Ali BAYRAMOĞLU
Saflaşma kesif seyrediyor.
Saflaşma siyasi iktidardan, muhalefetten gelen meydan okumalarla, AP'den BM'ye kadar uzanan rüzgarlarla, polisin ölçüsüz görünürlülüğü ve tedbirleriyle, meydanlardaki gençlerle, kemalist grupların isyan ile siyasallaşma arasında gidip gelen ruh halleriyle artıyor...
Tehlike, meselenin kimin haklı kimin haksız olduğunun ötesine doğru ilerlemesidir.
Yangın ortada.
Kutuplaşma öyle sert ki, her eğilim, her kesim tek faktörle açıklıyor, yangına tek açıdan bakıyor, tek açıdan müdahale etmek istiyor. Bu da yangını biraz daha azdırıyor. Zira yangının birçok nedeni, birbirini etkileyen pek çok farklı odası var.
Siyasi iktidarın 'ataerkil dil'i, 'darlaştırıcı kamu alanı politikaları' bu yangında ciddi bir neden. Olaylardaki polis şiddeti, bu şiddet üzerinden doğan otoriter tedbir ve iklim önemli bir başka katman.
Bunlara yönelik politik sonuçlar içeren 'toplumsal tepkiler' bir diğer katmanı oluşturuyor.
Ancak bu tepkilerin ötesinde de bir katman var. Bir siyasi boyut, bir 'iktidar mücadelesi', fırsattan istifade iktidarı alaşağı etme hamleleri var.
Kazan her yönüyle kaynıyor.
Yeni bir sosyolojik doku ve bunun hareketliliği yanında, eski sosyolojik yapının her unsuruyla ajite olduğu, karşı karşıya geldiği, kutuplaştığı bir halden söz ediyoruz.
Her gelişme, her iktidar ya da muhalefet açıklaması, her toplantı, her gözaltı, Batı'dan gelen her uyarı, bunlardan esinlenen ya da bunlara tepki veren her manşet, bu kazanı daha çok kabartıyor.
Zaman bu gerilim üzerine düşünme ve bu gerilimi düşürme zamanıdır.
Bu açıdan herkesin büyük küçük payına düşenler var…
Gerilimin düşmesi sorunların ve taleplerin ortadan kalkması değil, doğru, meşru, sonuç bir bir mecraya yerleşmesidir.
Nitekim, yukarıdaki tablo bugün itibariyle 'siyasi alanın tahribatı'na işaret etmektedir.
'İsyankar siyallaşma'nın güç kazandığı bu durum, siyasi hayatın sokak eylemleri, polis şiddeti, asayiş tedbirleri, dışlayıcı ve meydan okuyucu siyasi söylemle kuşatıldığı bir kapıyı açar, gerilim çatışma endeksli bir dönemi başlatır.
Türkiye bu tür dönemleri sık yaşadı.
Bu dönemleri geride bırakmak için büyük çaba sarfetti.
Unutmamak gerekir, bu ülkenin son 10 yılının en büyük kazanımı siyasi alanın genişlemesidir. Bu genişleme içinde toplumsal dinamiklerin ve toplumsal sahanın önemli bir yer tutmasıdır. Siyasi dil ve imkanların her konuda, her sorunda çözücü, üretici, yönlendirici olduğunu göstermesidir.
Kürt meselesinde bile bu noktaya geldik.
Şiddetle hiçbir talebin bastırılamayacağı, şiddetle hiçbir talebin elde edilemeyeceği, ancak diyalog ve siyaset üzerinden yeni sentezlerle yol alınacağını yaşayarak tecrübe ettik.
Şimdi önce mesele bu kazanımı korumanın zamandır.
Bunlara gelecek zarar ekonomi, istikrarı, refahı, demokratik düzeni, hak ve özgürlükleriyle tüm ülkeye, her kişiye gelecek zarardır.
Şüphe yok, ilk sorumluluk siyasi iktidarındır.
AK Parti'nin 2010'ların Türkiye'sini, katılım fikrini dışlayan, mikro alandaki siyasi talep ve farklılıkları törpüleyen, kamu alanını bir yönüyle daraltan merkeziyetçi ataerkil bir politik anlayışla yönetmenin artık imkansız olduğunu görmesi gerekir.
İktidar bunda ısrar ettiği takdirde, bedel ve sonuç, belki kendisine rağmen otoriterleşme, siyasi alan daralması olacaktır. Bununla ilgili pekçok sinyal gelmekte ve uyarı yapılmaktadır. Tüm dünyaya meydan okuyarak, kulak tıkayarak, sadece milli irade diyerek demokrasi pistinde yürümek bugüne kadar hiç mümkün olmadı, bundan sonra da olamaz.
Diğer siyasi partilerin sorumluluğu da az değildir.
CHP son krizde 'utanç verici popülist bir yol' izledi, kaostan nemalanmaya kalktı, siyasi iktidarı gayri meşru ilan ederek isyankar sokak siyasetine el verdi.
Ve diğer aktörler…
Olayları sadece tek cepheden yaşayan, tek cepheden anlamdıranlar, toplumsal boyut ve talepleri görmeyen muhafazakarlar, siyasi boyutu ve iktidar kavgasını önemsemeyen liberal sağ ve sol kesim…
Sorumlulukta da, normalleşme için de herkesin payına düşen var…
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026