Ali BAYRAMOĞLU
Önce şunu kabul etmek gerek: Kürt sorunu dinamik bir sorun ve değişimin kurallarına tâbi...
Sorunun başlangıç noktası, en azından 'Kürt sorunu' olarak başlangıç noktası, Türkiye'de resmi ideolojinin kâh eğitim, kâh kanun, kâh dışlama, olmadı, baskı ve işkence yoluyla izlediği Türkleştirme politikaları ve inkârcı tutumla eş zamanlıdır.
Ve bu politika ile tutumun bir tür sonucudur.
Bu devlet tavrı pek çok itiraz, isyan ve tepkiyle karşılık buldu. PKK ve onun şekillendirdiği bugünün Kürt siyasi hareketi onlardan birisi...
Bu siyasi hareketin öyküsü hemen hemen 30 yıla dayanıyor ve her 30 yıllık öykü gibi sorunun başlangıç noktasından başka bir noktaya, sonuçları itibariyle özerk bir öyküye işaret ediyor.
Bu özerk öykü, Kürt siyasi hareketi ve toplumsal alanının yıllar içinde şekillenen iç dinamikleriyle oluşmuş bir öyküdür.
Bu noktadan bakınca, Kürt siyasi hareketini en azından bugün, sadece devlet politikalarının ürettiği bir tepkisel durum ya da türev durum olarak açıklamak pek kolay değildir. İç öykünün de bu hareketi şekillendirdiğine, etkilediğine şüphe yoktur.
O zaman, Kürt meselesinden, Kürtlerin politikasından söz ederken 'tepkisellik ve nedensellik' yanında 'kuruculuk ve kendiliğindenlik' gibi unsurların varlığını teslim etmek gerekir.
Peki nasıl?
Kürtler bugün devlet politikalarına tepki duyan bir siyasallaşma yaşamakla yetinmiyor, aynı zamanda açık bir uluslaşma süreci de yaşıyorlar. Ve bu süreç mikro unsurlarla bakılırsa, kendi dilini, imgelerini, sembollerini, iç hiyerarşilerini, iç iktidar sahasını ve ilişkilerini üretiyor ve içeriyor.
Makro unsurlarla bakıldığında ise, sürecin temelinde PKK, KCK, BDP gibi unsurlarıyla yeni bir siyasi merkezin oluşması, buna paralel olarak yeni bir toplumsal alanın ve dokunun şekillenmesi, en önemlisi bu siyasi merkez ile bu toplumsal alan arasındaki ilişki, hiyerarşi yatıyor.
Kuruluculuk ve kendiliğindenlik temel olarak bu noktada ortaya çıkıyor. 'Kürt sorununu tanımlayan Kürt siyasi hareketi' ifadesi de bu çerçevede anlam taşıyor.
Sorun ile hareket arasındaki bu ilişki ve bu tarz bir bütünleşme, kabul etmek gerekir ki, eğri ya da doğru, bir uluslaşma hali ve politikasının bizzat kendisidir.
Ve bu durumda teslim etmek gerekir ki, Kürt siyasi hareketinin temel ilişkisi sadece devlet ve hükümetle değil, onun da vesile eden ya da içeren bir şekilde kendi toplumsal iç dokusuyladır: Alan kurmak, ulus kurmak, merkez kurmak...
Karşımızdaki mesele sadece kurma politikalarında ibaret de değildir. Kurma araçları da belirleyici bir önem taşımaktadır.
Bu kurma araçlarından birisi de, 'silah'tır, yani 'şiddet'tir...
Alan oluşturan ve koruyan, toplum inşa eden simgesel, açık, fiili, kendisinde hak gören 'fiili kuvvet' ve ardından gelen 'gösteri ya da uygulama veya kurgulama' olarak şiddet...
Daha doğrusu bir 'şiddet politikası...', kurucu şiddet politikası...
Kürt meselesinde siyaset karşısında şiddet hali kadar, bir tür siyasetle iç içe bir şiddet hali olduğu görmezden gelmek mümkün müdür?
Kürt Siyasi hareketinin bugün en önemli unsurlarında birisi şiddeti tepkisel, türevsel, öz savunma halinin ötesinde, kurucu bir unsur olarak kullanmasıdır.
Kürt siyasi hareketinin elinde şiddet bugün hem bir müzakere aracı, hem kendi alanını kurma aracıdır.
Sık söylüyoruz Kürt sorunu bir gün şöyle de böyle çözülecek.
Öykü nasıl biterse bitsin, önemli olan öykünün nasıl yürüdüğüdür.
Kurucu siyaset tolerans, taviz öğretir, demokrasi üretir.
Kurucu şiddet ise sistemler, insanlar, rejimler için sadece otoriterlik üretir.
Bu anlamda şiddete karşı durmak, ne 'hem devleti hem PKK'yı kına' gibi garip bir yüzeysel siyasi tutuma indirgenebilir, ne devlete ve siyasi iktidara düşen sorumluluğu ortadan kaldırır, ne de Kürt siyasi hareketinin muhatap alınma, müzakere taleplerine karşı bir duruşu ifade eder.
Bunlar farklı işlerdir, şiddet karşısında tutulma ise başka iştir...
Böyle bir noktada bu tür şiddet karşısında duran, susan, doğrulayan, farklı şiddetler arasında hiyerarşi kuran bir tutumu ilkeler ve değerler açısından anlamak mümkün değildir.
Türkiye'de eksiklik, gazetecide, entelektüelde, solcuda şiddet karşısında ilkesel duruş eksikliğidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026