Yaşar YAKIŞ
Türkiye’de yaklaşmakta olan seçimler öncesinde siyasi hareketlilik yoğunlaştı ve çok sayıda önde gelen politikacı aday gösterilmedikleri için serzenişte bulundu. Bu makalenin yazarı, yüksek vasıflı adayların neden bazen liste dışında bırakıldığı konusunda ilk elden deneyime sahip.
Adayların belirlenmesindeki incelik ve karışıklıkları daha iyi anlayabilmek için, bu makalede Türkiye’de 16 yıldır iktidarı elinde bulunduran Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) katıldığı ilk seçim olan 2002 milletvekili seçimleri sırasında aday belirleme komitesinde yer alarak yaşadığım tecrübeleri paylaşacağım.
Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunulmak üzere hazırlanacak aday listesini oluşturma amacıyla adaylarla görüşmek için kurulmuş altı kişilik bir komitenin üyeleriydik.
Çoğu kişi yüklü bir ücret karşılığında sonuçta seçilmek için pek umutları olmadan adaylığa başvuruyordu. Bir mucize olur da sonunda seçilirlerse ne ala, fakat seçilmeseler bile üzerinde aday oldukları yazan kartlar bastırıp, partinin seçimleri kazanması halinde avantaj olarak kullanmayı planlamışlardı.
Hatta bir de, hedefleri daha da küçük bir kategoriye dahil olanlar da, listeye alınmayı bile beklemiyorlardı ancak onlar da ‘aday adayı’ oldukları yazan kartlar bastırmak istiyordu.
Komitemiz doğu Türkiye’de 6 seçim bölgesinden sorumluydu ve bunlardan birinde üç farklı topluluk yaşıyordu: Kürtler, Şii Azeriler ve Sünni Azeriler. Her adayın detaylı özgeçmişleriyle birlikte, kimlerin hangi bölgelerde daha popüler olduğunu gösteren, parti tarafından yapılmış anket sonuçları da elimizdeydi.
Söz konusu seçim bölgesinin en yoğun nüfusa sahip bölgesinde en uygun adayın bir Kürt olduğu ortaya çıktı ve biz de adını listenin en başına yazdık. Nüfusun en yoğun olduğu ikinci bölgede de en uygun aday bir Kürt’tü. Ama listede zaten bir Kürt aday olduğundan, bölgenin en iyi ikinci adayını değerlendirmeye almadık ve Kürt olmayan en iyi adayı araştırdık, o da bir Şii Azeri’ydi ve adını listenin ikinci sırasına yazdık.
Kürt aday kendisinin başka bir Kürt’ün listede olmasından dolayı düşünülmediğini öğrenince bunu hararetle protesto etti. Üçüncü en büyük bölgede de en iyi aday bir Şii Azeri ve en iyi ikinci aday bir Kürt çıktı. Bu yüzden bu en uygun iki ismi düşünmedik ve üçüncü sıraya yazmak için bir Sünni Azeri aramaya başladık çünkü listede zaten bir Kürt ve bir Şii Azeri bulunuyordu. Ve beklenildiği gibi bölgenin en uygun adayı olan Şii Azeri de bu durumu öğrenince öfkeli biçimde protesto etti.
Tam da en dengeli listeyi oluşturmaya çalıştığımız bu sıralarda, Başkan Erdoğan’dan bir talimat geldi:
“Görünüşe göre seçimi kazanacağız ve mecliste hükümet kurabilmek için yeterli sandalyeye sahip olacağız. Bu nedenle Ekonomi Bakanı, Teknoloji Bakanı, Anayasal Konular Meclis Komisyonu Başkanı, Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu Başkanı vb gibi pozisyonlarda görev alabilecek milletvekillerine ihtiyacımız var. Bu yüzden listeleri oluştururken artık bu boyutu da göz önünde bulundurmalısınız.”
Bu talimat bütün hesaplarımızı alt üst etti.
Listeler daha sonra onları ülke çapında daha dengeli olacak şekilde ayarlamakla görevli parti merkezindeki bir kurula gitti. Bu kurulun üyeleri genellikle üzerlerinde baskı kurulmasını engellemek için cep telefonlarını kapatırlar. Bu aşamada adaylar kendilerini öne çıkarabilmek için ellerinden gelen her şeyi yapar. Liste son olarak da son dokunuşları belirleyecek olan Genel Başkan’a gönderilir.
Aday seçim komiteleri de parti Genel Başkanı da hatalar yapabilecek olan normal insanlar. Blaise Pascal’ın gönül ile söylediği gibi, liste dışında kalan adaylar şunu kendilerine itiraf etmek zorunda; siyasetin de mantığın görmezden geldiği bir mantığı vardır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
17.04.2020
3.04.2020
29.03.2020
6.03.2020
28.02.2020
23.02.2020
16.02.2020
9.02.2020
26.01.2020
13.01.2020