Yasin AKTAY
TUNUS
Tunus, Arap Baharı sürecinin başladığı ve sürecin en sorunsuz devam ettiği yer. Mısır, Libya ve Yemen'e kıyasla daha az çatışmalı, çok daha az kanlı gerçekleşen devrim sürecinin şu aşamasında parlamento seçimlerini yapmış, anayasasını yapıp hükümetini kurmuş, Cumhurbaşkanı'nı seçmiş bir ülke. Seçimler sonucunda en güçlü parti olarak en-Nahda Partisi yüzde 40 civarında oy almış, başarılı bir koalisyon hükümeti kurulmuş, en büyük parti olmasına bakılmaksızın sol ve sosyalist bir gelenekten gelen insan hakları aktivisti Moncef Merzuki üzerinde kolaylıkla uzlaşmaya varılmış durumda.
Kuşkusuz hem sürecin bu kadar kolay gelişmesinde hem de Merzuki'nin ismi üzerinde uzlaşmaya varılmasında en-Nahda hareketinin lideri Raşid Gannuşi'nin baştan itibaren sergilediği son derece özgün liderlik performansının önemli bir rolü olmuş. Fiili liderlik konumuna rağmen resmen liderlik yarışına girmediğ için saygınlığı daha da artmış ve bu haliyle sadece Nahda hareketinin değil aynı zamanda bütün Tunus halkı üzerinde de saygın bir konum elde etmiş. Buna rağmen Cumhurbaşkanlığı'nın Moncef Mezruki'ye verilmesinde onun rolü olduğu biliniyor. Zaten ikisi de Zeynelabedin bin Ali döneminde sürgün onun öncesinde de uzun yıllar hapis hayatını beraber yaşamışlar.
Türkiye hakkında hep olumlu söylemleriyle son zamanlarda dikkat çeken Gannuşi'nin Türkiye ile ilgisi, bilenler bilir, çok eskiye, seksenli yıllara dayanıyor. Tunus'ta giderek etkinliğini sergileyen ve uluslararası İslami camiada da yıldızı parlayan karizmatik bir liderdi. İslami Yöneliş isimli kitabı daha 1987 yılında Bir Yayınları tarafından çevrilip yayımlanmıştı. 1994 yılında da bir söyleşi kitabı Birleşik Yayınları'ndan çıkmıştı. O kitabında İslam ve demokrasi hakkında söyledikleri, dönemin İslamcı söylemleri bağlamında da oldukça özgün ve etkileyiciydi. Doğrusu o dönemin İslamcı entelektüel ortamına Gannuşi'nin hatırı sayılır bir etkisi olmuştur.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül uçaktaki sohbetinde Gannuşi ile olan eski ilişkilerine dair çok önemli değerlendirmeler yaptı. Bu değerlendirmeleri arasında şu ifadeler oldukça ilgi çekti:
"Özelikle çağdaş hayat tarzı ve müslümanlığı bağdaştırma gayretinde bulunanların veya sorunların çözümü konusunda yazanların büyük çoğunluğu alt-kıtadan veya Avrupa-Amerika kökenli insanlar arasından çıkar. Üstelik bunlar çok klasik kalırlar. Gannuşi'nin ikisinden çok önemli bir farkı var, o hem sosyoloji hem felsefe alanında tahsil yapmış aynı zamanda İslami bilimler alanında da önemli bir yetkinliği olan bir filozof gibi. Onun yazdığı bu zor konularda yazıp konuşan başka örnekler var mı bilmiyorum. Ama onun bu görüşlerinin oluşmasında hem filozof kişiliği hem de yaşadığı tecrübelerden iyi dersler çıkarma özelliğinin çok önemli bir rolü olduğunu düşünüyorum.
Gannuşi çok temel meseleleri bugünkü anlayışla tartışan, demokrasi, insan temel hak ve hürriyetleri ve din-devlet ilişkisi ve hatta kadın meselesi gibi en zor konuları büyük bir özgüven ile tartışan biri. Bu özgüvende ve bu özgünlükte bu meseleleri ele alan başka bir örnek yok herhalde. En-Nahda Partisi ondan kaynaklanan bir siyasi hareket. Bu hareketin şimdi hem Tunus'taki dönüşüme hem de Arap devrimlerine öncülük ediyor olması, onları yönlendiriyor olması çok önemli."
Gül'ün Gannuşi bağlamında alt-kıta ve Arap dünyası karşılaştırması doğrusu ilginç geldi. Bu çağdaş İslami siyasal düşünürler üzerine yapılabilecek karşılaştırmalı çalışmaları harekete geçirebilir. Doğrusu Mısır'dan Hasan Hanefi veya Nasr Hamid ebu Zeyd. Fas'tan Muhammed Cabiri, gibi ilk anda akla gelebilecek başka düşünürler olabilse de, bu isimlerle Gannuşi'nin yine de asıl fark Gannuşi'nin pratik siysaet içinden beslenen bir düşünür olmasıdır. Diğerleri nispeten teorik kaldığı söylenebilirken Gannuşi düşünür kimliği ile siyasetçi kimliğini meczeden ve özgünlüğünü de buradan alan biri. Bu haliyle belki farklı sonçulara ulaşmış olsalar da karşılaştırılabileceği bir isim Mevdudi, biri Lübnan'dan Hüseyin Fadlallah, ama daha önemli isim bence Aliya İzzetbegoviç.
İzzetbegoviç de elini taşın altına koymuş, pratik sorunlarla boğuşmakta olan bir Müslüman düşünürün sorumluluğu ve samimiyetiyle "bilge-kral" sıfatını fazlasıyla hak etmiştir. İlim ve siyaset veya ideal toplum ile reel siyaset dengesini en iyi değerlendirmiş tarihsel şahsiyetlerden İbn Haldun'un memleketi Tunus'tan bugün Gannuşi gibi birinin çıkması garip sayılmamalı. Bundan ötesini yapılabilecek akademik çalışmalara veya entelektüel tartışmalara bırakalım.
GANNUŞİ'DEN GÜL'E 15 YIL ÖNCE BİR RİCA: TUNUS'LA İRTİBATINIZI KOPARMAYIN
Gül Gannuşi'nin 28 Şubat dönemindeki Türkiye ziyaretini de anımsayarak ilginç bir anekdotunu anlattı:
"Kaderin garip cilvesi tabii. 28 Şubat döneminde bir Türkiye'ye gelişi vardı. O zaman 28 Şubat medyası onu manşetlere taşımıştı. O haliyle o İngiltere'de sürgünde yaşayan kendi devleti tarafından dışlanmış biriydi, biz ise Türkiye'de o günkü malum şartlarla boğuşuyorduk. Buna rağmen o gün kendi ülkesine bir küskünlük ve öfke içinde bulunmak yerine bize şöyle bir ricada bulunmuş olduğunu bugün büyük bir takdirle hatırlıyorum: Tunus'la ilişkilerinizi herşeye rağmen canlı tutun."
Gannuşi'nin bu tavsiyesi gerçekten çok ilginç olmuştur. Bugün kendi ülkesinde devrimden hemen sonra bu kadar büyük bir teveccühle karşılanmış olmasında bu yaklaşımınIN büyük ihtimalle önemli bir payı olmuştur.
Bilgelik ve siyaset arasında genellikle sık karşılaşılmayan bu çekim, Tunus'ta Abdullah Gül ile Raşid Gannuşi'yi adeta yek diğerine çekiyor, bu çekim, Tunus gezisine özel bir anlam katıyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
3.06.2020
6.01.2019
16.10.2019
14.10.2019
9.09.2019
8.07.2019
8.07.2019
22.04.2019
1.02.2019
25.02.2019