilde gerçekleştirildi.
Davul ve zurnayla operasyon ilanı
Zira operasyon kısa sürdü. Bir kereye mahsus yapıldığının altı çizildi. Rusya ve İran’ın Suriye’deki tesislerinden uzak durdu. Rejimin bütün askeri kapasitesini değil yalnızca kimyasal silahların üretilmesini ve kullanılmasını sağlayan merkezlere odaklandı.
ABD’nin bu son vuruşunun Esed yönetimi üzerinde ciddi bir etkide bulunmadığını belirtmek gerekir. Çünkü operasyonun yapılacağı, tabiri caizse, davul ve zurnayla ilan edildi. Herkes gibi Esed de bir operasyonu bekliyordu. Bunun için gerekli hazırlığı yaptı ve vurulması muhtemel tesislerini önceden boşalttı.
Keza operasyon Rusya ve İran’ın Suriye’deki varlığına da tesir etmedi. Rusya ve İran’ı da hedefleyecek bir saldırı, Suriye’de işleri daha da içinden çıkılmaz hale getirecekti. Müttefikler buna yol açmamak için bu iki ülke ile sıcak bir çatışmaya neden olacak bir hareket yapmaktan kaçındılar. Operasyon sınırlı ve dikkatli bir biçimde icra edildi; böylece Rusya ve İran’ın cevabının diplomatik alanda kalması sağlandı, doğrudan bir askeri karşılık vermelerinin önüne geçildi.
Ağır bombardımanlara devam
Dar kapsamlı operasyon rejimin varlığını mümkün kılan askeri alt yapıya büyük bir darbe vurmadı. Esed’in iktidarını sarsmadı. Operasyonun neticesinde Suriye yönetiminin askeri imkân ve kabiliyetlerinde büyük bir değişim yaşanmadı. Gücünün büyük oranda muhafaza eden Esed de çizgisini değiştirmedi ve kaldığı yerden devam etti.
Nitekim Esed Doğu Guta’da kontrolü tamamen eline geçirdikten sonra güçlerinin bir kısmını muhaliflerin denetimindeki diğer bölgelere kaydırdı. Rejimin yeni Hama ve Humus oldu. Hama ve Humus’un kırsalını havadan ve karadan ağır bombardıman altında tutan Esed güçleri, muhalif gruplar karşısındaki ilerleyişini sürdürdü.
Hülasa eğer amaç Esed’in kimyasal silah potansiyeli ortadan kaldırmak ve onu caydırmak ise, operasyon bu amaçlara ulaşmadığını belirtmek lazım. Operasyon ne Suriye’deki mevcut dengeleri yerinden oynattı ne de Esed’in izlediği hatta bir değişiklik yarattı. Dolayısıyla sonuçları itibariyle ele alındığında operasyonun bir göz boyamadan ibaret olduğu söylenebilir.
Rusya’nın psikolojik üstünlüğüne çizik
Göz boyama, madalyonun bir tarafı. Madalyonun diğer tarafında ise gözdağı var; gözdağının muhatapları ise Rusya ve İran. Bir kere üç büyük Batılı devletin ortak operasyon yapması, Rusya’nın Suriye’deki psikolojik üstünlüğünün üzerine kalın bir çizik attı.
Trump, “Rusya yanlısı” ithamlarına karşın selefi olan başkanlar kadar azılı bir “Rusya karşıtı” olabileceğini cümle âleme duyurdu. İngiltere “casus krizi”nedeniyle karşı karşıya geldiği Rusya ile olan hesabını Suriye’de gördü. Fransa, Suriye’de olduğunu ve bundan sonra da daha güçlü bir tarzda olacaklarının mesajını verdi.
Yani üçlü blok, Rusya’ya sahada tek başına at koşturmasına müsaade etmeyeceğini gösterdi. Batılı büyük güçler, Suriye’nin yeniden tanziminde ve inşasında Rusya’nın mühim bir rolünün olduğunu biliyor ve kabul ediyorlar. Ancak bunun da hudutları var. Eğer bu hudutlar zorlanır ya da ihlal edilirse bugün olduğu gibi yarın da müdahale edeceklerini ve duruma göre müdahalenin dozunun artabileceğini Rusya’ya -lisan-ı münasiple- bildiriyorlar.
İran’ı hizaya getirmek
İran da gözdağının muhatabı; hatta İran’ın muhataplığı Rusya’ya oranla daha öncelikli. Ortadoğu’da yürüttüğü yayılmacı siyaset nedeniyle İran’a karşı kaşların daha fazla kalkmış vaziyette. İran’ın alan genişletme çabaları hem İsrail’i Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri eksenini hem de Türkiye gibi bölgenin diğer ülkelerini rahatsız ediyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde Batı, gerek İsrail’in güvenliğini sağlamak ve gerek bölgedeki müttefiklerinin menfaatlerini korumak adına İran’ı dizginleme çabalarını artıracaktır. Kısa vadede direkt İran’a dönük bir atak olmasa da İran’ın Ortadoğu’daki nüfuz alanlarına dönük baskının artması beklenebilir.
Tahran’a yakın ve onun güdümünde olan unsurlara askeri, diplomatik ve ekonomik karakterli komple bir basınç uygulanabilir. Böylece etki sahası daraltılarak İran’ın hizaya çekilmesi sağlanır. Suriye’ye yapılan operasyonun en çok İran’ı telaşa düşürmesi boşuna olmasa gerektir.
*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları











































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025