Yüksel TAŞKIN
Seçimler öncesinde AK Parti’den ve Cumhurbaşkanı’ndan gelen açıklamalar, Çözüm Süreci’nin geleceği konusunda kaygı uyandırıyor.
Erdoğan’ın 2005’te, “Kürt sorunu vardır, bizim de hatalarımız olmuştur” dediği konuşmasından, en son Dolmabahçe Mutabakatı’na yaptığı itirazlar ve “Kürt sorunu yoktur” şeklindeki açıklamasına kadar geçen sürede o kadar çelişki yaşandı ki, halen Çözüm Süreci’nden bahsedebiliyor olmamız bir mucizedir.
Bir bakıyorsunuz AK Parti şahinleri oynuyor, bir bakmışsınız çözüme yeniden yanaşıyor. Tüm bu süreçte eksik olan, samimiyet ve ideolojik netliktir. MHP’nin tavrını net biliyorsunuz ama AK Parti’nin ne zaman nasıl hareket edeceğini anlayamıyorsunuz.
Meseleye kötümser açıdan bakarsanız, AK Parti’nin dünya tarihindeki en uzun oyalamalardan birisini kotardığını dahi söyleyebilirsiniz. Bu bir “başarı” mıdır peki? Oy hesabı yapanlar, masa devrildiğinde olacakları hiç düşünüyorlar mı?
Biz yine de meseleye iyimser bakmaya çalışalım ve Çözüm Süreci’nin nasıl başarılı olabileceği konusunda kafa yoralım. İyimser olmamızın bir nedeni de Kürt hareketinin asıl barış isteyen taraf olmasıdır. Her şeye rağmen, Türkiyelileşme stratejisinde karar kılmaları, AK Parti’yi bocalatan asıl nedendir.
AK Partili siyasilerden özellikle HDP’yle ilgili çok sert mesajlar geliyor. Bu noktada şöyle bir itiraz gelebilir: “Seçimler öncesi böyle salvolar normaldir, daha sonra su yolunu bulur.” Yani denilmek istenen şu: Seçimler öncesi milliyetçi oyları çekmek adına HDP’ye saldırılacak, ama sonra Dolmabahçe Mutabakatı’na geri dönülecek.
Bu Makyavelist duruşa insan olanın şaşırmaması imkânsızdır. Milliyetçi seçmenler, hakikaten bu kadar kolayca kandırılabiliyorlar mı?
Yalçın Akdoğan, “HDP barajı geçemezse süper olacak” derken, neyi kastetmektedir? 28 Şubat’ta Dolmabahçe Mutabakatı’nı açıklayan heyette olan Akdoğan, artık farklı bir yerde mi duruyor? Siyaset bu kadar esnemeyi kaldırır mı?
Akdoğan, partisinin “seçim barajını Evren getirdi, biz getirmedik” tavrını bir yana bırakıp, “Kürtleri durdurduğu sürece baraja evet” noktasına gerilediğinin farkında mıdır?
HDP Meclis’e giremezse, AK Parti’nin Çözüm Süreci’nde oyalama taktiğine geri döneceği tahmin edilebilir. Ama devrilen masayı kaldırmak belki bir on yıl sürecek, arada yeniden istenmeyen acılar yaşanabilecektir.
HDP’nin yüksek bir sandalye sayısıyla Meclis’e girmesi, AK Parti’nin Çözüm Süreci’ne bağlılığını artırır mı? Bu yönde bir baskı oluşturacağı açık. Buna rağmen sorunun cevabı net görünmüyor. Erdoğan ve yandaşlarının, AK Parti ve MHP eksenli bir “Milliyetçi cepheye” oynama ihtimalleri hafife alınmamalıdır.
Bu savrulmaya AK Parti’den, mesela Kürt sorunu ve Ortadoğu’da Türkiye’nin geleceği konusundaki bağlantıyı çok iyi bilen Davutoğlu’ndan bir itiraz gelir mi? Göreceğiz.
Bir de son dönemde HDP’yi durdurmak için başvurulan diğer tehlikeli oyuna değinelim. HDP’nin “Diyanet’i kaldıralım” samimiyetinin üzerine, “Bunlar aslında dinsiz, İHL’leri de kapatacaklar” ana mesajını vermeye çalışan bir saldırı başlatıldı.
Oy uğruna yapılan bu istismara başvuranların ateşle oynadıklarını bilmeleri gerekiyor. Her şeyden evvel, mağdurmuş gibi yaparak, sıradan Kürt mütedeyyinlerinin HDP’ye oy vermeleri engellenmek isteniyor. Demek ki böyle bir oy kayışı var, HDP’ye. Bu canhıraş din istismarından bunu anlamalıyız.
Fakat AK Parti’nin Roboski, Kobane sürecindeki tutumu ve en son “Kürt sorunu yoktur” çizgisine demirlemesi, daha doğrusu demirletilmesi, oylarına göz dikilen mütedeyyin Kürtleri ikna etmelerini zorlaştırmayacak mı? Artık bu çelişkileriyle yüzleşmelerinin vakti geldi.
“Milli İradeciyiz” diye övünenlerin, hem milliyetçi hem mütedeyyin seçmeni bir iki manevrayla kandırılabilir insanlar olarak görmeleri ne hazindir? Artık bu basit istismar siyaseti aşılmalıdır.
Yazarlar
-
Yıldıray OĞURHavf ve reca arasında yeni bir yıla... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünGemini’ye göre 2026’da Türkiye… 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİVicdansız senenin kelimesi dijital vicdanmış 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Taha AkyolKara bir yıl 2025 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciOkudukça yoksullaşan bir ülkeyiz 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYA2026’ya Girerken; Barış, Demokratik Toplum ve Enternasyonal Özgürlük Yürüyüşü... 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEBölücüler ve Ülkücüler 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ocaktan2026’da deliler çağına karşı bir umut ışığı yanar mı? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKErken Cumhuriyet dönemi eleştirileri: Revizyonizm mi, Türk usülü “woke” mu? 31.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİNAfrika Boynuzu’ndaki oyun: İsrail kime şah çekti? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUÇözüm için mücadele demokrasi için mücadeledir 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORU2026: Beklentiler, beklentiler… 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZTürkiye’ye özgü sürecin muhasebesi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENNasıl anılmak isterdiniz? 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞUlus devlet, milli egemenlik, çevre, insan hakları, uyuşturucu ve Venezuela 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçLeyla Zana ve Gözde Şeker ne yaptı? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRUyuşturucu dosyasındaki sürpriz isim! "Cumhurbaşkanımızın tensipleri ile…" 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTBir fotoğraf karesinden çok daha ötesi... 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRTürkiye'de davaların portresine kısa bir bakış: Hâlâ en güçlü ortak talep neden adalet? 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇER23 yılın en kötüsü 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞYENİ YILDA DA KURU EKMEK BİZİ BEKLİYOR… 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKANİktidar medyası infilak etti 29.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENRaporların Gösterdiği 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Kemal CAN2025 giderken 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALRTÜK ve basın özgürlüğüne geçit yok… 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraYılın Kelimesi 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUÜlke siyasetin neresinde, hangi evresinde? 27.12.2025 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalSovyetler ve Bookchin 26.12.2025 Tüm Yazıları
































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
20.04.2024
15.12.2019
26.07.2019
18.12.2017
27.09.2017
19.09.2017
10.08.2017
27.07.2017
10.07.2017
26.06.2017