Vahap COŞKUN
Türkiye’de toplumsal gündemin merkezini ekonomik sorunlar oluşturuyor. Çok zor geçeceği düşünülen bir kış mevsiminin öncesinde toplum en fazla geçim sıkıntısı, işsizlik ve yoksulluk gibi konuların üzerinde duruyor, en çok bunları konuşuyor. MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi de “Türkiye’nin Nabzı: Ekim 2021” başlıklı araştırmasında, ekonomik durumu kapsamlı olarak inceliyor ve ekonomik sorunların siyasete tesirini tartışıyor.
Halkın % 62’sine göre Türkiye’nin en önemli sorununu ekonomi/işsizlik oluşturuyor. Gıda harcamalarını karşılayamayan % 18’lik kesim, açlık sınırının altında yaşıyor. % 54’ü gıda ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Temel ihtiyaçlarını karşılayamayanların oranı % 29, sadece beslenme ve barınma gibi en temel ihtiyaçlarını temin edebilenlerin oranı % 53. Kışın ısınmak için kullanacağı kömürün ve doğalgazın alımında zorlanacakların oranı % 82’yi buluyor. % 16, bu konuda bir zorluk yaşamayacağını belirtiyor. % 54 elektrik ve su faturalarını ödemekte çok zorlanacağını, % 27 ise biraz zorlanacağını belirtiyor.
“Halk yeterli düzeyde besleniyor mu?” sorusuna % 42 müspet cevap verirken % 58 menfi cevap veriyor. % 37 hayat pahalılığının dayanılmaz boyutlara ulaştığını, % 35 çok zorlandıklarını, % 22 hayat pahalılığı karşısında zorlandıklarını ama durumun dayanılamayacak gibi olmadığını ifade ediyor. Hayat pahalılığının olmadığını düşünenlerin oranı ise sadece % 5.
Kitlesel yoksulluk
Kitlesel bir yoksulluk tablosuna işaret ediyor bu veriler. Hem iktidar hem muhalefet partilerinin tabanlarında geçim sıkıntısına dönük şikâyetler artıyor. Faturaları ödemekte zorlandıklarını (“çok zorlanıyorum” ve “biraz zorlanıyorum”) söyleyenlerin toplamı AK Parti seçmenlerinde % 62, MHP seçmenlerinde % 60; bu oranlar İYİ Parti seçmenlerinde % 88, CHP seçmenlerinde % 90 ve HDP seçmenlerinde % 91 olarak çıkıyor.
Ekonominin kötü yönetildiğine dair büyük bir mutabakat var. Halkın % 80’ine göre ekonomi yönetimi kötü; iyi olduğunu düşünenler ancak % 16. Muhalefet partilerinin seçmenlerinin neredeyse tamamı ekonominin kötü idare edildiğini belirtiyor. İktidar partisi seçmenleri arasında aynı kanıyı paylaşanların oranı da çok yüksek. AK Partililerin % 60’ına, MHP’lilerin % 80’ine göre ekonomi kötü yönetiliyor.
Geleceğe dair umutlar zayıf; halkın % 69’u ekonominin daha kötüye gideceğine, % 13’ü de durumun değişmeyeceğine inanıyor. “Ekonomi daha iyiye gidecek” diyenlerin oranı % 15’te kalıyor. Partiler düzeyinde bakıldığında, iktidar partilerinin seçmenlerindeki karamsarlığın her geçen gün arttığı görülüyor. Hükümetin, ülkenin ekonomik sorunlarını çözebileceğini belirtenler % 28 iken, % 64 tam tersini düşünüyor. Kararsızlar arasında “hükümet ekonomiyi düzeltebilir” diyenler % 11 ile % 25 arasında; dolayısıyla iktidar ile kararsız seçmenler arasındaki mesafe de açılıyor.
İktidara inancı sarsılan seçmen için muhalefet de pek umut vaat etmiyor. Seçmenlerin ancak % 37’si muhalefetin ekonomide başarılı bir performans sergileyeceğine inanırken, % 55’lik çoğunluk muhalefetin sorunları çözemeyeceğini düşünüyor. İYİ Partililerin % 47’si, CHP’lilerin % 66’sı ve HDP’lilerin % 66’sı, muhalefetin çözüm üretebileceğini belirtiyor. Seçmenlerinin kendi partilerine duydukları güven oranının düşüklüğü, muhalefet partilerinin dikkate alması gereken bir husus.
Artık “yenilmez” değil
Ekonominin vaziyeti ve halkın buna ilişkin algısı, siyasi tablonun şekillenmesinde birinci derecede etkili oluyor. Erdoğan’a olan destek düşüyor. Cumhurbaşkanlığı seçiminde “Kesinlikle oyumu Erdoğan’a veririm” diyenlerin oranı % 29’a inerken “Oyumu kesinlikle Erdoğan’dan başka birine veririm” diyenlerin oranı % 48’i, “Erdoğan dışında birisi için oy kullanmayı düşünebilirim” diyenlerin oranı ise % 15’i buluyor.
Daha önceki araştırmalarda oyu düşse de Erdoğan’ın seçimleri kazanacağına dair bir seçmen hissiyatı dikkati çekiyordu. Bilhassa muhalif seçmenlerin önemli bir kesiminde, kendileri oy vermeseler de, Erdoğan’ın sandıktan galip çıkacağına dair bir hava vardı. Son iki ayda yapılan araştırmalarda bu havanın değiştiği gözlemleniyor. Erdoğan’ın seçimi kazanacağı beklentisi düşüyor, buna mukabil Erdoğan’ın kazanmayacağını söyleyenler çoğunluğa geçiyor.
Böylece Erdoğan’ın ve AK Parti’nin yenilmez olduklarına dair düşünce de giderek daha fazla geride bırakılıyor. Muhalif cenahta özgüven yükselirken, iktidar kanadında endişeler artıyor. Eğer önümüzdeki günlerde Erdoğan’ın seçimleri kaybedeceği algısı pekişir ve yerleşik bir kanaate dönüşürse, AK Parti’den başka bir partiye/partilere daha hızlı ve daha yoğun bir seçmen kayışı yaşanabilir.
Karizma krizi
İki çıkarım yapılabilir bu rakamlardan: Biri, bütün seçim başarılarını anlatmada anahtar bir kavram olarak başvurulan “Erdoğan’ın karizması”nın ciddi bir erozyon yaşadığıdır. Gerek iktisadi dertlere çare bulamaması ve gerek kriz anlarında (orman yangınları, seller) ortaya çıkan yönetim zafiyeti nedeniyle Erdoğan’ın karizması daha fazla sorgulanıyor. Ve netice olarak Erdoğan’ın onay ve beğeni düzeyi düşüyor.
İkincisi, iktidar kişiselleştiği ve bütün bir idare cihazının tek bir kişi tarafından kontrol edildiği algısı güçlendiği nispette, taraftarlık ve karşıtlık da kişiselleşiyor. Muhafazakâr blokun çatladığı ve iktidarın sosyal yaralara merhem bulamadığı bir ortamda, Erdoğan karşıtlığı muhalefet blokunu bir arada tutan bir yapıştırıcı işlevi görüyor. Muhalif seçmen, kendi partisini veya partisinin içinde yer aldığı ittifakı çeşitli açılardan yetersiz görse de, öncelikle Erdoğan’ı değiştirmek istiyor ve tercihinin şekillenmesinde Erdoğan’ı yenme isteği belirleyici bir rol oynuyor.
Geniş toplumsal kesimlerin taleplerini karşılamaktan uzak irrasyonel yönetim pratiği ve Cumhur İttifakı dışında herkesi ötekileştiren dışlayıcı politik söylem, muhalefet partilerinin bir taraftan daha kolay bir araya gelmelerini sağlarken, diğer taraftan da iktidar seçmenlerine ulaşma olanaklarını çoğaltıyor.
Hülasa geçmiş seçimlerde Erdoğan ve AK Parti lehine iş gören toplumsal kutuplaşma, bir iktidarı değerlendirmek için başvurulan bütün parametrelerin aşağıyı gösterdiği bu vasatta, artık AK Parti’nin aleyhine işliyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nuray MERTİslamcılık Öldü mü? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat BELGEYüzdük yüzdük 22.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BULAÇHakim sınıfın iki zümresi 11.12.2025 Tüm Yazıları












































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
19.12.2025
28.10.2025
8.09.2025
3.09.2025
27.08.2025
23.08.2025
19.08.2025
14.08.2025
5.08.2025
29.07.2025