Ali BAYRAMOĞLU
İkinci dünya savaşı sonrasının ayrımcılık, baskı, utanç açısından önde gelen ülkesiydi Güney Afrika. 1948 yılında uygulanmaya başlanan apartheid, ırk ayrımı politikası, beyaz ve renklilerin yaşam alanlarını ayırıyor, haklarını hiyerarşik olarak tanzim ediyor, renkliler içinde bile birden çok kategori yaratıyordu.
Bu rejim yıllar süren iç çatışma, vahşet ve mücadele sonrası, 1990'ların ortalarından itibaren kırılmaya başladı.
1991'de Appartheid rejimi yıkıldı. Ülkede iç barış için hakikat komisyonları kuruldu. Ve yeni demokratik düzen yeni anayasayla taçlandırıldı.
Toplumsal öykü çok farklı olmakla birlikte, Güney Afrika modeli, çatışma çözümünün tüm ülkeyi kuşatması, yeni bir toplumsal mutabakata ihtiyaç göstermesi ve bir anayasayla sonuçlanması açısından, Türkiye'ye, Türkiye'de Kürt meselesine açık gönderme yapan örneklerden birisidir.
Cap Town'a Salı sabahı erken saatlerde indik.
Heyette, benim dışımda, AK Parti (Mehmet Tekelioğlu, Nursuna Memecan, Burhan Kayatürk), BDP (Nazmi Gür, Ayla Akat, Ertuğrul Kürkçü), CHP (Sezgin Tanrıkulu, Levent Gök) milletvekilleri, Ahmet İnsel, Mithat Sancar, Cengiz Çandar, Kerim Yılmaz, Bejan Matur, Yılmaz Ensaroğlu, Hatem Ete, Havva Gök bulunuyor.
Şüphe yok, her ülkenin yoğurt yeme biçimi değişik, dinamikler, koşullar, imkanlar farklı olur.
Ancak öte tarafta uluslararası deneyim de kurumlarıyla, metodlarıyla, sonuçlarıyla önemli bir deneyim havuzu içinden ihtiyacınız olanı seçebileceğiniz bir alet kutusu oluşturur.
Yaptığımız gezinin amacı da tahmin edileceği gibi, Güney Afrika modelini yerinde görmek, tarafları ve mimarlarıyla tanışmak, gelişmeleri onlardan dinlemek ve kendi ülkemiz için dersler, sonuçlar çıkarmak…
Anlamak ve bu sonuca varabilmek için önce Güney Afrika'nın öyküsüne göz atmakta fayda var.
11 farklı kabile yaşar Güney Afrika topraklarında… Bu kabilelerin öyküsü sert bir sömürgeleşme öyküsüdür.
Bölgeye 17. yüzyılda protestan Hollandalı, Fransız ve Almanlar yerleşir. 'Boer'ler bilinen topluluk oluşturarak ülkeye hakim olurlar.
Kıymetli madenler, Batı Afrika'ya açılan yollar, Cap ve Kahire bağlantısı iştah kabartıcıdır. Nitekim İngiltere Güney Afrika'yı kendi egemenlik alanlarından biri kılmaya çalışır.
Ve ülke 100 yılı aşkın bir süre Boerler-yerli halk, İngiltere-Boerler ve İngiltere-yerli halk arasındaki kanlı egemenlik mücadelelerine sahne olur.
Güney Afrika 1910 yılında Boerlerin egemenliğinde bağımsızlığa kavuşacaktır.
Ancak ne egemenlik!
Boerler, bu egemenlik çerçevesinde, tarihin en acımasız sistemlerinden birisini kurarlar. 1948 yılında hükümet Appartheid'i (ayrımcılık) ilan eder. 1959 siyah ahaliye, Bantulara pasaport taşıma zorunluluğu getirilir. Şehir merkezlerine giremezler, kendilerine ayrılan bölgelerde yaşamak, takdir edilen işleri yapmak zorundadırlar.
Siyahların örgütlenmesi ve tepkisi gecikmez, Afrika Ulusal Kongresi (Bantuların partisi) mücadeleye başlar.
1960'ta pasaport yasasına karşı yapılan miting sırasında gerçekleşen, 60 kişinin ölümüyle sonuçlanan Sharpeville katliamı, 1964'te AUK'nin başkanı Mandela ve 7 yöneticisinin tutuklanıp, ömür boyu hapse mahkum edilmesi, 1976 Boerlerin Afrikan dilinin okullarda zorunlu dil olmasına karşı Saweto'da ayaklanmaları bu mücadelenin kritik anlarını oluşturur.
80'lerin sonunda çatışmalar tahammül edilmez noktaya gelir ve çözüm arayışları kendisini dayatır. 1989'da Klerk'in cumhurbaşkanı olmasından sonra örgütlenmeye ilişkin kimi yasaklar kaldırılır.
1990'da, 27 yıllık hapis hayatından sonra Mandela serbest bırakılır.
Aynı yıl hükümet ve AUK arasında müzakereler başlar.
1991 yılında Appartheid rejimi kaldırılacak, 1994 yılında Mandela cumhurbaşkanı seçilecek, aynı yıl kurulan anayasal meclis iki yıl içinde eşitlikçi yeni anayasayı hazırlayacaktır.
Bizi ilgilendiren sorular şüphe yok ki daha çok şunlardır:
Nasıl ve hangi aşamalarla?
Birkaç gün boyunca bu soruların yanıtlarını yapacağımız görüşmeleri temasları merkez alarak aktaracağız.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026