Yaşar YAKIŞ
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 22 Kasım'da Türk ve İranlı mevkidaşları Recep Tayyip Erdoğan ve Hasan Ruhani ile görüşme yaptı.
Toplantının öncesinde, 20 Kasım'da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la bir başka zirve ve iki üst düzey toplantı gerçekleştirildi: Biri 19 Kasım'da, Antalya'da Dışişleri Bakanları arasında, diğeri de üçlü zirveden bir gün önce, Sochi'de üç ülkenin genel sekreterleri arasında. Putin ayrıca ABD Başkanı Trump, Suudi ve Ürdün Kralları ile Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ile de telefon görüşmesi yaptı.
Bu toplantılar ve görüşmeler Birleşmiş Milletler sponsorluğunda 28 Kasım'da Cenevre'de gerçekleşecek olan Suriye toplantısının hazırlığı çerçevesinde yapıldı. Rusya, olabildiğince fazla asıl aktörü Suriye'nin demokratikleşme sürecine katmaya çalışıyor.
Zirvenin sonunda üç liderin yaptığı açıklamalarda, yapılan işin olumlu taraflarının desteklenmesine özen gösterildi. Diğer katılımcıları kızdıracak sınırları geçmemeye dikkat ettiler. Buna rağmen, seçtikleri sözcükler uyumsuzluğu zar zor gizliyordu:
Putin demokratik sürecin önemine vurgu yaparak şöyle dedi: “Etnik ve mezhep gruplarının katılımı Suriye'nin ortak sorunlarının tartışılmasını sağlayacak”, ki bu Türkiye'nin sürece katılımına şiddetle karşı çıktığı en büyük Kürt siyasi partisi olan Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) katılımını da içeriyor.
Rohani, yabancı güçlerin Suriye'den geri çekilmesinin önemine dikkat çekti. Bu, belki hükümetin daveti olmaksızın Suriye'de bulunan Türkiye'nin askeri varlığına ima olarak da anlaşılabilir. Ruhani ayrıca, “Tüm aktif paydaşlar Suriye Halk Kongresi'nde yer alacak” dedi, Putin, Kongre'yi Sochi'de toplamayı planlıyor.
Ruhani bu açıklamasıyla, Türkiye için hassas bir konu olan PYD'nin katılımını ima etmiş olabilir. İran, Lübnanlı Hizbullah'a silah tedarikinde PYD'nin işbirliğinden faydalanıyor. Bu nedenle çıkarları Türkiye'ninkilerle çakışmayabilir.
Erdoğan ise Suriye Halk Kongresi'nin yapacağı işi övdü ama şunları ekledi: “Kimse Türkiye'nin terör örgütleriyle aynı çatı altında çalışmasını beklemesin.” Bu cümle Türkiye'nin PYD'nin katılımına itirazının kayıtlara geçmesini amaçlıyordu.
Erdoğan, ayrıca Suriye'nin toprak bütünlüğü ve egemenliğine verdiği desteğin altını çizdi. Bu vurgu Türkiye'nin ülke istikrara kavuşur kavuşmaz Suriye'den çekileceğine yönelik sözü olarak yorumlanabilir.
Üçlü zirveden önce Putin, Beşar Esad'a hitaben şöyle dedi: “Şimdi en önemli mesele siyasi sürece geçmek ve sizin barıştan ve çözümden yana olanlarla birlikte çalışmaya hazır olduğunuzu görmekten memnunum”. Esad'ın çalışmaya hazır olduğu “herkes”in Türkiye'yi de kapsayıp kapsamadığını göreceğiz.
Türkiye, Rusya ve İran gerçekten işbirliği yapıyorlar ve en somut barış çabaları bu üç ülke tarafından yürütüldü. Her zaman hemfikir değiller ama Orta Doğu'daki hiçbir aktör bir diğeriyle aynı düşünmüyor.
Türkiye ve İran, Kürt meselesi konusunda benzer çıkarlara sahipler ama pozisyonları aynı değil. Rusya, Suriyeli Kürtlerin daha fazla hak verilmesinin lehinde düşünüyor.
Türkiye ve İran bu fikre uzaklar. Türkiye PYD'nin katılımına muhalefet ederken Rusya Suriye Halk Kongresi'ni olabildiğince kapsayıcı yapmak istiyor. Rusya Kürt davasını savunmaya devam ediyor ve Türkiye terör örgütü olarak nitelese de PYD'nin Moskova'da irtibat ofisini açık tutmasına izin veriyor.
Türkiye, Esad rejimini yıkma önceliğini bıraktı ama hala İran'ın Esad'ı her ne pahasına olursa olsun iktidarda tutma politikasına çok uzak. Rusya ve İran arasında Suriye'yi etki altına almak konusunda bir rekabet var. Rusya hava ve deniz kuvvetleri açısından güçlü. İran geniş alan şeritlerinde güçlü ve Suriyeli sivillerle daha entegre.
Bu farklılıklar üç ülkenin örtüşen çıkarlarından en iyi şekilde yararlanmalarına engel olamaz.
https://ahvalnews.com/tr/soci/turkiye-suriyeden-askerlerini-cekecek-mi
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020