Yüksel TAŞKIN
Okurlar da fark etmiştir, “seçim toto” dönemi başladı. Pek çok insan seçim sonuçlarına dair tahminlerde bulunuyor. Kilit soru da “HDP barajı aşar mı?”
Özellikle demokrat çevrelerde gözlemlediğim bir durumu paylaşmak istiyorum. Bu çevreler, yaklaşan seçimi çok fazla önemsiyorlar ama destekledikleri parti ve adaylar için etkin bir çalışma yapmıyorlar. Yine seçim güvenliği konusunda kaygılılar ama bu yönde bir çabaya da aktif biçimde katıldıkları söylenemez.
Seçimin önemiyle ters orantılı bu atalet nereden kaynaklanıyor? Üstelik bahsettiğim çevreler, biçimsel olarak bakıldığında oldukça örgütlü sayılabilirler. Örgütleri de seçimde muhalefetten yana tavır almaya daha yatkın.
Elbette bu atalet hâlinin çok boyutlu izahı gerekir. Bence fazlasıyla kaygı yaratan bir sürece, yani seçimlere karşı alınabilecek yaygın iki tepki var: Süreci kaygıyla ve edilgence beklemek ki kaygıyı daha da derinleştirir. Diğeri de, etkinleşerek kaygıyla yüzleşmekten geçer. Bu yüzleşme, üstelik faydalı olmanızı da beraberinde getirir.
Fakat sorun sadece psikolojik değil gibi geliyor. Demokrat siyasi partiler, sol partiler başta olmak üzere, sivil toplumla beraber hareket etmeyi, böylece kartopu etkisi yaratmayı başaramıyorlar.
Bu konuda AK Parti ve etrafında kümelenen sivil örgütlenmelerin daha başarılı oldukları açık. Fakat bu sivil örgütlenmelerin motoru, iktidardan uzak tutulmak ve mağduriyetti. Şimdiyse, iktidarı bölüşmenin asıl belirleyici olduğu ve AK Parti’nin fazlasıyla güçlenerek, muhafazakâr/ İslamcı sivil toplumu denetim altına aldığı bir döneme girildi. Başka bir ifadeyle siyasi parti, sivil toplumu kurutuyor, güdükleştiriyor.
Gelelim demokratlar cenahına. Burada en temel mesele, seçim merkezci bakış nedeniyle, seçimlerin bir var oluş, yok oluş meselesi olarak algılanmaya başlanması ve parti odaklı mücadelenin tek yol olarak öne çıkarılması.
Burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor. Bu cenahta sivil toplum sönümlenip, zayıflıyor mu? Bana göre bunun yanıtı, Soğuk Savaş dönemi perspektifiyle oluşturulan STK’ların sönümlendikleri, buna rağmen sivil toplumda ciddi bir canlanma ve çeşitlenme yaşandığıdır. Örneğin elitist Cumhuriyetçi STK’lar, gençleri çekemiyor, reaksiyoner söylemlerden kurtulamıyor.
Öte yandan direkt değil dolaylı olarak siyasal gündemleri de olan ve konu temelli örgütlenen STK’larda bir canlılık ve gençleşme var. İşte önümüzdeki dönemde demokrat siyasi partilerin, siyasi hareketlerin bağ kurmayı, beraber çalışmayı öğrenmeleri gereken asıl dinamik çevre bu.
Sivil toplum ve siyasal toplum arasındaki ilişkilerin koordinasyonunda yerel yönetimlere büyük görevler düşüyor. Sözgelimi CHP’nin bazı belediyeleri, bu koordinasyonu çok iyi başarıyorlar, bazıları ise yukarıda bahsettiğim elitist cumhuriyetçi refleks nedeniyle, bu alana “liderlik” etme alışkanlığından kurtulamıyorlar.
Oysa yöntem liderlik etmek eğil, birlikte yönetişim üzerinden kartopu etkisi yaratmak olmalı.
Bu çaba, kısa vadeli, seçim odaklı bakışın ötesine geçebilmeli, daha uzun vadeli amaçlara odaklanabilmeli. Bu alanlardan en önemlisinin de eğitim olduğunu söyleyebiliriz. Eğitimde yeni modeller, yeni yaklaşımlar geliştirmek zaruridir.
Önümüzdeki onyıllarda bu alanda çok büyük mücadeleler bizleri bekliyor. Eski tarzı temsil eden AK Parti çizgisi, ideolojik dar bir gömleği gençlere giydirerek onları “adam” etmeye çalışmaya devam edecek. Bunun karşısına yine eski bir tarz olan cumhuriyetçi elitizmle çıkamayız.
İnsanın kendi kaderini, geleceğini, kişiliğini belirleyebilmesini amaçlayan özgürlükçü bir eğitim anlayışını içselleştirmemiz gerekiyor. Bunun bitmeyen bir öğrenme süreci olduğunu önce “eğiticilerin“ kavraması gerekiyor.
Demek ki seçimlerin ötesindeki dünyayı yeniden anımsamalıyız.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTAN100 Bin Dolar Kazanan “Yeni Yoksul” Mu? 26.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları

































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017