Verda ÖZER
Ne nükleer anlaşmaymış. Tantanası aylar önceden başladı. Başkan Trump’ın İran’la 2015’te yapılan nükleer anlaşmayı iptal edip etmeyeceği normalde bu cumartesi belli olacaktı. Herkes nefesini tutmuş, 12 Mayıs’ı bekliyordu. Ne var ki Trump aniden bu kararı dün gece vereceğini açıkladı.
/* */
Peki ama neden 8 Mayıs? Ve şimdi neler olacak?
Trump’ın 120 günü
Her şeyden önce, bu anlaşmayı ABD tek taraflı olarak feshedemiyor. Çünkü 2015’te bu mutabakat sadece İran ile ABD arasında değil; İran ile ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Rusya ve Çin arasında (P5+1) yapıldı. Yani çok taraflı ve uluslararası bir anlaşma. Buna göre de İran nükleer programını tamamen bırakmayacaktı. Sadece silah yapımında kullanılabilecek ölçüdeki uranyum zenginleştirme programını 15 yıl süreyle durduracaktı. Buna karşılık da İran üzerindeki yaptırımlar askıya alınacaktı.
Anlaşmanın hükümlerini denetlemekle yükümlü olan Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu da (IAEA) bugüne kadar hep Tahran’ın anlaşmaya uyduğunu raporladı.
***
ABD’ye gelince, anlaşmayı imzalayan eski Başkan Obama’nın yerine gelen Trump, en başından beri “Amerikan tarihinin en kötü anlaşması” diye karşı çıktı. 2015’te ABD Kongresi’nde onaylanan kanuna göre ise Başkan her 90 günde bir Kongre’ye İran’ın anlaşmaya bağlılığıyla ilgili rapor sunmak ve yaptırımları ertelemeyi uzatmak zorunda.
İşte Trump da 3 ayda bir bunu oflaya poflaya yapıyordu. Ama sonuncusunda, yani 12 Ocak’ta o meşhur çıkışı yaptı: Yaptırımları son kez ertelediğini söyledi ve “120 gün içinde anlaşma İran’ın nükleer silah üretme potansiyelini kalıcı olarak engelleyecek şekilde değiştirilmezse, bir daha onaylamayacağım” dedi.
İşte o 120 gün geçti, yumurta kapıya dayandı.
Anlaşmanın akıbeti
Ben bu satırları yazarken, henüz Trump kararını açıklamamıştı. Ama beklenen, ne Trump’ın anlaşmayı olduğu gibi onaylaması ne de tamamen geri çekilmesi. ABD’nin eski Ankara ve Bağdat Büyükelçisi James Jeffrey ile konuştuğumda, iki olasılığı sıralıyor; “Ya Trump anlaşmayı onaylayacak ama yine de pratikte bazı yaptırımları devreye sokacak. Ki böylelikle anlaşmayı yine yokuşa sürecek. Ya da anlaşmayı onaylamaz, ama aynı zamanda yaptırımları ertelemeye de devam eder” diyor.
Ona göre 3. bir seçenek de Trump’ın Avrupalı ortaklarını kendi pozisyonuna yaklaştırmak için anlaşmayı birkaç haftalığına onaylaması.
***
Jeffrey, “Trump’ın bu anlaşmadan hoşlanmadığını iyi biliyoruz. Ama hedefi anlaşmayı tamamen yok etmek mi, onu bilmiyoruz” diye özellikle ekliyor. Çünkü Trump’ın asıl amacı, bugün Irak, Suriye, Yemen, Lübnan, yani kısacası tüm Ortadoğu’da başat güç haline gelmiş olan İran’ın nüfuzunu bitirmek. Dahası, Tahran sadece ABD’nin değil, ABD’nin can dostu İsrail’in ve Trump’ın yeni ortakları Körfez ülkelerinin de baş düşmanı. Dolayısıyla, Trump’ın kafasında İran’ı tamamen dünyadan izole etmek var. Bunu da anlaşmayı koruyarak daha etkin yapacağına kanaat getirebilir.
İran ne yapar?
Kaldı ki ABD içinde de hem Kongre’deki tüm Demokrat Partililer ve çoğu Cumhuriyetçi, hem de üst düzey yetkililer (Bolton gibi birkaç istisna hariç) anlaşmayı bitirmekten yana değil.
Dahası, diğer taraflar olan İngiltere, Fransa ve Almanya da anlaşmayı korumak istiyor. Avrupa Birliği de uygulamaya devam edeceğini taahhüt etti. Ne var ki Trump’ın elinde onları zora sokacak bir sürü enstrüman var. ABD bankacılık sisteminden bu ülkeleri men etmek gibi. Ama karşısında, onu durduracak “kapı gibi” Çin ve Rusya var! Zira her ikisi de anlaşmayı yeniden müzakere etmeye karşı olduklarını ilan etti.
***
Tahran ise Trump anlaşmayı onaylamazsa geri çekileceğini açıklamıştı. Vereceği tepkinin dozunu ise asıl diğer Avrupalı tarafların ve Rusya-Çin’in vereceği cevaplar belirleyecek. Gelişmeler İran’ın gaz ihracatını olumsuz etkilerse, asıl o zaman tepkisi daha da sertleşir. Ama görünen köy de kılavuz istemiyor. Önümüzdeki dönem, İran’ın daha şahin bir bölge politikası izleyeceğine işaret ediyor. Bu durumda Ankara’ya da Rusya-İran ve ABD arasındaki dengeyi daha da iyi gözetmek düşüyor.
Trump ise böyle davranarak ABD’nin uluslararası anlaşmalara bağlılığını, yani güvenilirliğini, yani uluslararası konumunu ciddi şekilde sorgulamaya açmış durumda.
Ne diyelim, şimdiden hayırlı olsun!
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları





































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2021
28.11.2019
22.10.2019
20.06.2019
8.06.2019
5.06.2019
1.06.2019
29.05.2019
26.05.2019