Ali BAYRAMOĞLU
Çatışma derinleşerek devam ediyor. Tarafları, içeriği ve araçları itibariyle Türk siyasi hayatı bu tür bir çatışmayı ender görmüştür.
Yaşanan ne sadece yolsuzluk iddiaları ve etrafındaki tartışmalardan, ne de sadece eski ortakların kavgasının yol açtığı ağır sarsıntıdan ibarettir.
Geldiğimiz aşamada çatışma bir 'devlet krizi' biçimini almıştır.
Cemaatin siyasi eylemlerini emniyet ve yargıdaki unsurlar ve onların imkanlarıyla sürdürmesi, buna karşılık siyasi iktidarın aldığı, zaman zaman hukuk sınırlarını zorlayan engelleyici önlemler, görevden alma ve atamalar bu 'kriz'i her geçen gün daha kesif hale getiriyor. Bir savcının yeni bir soruşturma kapsamında verdiği gözaltı talimatına emniyetin direnmesi, duruma valiliğin müdahil olması, ilgili dosyanın bu savcının elinden alınması, öte yandan söz konusu savcının (Muammer Akkaş'ın) özel yetkililer grubundan olup, cemaat dokusuyla temas içinde bir isim olması, gizli ve kapalı çalışmaları ve niyetiyle ilgili ciddi kuşkuların bulunması gelinen noktaya dair yeni bir göstergedir.
Tüm bunlar yolsuzluk, usülsüzlük ve bunlara yönelik iddialar 'zemini'nde yaşanıyor.
'Yolsuzluk zemini' önemli yanıyla çatışmalarda ve 'krizde ciddi araçtır'...
Öte yanıyla bir zemin olma ötesinde siyasi bir durumdur. Açılması ve yüzleşilmesi gereken bir pakettir.
Çatışma ve yolsuzluk iddialarının bu denli iç içe girmesi, kah çatışma halinin kah yolsuzluk iddialarının diğerini araçsallaştırmasına yol açıyor. Bu durum yaşanan siyasi krizi ve devlet krizini körüklüyor, kamuoyu açısından algıda cepheleşme, cepheleşmeden hareketle siyasallaşma üretiyor.
Belki kaotik ama durum bu...
Bu tablo yaşanan krizin her boyutuna ayrı önem vermeyi, ancak aynı zamanda tüm boyutları birlikte düşünmeyi gerektiriyor.
Bütün olarak ele alınca kanaatim yaşanan gelişmelerle pekişiyor:
Hükümet-cemaat kavgası krizi anlamak için esastır.
Cemaat, elindeki yolsuzluk malzemesini (içi boş ya da dolu) kendi stratejisi etrafında kullanıyor, esen rüzgarı olduğundan güçlü hale getirmeye çalışıyor. Hükümeti, özellikle Erdoğan'ı yıpratmak, mümkünse devirmek için farklı soruşturmaların tek operasyona indirgemesiyle, basına sızdırılan seçme delillerle, uygunsuz kasetlerin yayınıyla yürütülen 'planlı hamle'yi görmemek mümkün değildir.
Sonuç olarak Türkiye alışık olmadığı tarz ve yöntemlerle, üstelik siyasi alanda değil devlet alanında, şeffaf olmayan bir aktör üzerinden ağır bir çatışma yaşıyor.
Bu çatışma nasıl seyreder?
Asıl soru budur...
Önce taraflara bakalım...
Başbakan stratejisini netleştirdi:
1. Partisine yönelik iddiaları ve oluşan olumsuz imajı bozmak için hakkında soruşturma olan bakanların istifasını sağladı. 2. Buna karşın bu soruşturmaları tezgah ve kalkışma olarak yorumladı. 3. Bu çerçevede ilk faturayı cemaate çıkardı, cemaati devlet içinde yuvalanmış bir çete olarak tanımladı ve devlet içini temizleyeceklerini söyledi. 4. Kalkışmanın dış boyutu olduğunu vurgulayarak, cemaati bazı güçlerin taşeronu olmakla suçladı ve bu çerçevede asıl hedefin AK Parti değil, Türkiye olduğunu iddia etti.
AK Parti'nin kimi bakanları şaibeyi üzerinden atmak için bir tür açığa alması ve 'Türkiye'ye yönelik komplo' çıkışı, kamuoyunu bu çerçevede 'istiklal mücadelesi' vurgusuyla yeni bir 'seferberliğe' daveti, krizle ve devlet içi ayrışmayla baş etme politikasının temel ayaklarını oluşturuyor.
Buna karşılık cemaati hafife almamak ve yeni hamlelerini beklemek gerekiyor. Fethullah Gülen'in bir ana muhalefet partisi başkanı gibi başbakanla sürekli atışması, çatışmayı körüklemesi, devlet içindeki yandaşlarına açık bir şekilde sahip çıkması, açık siyasete soyunması da başka bir siyasi seferberliğe işaret ediyor. Cemaatin ana stratejisi AK Parti'yi ve Erdoğan ailesini yolsuzluk ve terör gruplarıyla ilişki iddiası üzerinden vurmak gibi görünüyor....
Çatışma nasıl seyredecek sorusuna verilecek yanıt, tarafların tavrı ve genel stratejilerinden ibaret değil, atacakları adımlarla hukuk devleti düzenini ne kadar zorlayabilecekleriyle de ilgili.
Hükümetin Adli Kolluk Yönetmeliği'nde yaptığı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin sınırlarını zorlayan değişiklik buna örnektir. Savcıların katalog suçlarla ilgili soruşturmalarda mülki amirleri bilgilendirme zorunluluğu, AK Parti'nin siyaseten gerekli gördüğü, ancak demokrasiyi ciddi olarak yaralayan da bir hamledir. Buna benzer adımlar yeni yasa değişiklikleri ve idari tasarruflar şeklinde karşımıza çıkarsa, bu devlet krizi yeni bir demokrasi sorununa dönüşebilir.
Bu çerçevede sözünü ettiğimiz sadece AK Parti değildir. Cemaatin devlet içindeki yeminli aktörleri ellerindeki devlet yetkisini cemaat stratejisi etrafında kullanmaya devam ettikçe, bu yaygınlaştıkça, siyasi iktidar bu çerçevede yara aldıkça, az akıllı CHP tipi siyasi partiler ve olup biteni tribünden seyretmeyi, AK Parti'ye vurarak cemaati okşamayı tercih edenler bu durumu meşrulaştırdıkça, demokrasi sorunu daha da büyür.
Endişemiz budur...
Not: Bu yazımı iki yıl önce cemaate yönelik analizlerim sırasında beni fitnecilikle, tasfiyecilikle ve İslam bahçesindeki ayrık otu olmakla suçlayan Ahmet Taşgetiren'e ithaf ediyorum.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları




































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026