Ali BAYRAMOĞLU
Ülke siyaseti iki ana pistte ilerliyor.
İlk pist, malum, barış süreci. Adı üzerinde, barışa dair her hamle pozitif gelişmeler vadeder.
PKK’nın silah bırakma kararı, bunu takiben beklenen gerek Kürt siyasi aktörlerine, gerek Kürt sorununa ilişkin pozitif yasal düzenlemeler, sadece bu yaranın dindirilmesi bakımından değil, sisteme egemen bölünme endişesinin azaldığı yeni bir siyasi sayfanın açılması ihtimali açısından da son derece önemlidir. Devletin Kürt meselesinden kaynaklanan tehdit algısı, bunun ürettiği anti demokratik dalganın, düzene hakim güvenlik politikaları ve sistematik hukuk devleti ihlalleri, bir zincirin halkaları gibidir. Bir yerden kırılmasının anlamı büyüktür ve bu çerçevede durum, bir siyasi normalleşme vadeder. Barış süreci kesintiye uğramaz, tamamlanabilirse yön levhası buraya işaret etmektedir.
İkincisi ana pist 19 Mart sürecidir.
Bu pist, siyasi iktidarın otoriterleşme ve keyfileşmede derinleştiği, temsil mekanizmasının büyük yara aldığı bir duruma işaret ediyor. Erdoğan tarafından şahsen yönetildiğine şüphe olmayan, siyasi rakiplere yönelik siyasi tasfiye hamleleri arka arkaya gelen tutuklama dalgalarıyla, iktidar bakımından geri dönülmesi zor bir süreç halini almış görünüyor. Burada yön levhası Kafkas tipi seçimli bir otokrasiye, bir tür “putinleşme”ye işaret ediyor. Demokratik düzene yönelen bu güçlü saldırının, tek direnç noktası ana muhalefet partisi CHP’nin sürdürdüğü seçim ve değişim umudunu canlı tutan itiraz politikası ve varoluş hamleleridir. Ancak vereceği sonuç da tartışmalıdır. Bu tutuklamalar çerçevesinde yaşanan kutuplaşma zemininde, iktidar ve ana muhalefet partileri oylarını birlikte arttırıyorlar ve aralarındaki makas muhalefet lehine olsa da 1,5-2 puanla çok yakın seyrediyor
Bu ikinci pisti sıradanlaştıran, iktidar seçmeni gözünde ikinci plana iten hiç hafife alınmaması gereken bir girdi daha var. Türkiye’nin askeri ve politik imkanlarıyla Ortadoğu, Avrupa’da ulaştığı global güç konumu, ABD ve Rusya nezdinde arttırdığı etki gücü, bunların Erdoğan’la özdeş olarak algılanması olarak özetlenebilecek bu girdi, esasen ülke hayrına bir durum olmakla birlikte, ne yazık ki Erdoğan merkezli keyfileşme/otoriterleşme süreciyle paralel, hatta onu dolaylı olarak destekleyen bir seyir izlemektedir.
Bu iki pisten ilki kolektif aklı ve rasyonelliği temsil ederken, ilk pist lider ekseninde ve onun ağırlık koymasıyla yol alan irrasyonel bir duruma işaret ediyor.
Peki, kamuoyu nerede duruyor? Olana nasıl bakıyor?
Yanıtı, Panoramatr’nin Mayıs ayı gündem araştırmasında arayalım.
İlk süreçle ilgili şunları söylüyor araştırma raporu: “Mart ayında katılımcıların yüzde 22’si Öcalan’ın çağrısı sonrası PKK’nın silah bırakacağına inanırken, bu oran Mayıs 2025’te yüzde 28’e yükselmiştir. 12 Mayıs’ta PKK’nın silah bıraktığına ilişkin açıklaması sonrası ise, katılımcılara aynı soru açıklamayla birlikte tekrar sorulmuştur. Açıklama sonrası, katılımcıların yüzde 39’u PKK’nın silah bırakacağı kanaatini paylaşmıştır…”
Bulgulara göre, yüzde 63 PKK’ya silah bıraktırma sürecini desteklemekte, sadece yüzde 14 olumsuz bulmaktadır. Buna göre barış sürecine inanç yükselmekte, destek toplumun 2/3’ne ulaşmış bulunmaktadır. Velhasıl bu konuda, toplumda bir ayrışma yaşanmamaktadır.
Barış ve ima ettiği gelişmeler, “kim yapıyor, kime yarar, güvenmeli miyiz” gibi soru ve endişeleri rafa kaldırmış ve toplumu arkasına almış görünmektedir.
19 Mart sürecine gelince…
Bu konuda ilk sürecin aksine toplum bölünmüş ve kutuplaşmış görünüyor.
İktidar ve muhalefet seçmeni arasında ana hatlarıyla bir ayrışma yaşanıyor, kimi kaymalara seçmenler önemli ölçüde partilerinin pozisyonunu izliyorlar. Süreci siyasi bulanlar yüzde 54, hukuki bulanlar yüzde 32 civarında. İktidar seçmeninin bir kısmı 19 Mart’ı siyasi ve yanlış bulsa da, ana gövde Erdoğan’ın istikametinde düşünüyor.
Ülke siyasetine hakim iki ana süreç arasındaki tezat muhakkak.
Bunlar arasındaki ilişkilerin nasıl ilerleyeceği, kamuoyunun hangi istikamette gideceği, ana muhalefet partisinin başarı ihtimali, dış girdiler bir bütün olarak Türkiye’nin geleceğine dair yanıtları bünyesinde saklı tutmaktadır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026