Ali BAYRAMOĞLU
AK Parti, hükümet, Erdoğan neden IŞİD'e terörist diyemiyor' cümlesi son günlerde köşelerde, televizyonlarda, siyasi sohbetlerde kulağa sık çalınan cümlelerden.
Başbakan Davutoğlu iki gün önce şunu hatırlatıyordu:
'Biz 13 Ekim 2013 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı'yla IŞİD' i terörist örgüt ilan ettik...'
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dün New York'ta gazetecilerin sorularına yanıt verirken, 'ABD'nin IŞİD operasyonunu olumlu buluyoruz, destekliyoruz' diyordu...
Bunlar işin beyan kısmı...
Bir de algı kısmı var. ABD Dışişleri Bakanı Kerry MSNBC kanalında katıldığı bir programda şunları söylüyordu:
'Türkiye 49 rehine nedeniyle zor bir durum yaşadı. Buna rağmen Cidde ve Paris'teki toplantılara katıldı. Erdoğan bizzat IŞİD'in üzerine gidilmesinde Türkiye'nin çıkarı olduğunu belirtti. Türkiye sınırları ve güvenliğiyle tehdit altında...'
IŞİD'in yayılma çapı, Suriye'de saldırılarını yoğunlaştırması, sınıra 5-10 kilometrelik mesafeye gelmesi, büyük bir göç dalgasına yol açması, siyasi dengeler açısından yakın geleceğe yönelik belirsizlik ve tehdit oluşturması şüphe yok ki, Ankara'nın yeni hasassiyetleri arasında yer alıyor.
Bu durum ile Türkiye'nin dün altını çizdiğimiz haklı nedenlerden ötürü askeri koalisyona mesafeli durması arasında doğal olarak bir 'ikilem' bulunuyor.
Bu ikilem ve benzeri ikilemler kabul etmek gerekir ki, son dönemlerde sıkça Türk dış politikasını bloke eden bir rol oynuyor.
Bu ikilem nasıl aşılacak? Türkiye ne yapacak ve yapmalı?
Bu sorular başta siyasi ve insani pek çok açıdan önem taşıyor. Şüphe yok ki, siyasi dengeler bölgede her gün yeniden oluşacak ve Türkiye bunlar karşısında tutum almak durumunda olacak.
Resmi şöyle çizmek yanlış olmaz: Türkiye IŞİD'le cepheden savaş durumuna düşmemek, istemedği unsurları meşrulaştırmamak, bölgedeki dengelerin yeniden oluşumunda siyaset erdemini temsil eden kapıları açık tutmak için askeri girişimlerde ön cephede olmayacaktır. Bununla birlikte Türkiye IŞİD'in her geçen gün artan ağırlığı ve ülkedeki İslami hareketlerin üzerinde oluşturduğu baskı dahil, çok yönlü bir tehdit halinin ortadan kalmasına gayret göstermek, koalisyona bir tür destek vermek durumunda kalacaktır.
Bu ikili durumu, şüphe yok ki, Türkiye'nin kimi risk hatları, endişeleri tanımlıyor
Türkiye'nin IŞİD'le mücadele çerçevesinde öne çıkan üç endişesi, 'Esad'ın meşrulaşması', 'PKK'nın koalisyon parçasına dönüşerek siyasi dengeleri değiştirmesi' ve 'göçmen akını' meselesi olarak görülüyor.
Nitekim somut önerilerinin 'tampon bölge ve bölgeler'de yoğunlaşması da, insani gerekler kadar, bu endişelerden kaynaklanıyor. Tampon bölge hayat güvencesi oluşturmak, göçmen akınını durdurmak, Esat rejimiyle çatışma alanlarına mesafe koyma arayışına yönelik görülüyor.
Ancak bilinmektedir ki, bu öneri BM kararı olmadan hayata geçemez. Bu tür karar ise mevcut siyasi dengelerde kolay değil. Kaldı ki bu karar alınsa bile bu tampon bölgelerin korunmasına yönelik askeri tahkim gereğinin, IŞİD-PKK-PYD denklemine etkide bulunmaması beklenemez. Başka bir ifadeye Türkiye'nin çekindiği PKK-PYD güçlenmesi ve değerlenmesi hiç bir koşulda ortadan kalkacak gibi görünmemektedir.
Bu durumda Türkiye açısından en gerçekçi ve etkili seçenek Kürt kozudur.
Peşmerge, PYD ve PKK'yla Kürtler kendi yaşam alanlarında, bölgede IŞİD'in karşısında onu dengeleyip, püstürtebilecek tek unsurdur. Türkiye ve diğer ülkeler ne düşünürse düşünsün, IŞİD öyküsü nasıl biterse bitsin, 21. Yüzyılın ortalarında Kürtler o bölgelerin asli organize gücü haline geleceklerdir.
Kürt kozunu oynamak önce bu gerçeği görmeyi, onunla barışmayı ve işbirliğini ifade eder.
'Kürt takıntısı ya da endişesini' aşmayı, özellikle PYD ilişkilerini gözden geçirmeyi, Rojava bölgesini, dış Kürtleri çözüm sürecine bir dahil etmeyi gerektirir.
Türkiye'nin bu çerçevede, 'dolaylı destek ve siyasi dirsek teması' ile kendi alanlarını ve hayatlarını korumaya çalışan Kürt gruplarına destek vermesi barış sürecini derinleştirecek, özellikle Kobane'de yaşananlar dikkate alınırsa, hem insani açıdan el uzatmayı, hem siyasetin erdemini o bölgeye taşımayı, hem Kürtlerle ortak çıkar üzerine yeni bir pist açmayı mümkün kılabilir.
Bu söylenenler fikri bir zorlama, uzak bir varsayım mı?
Tersine Türkiye'nin arzu ettiği oyun kurucu rolüne uygun yeni ve somut bir yoldur. Demokrasiye en uygun model tutumdur. Ve kimi ağır hatalardan dönmesini mümkün kılacak bir kapıdır.
Nasıl?
Yarına...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026