Yüksel TAŞKIN
Kısa süre önce “Yorgun Kemalistler” başlıklı bir yazı yazıp, Kemalistlerin yanlış siyasi teşhisleri nedeniyle işlemeyen stratejiler geliştirdiklerini, bunun da yorgunluk, bıkkınlık yarattığını vurgulamıştım. Bu yazıda Kemalistleri karalamak veya incitmek değil, onları demokratik siyaset yapma imkânları konusunda düşünmeye davet etmek istemiştim.
Tarz olarak diyaloga ve diyalogu besleyebilecek yapıcı eleştirelliğe inandığım için, Kemalistleri yok saymaktan ziyade onlarla beraber düşünmeye gayret etmeyi önemsiyorum. Bu çabayı anlayıp son derece yapıcı görüş ve öneriler getiren çok sayıda okur var. Tuhaf ve hiç sönmeyen bir kızgınlıkla öfkesini boşaltmak isteyenler de mevcut. Canları sağ olsun.
Mesele dönüp dolaşıp “AKP’yi kim iktidar yaptı” sorusuna kilitleniyor. Kemalistlere ve bazı sol çevrelere göre, AKP’nin iktidara gelmesi ve devletleşmesi, “Liberaller” yüzünden gerçekleşti. Bu geniş Liberaller kategorisi içerisine Sol Demokratları da katıyorlar.
AKP’nin iktidara gelmesi ve giderek devletleşmesi bir dizi nedene bağlı. 28 Şubat’ta yaşatılan mağduriyetlerin, 2002 seçim başarısında etkili olmadığı söylenebilir mi? 28 Şubat Sağ Kemalizm’in zirve yaptığı bir dönemdi ama daha önce de benzer mağduriyetler yaşatılmıştı. O zaman Kemalizm’in AKP iktidarında hiç rolü yoktur diyebilir miyiz? Bana göre Kemalistlerin, AKP’nin iktidara gelip orada tutunmasına “Liberallerden” çok daha fazla katkısı olmuştur.
2002-2009 arası irili ufaklı Kemalist çevreler, sandık vasıtasıyla AKP’yi yenilgiye uğratmaya enerji harcayacaklarına, “Zinde Kuvvetlerin” bir şekilde devreye girmesini ve kendileri adına temizlik yapmasını umdular. İşte AKP’nin izleyen seçim başarılarında bu stratejik hatanın çok büyük etkisi oldu.
O dönemde siyasette, sivil alanda ve devlette konumlanan Kemalistler, bu enerjilerini AKP’den daha demokratik bir muhalefet geliştirmeye harcayarak, seçim başarısını en merkezî hedef olarak görselerdi, bugün Türkiye bu durumda olmayacaktı.
Bu açıdan bakıldığında 2007 Cumhuriyet mitinglerinin popüler algıda “Demokrasi ve Cumhuriyet mitingleri” olarak anılmaması bile tek başına çok şey anlatır. O mitingleri organize edenler arasında 27 Mayıs düşleri kuranlar yok muydu? Vardı elbette. Ama mitinglere katılanların azımsanamaz bir bölümü de sandık yoluyla değişimin tek yol olduğunun farkındaydı. Yani mitinglerim mimarları, “kendi doğal tabanlarını” dahi ikna edememişlerdi.
Sadece Kemalistler mi hatalıydı? Merkez sağın muazzam bir yolsuzluk çamuruna batmış olması ve ciddi bir ideolojik kriz içerisine yuvarlanması da AKP iktidarının gelişinde ve devamında etkili oldu. MHP’lilerin Kürt meselesi konusundaki katı tutumları da çok sayıda Kürt seçmeninin AKP’ye yönelmelerini hızlandırdı.
Liberallerin AKP’ye katkısı olmadı mı? Oldu elbette. Liberaller ve Gülen Cemaati’nin aydınları, AKP’yi Batılıların anlayacağı bir dile tercüme ettiler. AKP’yi ılımlı Müslüman bir parti olarak sundukları gibi, yine Batılı siyaset çevrelerinin anlayabilecekleri bir demokratikleşme söylemi içerisinden meşrulaştırdılar.
“Liberaller” bunu yaparken, sadece çıkar beklentisiyle mi hareket ettiler? Belki bazıları öyle yaptı ama çoğunluk, 90’ların karanlığından çıkabilme umuduna sarılmak istedi. O zamanlar, demokratikleşme konusunda küresel bir iyimserlik de mevcuttu. Liberaller de solcular gibi, tarihin olumluya doğru ilerlediğine dair aldıkları “eğitimi” kolayca gözardı edemiyorlar.
Demek ki hepimiz teşhis ve strateji hataları yaptık. En büyük hatamız da farklılıklarımızı abartıp öne çıkararak demokratik siyaset imkânını ötelemek oldu. Bundan sonra böyle devam etme şansımız yok.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017