Mücahit BİLİCİ
Son dönemde medeniyet kavramı çokça tartışılır oldu. Ben de bugün “medeniyet”in kısa bir kavramsal tarihini yazmak istedim. Medeniyetin barbar geçmişi vahşet, yakın tarihi ise ünsiyettir.
Vahşet
Vahşetin iki anlamı vardır: (1) yalnızlık, (2) cebir. Gündelik tahayyülde çoğunlukla bu ikincisi akla gelir: gayrıinsanilik ve zulüm boyutu ön plandadır. Hâlbuki vahşetin yalnızlıkla ilişkisi çok daha belirleyicidir. Cebir, yalnız olanın yaptığıdır. Herşey haktır çünkü. Henüz hukuk yoktur. Yalnızsan cebbarsın. Vahşet, yalnız olanın yabancı eşyayla karşılaşmasıdır. Eşyayı istimal cebirdir fakat acıtmaz, haktır. Vahşette cebir zarurettir ve adalettir. Fakat medeniyette cebir keyfidir ve zulümdür. Peki, arada ne fark var? Medeniyette muhatap bir insandır, eşya değil. İstimal veya icbar değil ancak rica (dua) ve ikna edilebilir.
Ünsiyet
Vahşetteki insanın kendini içinde bulduğu eşya ortamını tanımaya (bir sahibe atfetmeye bu kendisi de olabilir) başlamasıdır. Ünsiyet, yakınlık ve aşinalık geliştirmektir. Nötr ve yabancı olan eşyanın yerli yerine oturması (sahibinin eline geçmesi) sürecine ünsiyet diyoruz. Ünsiyette adalet vardır,ferahlık verir. Usta olmak için enis olmak şarttır.
Medeniyet
Vahşetin zıddı olan medeniyetin de iki anlamı var: (1) yalnız olmamak, (2) rıza.
Popüler çağrışımlarıyla bilinen uygarlık ve şehirlilik gibi anlamlar hep medeniyetin birinci anlamının türevleridir. Medeniyetin belirleyici ögesi yalnız olmama hâli ve bu “huzur” hâlinin rızaya dayalı olmasıdır. Yani medeniyet, zorlanmadıkları hâlde birarada bulunan insanların birbirlerine maruz kalma hâlini ifade ediyor. Medeniyete yolculuk bu yüzden yalnızlıktan ve vahşetten başlıyor.
Vahşetten medeniyete
Alat olan eşya denizine girmek vahşet, o denizi geçmek ünsiyet, o denizi geçip sahiline çıkmak, yani bir “muhatap” ile karşılaşmak ise medeniyettir. Bir insanı vahşetten çıkarıp medeniyete sokan şey ikinci bir şahsın (muhatap) var olmasıdır. Şimdiye kadar dile ve konuşmaya ihtiyaç duymayan insan ilk kez insaniyetinin en temel özelliği olan natıkiyete yani ‘konuşma’ya girer. Vahşette hitap yoktur. Çünkü muhatap yoktur. Medeniyette ise muhatap var olduğu için hitap doğar. Eğer insan muhatabı muhatap almaz ve tanımazsa vahşette kalmaya devam eder. Mesela savaşta taraflar muhatabı tanımamayı (sözle rıza tahsil edilemediği için) seçtikleri için vahşete avdet ederler. Savaşcebirdir. Odun kesmekle savaşta adam öldürmek arasında bir fark yoktur. İkisi de vahşette haktır. Medeniyette ise odunun kendisi muhatap olmadığı için kesilmesi hak olmaya devam eder o da ancak sahibinin rızası ile. İnsan ise vahşetin aksine medeniyette muhatap hâline geldiği için kesilemez, onunla konuşulur. Medeniyette hitap vardır. Davet edilir, rızasıyla kendisini feda veya teslim etmesi istenebilir. Bu şekilde öldürülmesi haktır ve adalettir.
Vahşet insanı başkalarının tesir ve tahakkümünden azad eder. Vahşet, yeri geldiğinde bir menfi hürriyettir. Hodseraneliği netice verir. Seni bağlayan zincirleri kırarken, seni besleyen bağları da kopartır.
Medeniyet ise müspet bir hürriyettir. Medeniyette insanın hem hürriyeti hem de suiistimal durumunda esareti katlanarak genişler. Esir olanın vahşeti onun hürriyetidir.
Bediüzzaman’ın sürgünde “Çam Dağında, yüksek bir tepede, büyük bir çam ağacının tepesinde” iken yazdığı bir mektubunda söylediği “insten tevahhuş ve vuhuşa ünsiyet ettim” sözü bana hep çok poetik gelmiştir.
Twitter: @mucahitbilici
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
26.01.2026
20.01.2026
23.12.2025
7.12.2025
13.11.2025
12.11.2025
31.10.2025
20.10.2025
6.10.2025
28.09.2025