Ali BAYRAMOĞLU
Suriye'de iç karışıklıklar başladığından bu yana komşularının başı rahat değil. Bunlar arasında, 900 km'lik sınırı ve Esat rejimine aldığı açık tavır itibariyle riskin büyüğünü taşıyan ülke ise Türkiye.
Bir yanda Rusya ve İran'ın Suriye rejimine verdikleri destek, öte yanda uluslararası pekçok gücün bölgede kendisine hareket alanı yaratma çabası var. Ancak Türkiye açısından en önemlisi Suriye'deki iç savaşla birlikte bir dizi siyasal enerjinin açığa çıkması oldu. Bunlardan ikisinin altını özellikle çizmek gerekiyor: El Nusra'dan İŞID'e uzanan radikal İslami hareketler ve Türkiye sınırında özerk bir yapıyla kantonal örgütlenme imkânı bulan Kürtler...
Altı çizilmesi gereken diğer bir husus özellikle Kuzey Suriye'de bu iki güç arasında büyük bir alan kontrol kavgasının yaşanıyor olması...
Uluslararası camia bu konuda İŞID'ın karşısında yer alıyor. Kürtler bu çerçevede (Türkiye'ye rağmen) başta ABD olmak üzere uluslararası koalisyondan destek görüyor ve bölge statülerini meşrulaştırıyor ve pekiştiriyorlar.
Türkiye ise çatışan bu iki gücü de tehlike olarak görüyor.
Ancak daha çok asıl kalıcı güç olarak gördüğü Kürtlerin sınırda bir koridor oluşturmasından rahatsız. Rahatsızlığın resmi nedeni şu:
1. Bu koridora hakim olan Kürtler etnik temizlik yaparak bölgedeki demografik dengeyi değiştirirler. 2. Bu koridor bir Kürt devleti kurulmasına kadar gider, bu devlet zaten iç içe olduğu bizdeki Kürt hareketiyle entegre olur, model ve merkez haline gelmeye başlar ve Türkiye'nin önündeki riskler artar.
Cumhurbaşkanı'nın şu sözleri bu açıdan yeteri kadar açık:
“Suriye'nin kuzeyinde, güneyimizde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyeceğiz. Bedeli ne olursa olsun bu konudaki mücadelemizi sürdüreceğiz. Bölgedeki demografinin değiştirilmesine göz yummayacağız…”
Hükümet her ne kadar İŞID'i geçici bir dalga olarak tanımlasa da, iç siyasette Kürtlere karşı denge sağlamak için Türkiye IŞİD'i destekliyor iddiaları dilden düşmese de, Ankara'nın bu örgütü bir tehlike ve güvenlik riski olarak gördüğü açık.
Nitekim son dönemde Suriye'ye müdahale ve bir güvenlik koridoru oluşturma tartışmaları sadece Kürt kantonlarının birleşmesine karşı bir tedbir arayışı değil, aynı zamanda IŞİD'in sınırın batısını ele geçirmesine ve bunu Esat'la işbirliği halinde yapmasına yönelik bir önlem fikri. Zira böyle bir durum Ankara'ya göre, Öncüpınar ve Cilvegözü sınır kapılarının, IŞİD'in kontrolüne geçmesi, Türkiye'nin Suriye'yle temas yollarının tümüyle kapanması ve Türkiye'ye yeni bir göç dalgasının gelmesi demek.
Türkiye'nin pozisyonuna oranla ortada oldukça sıkışık bir durum var.
Bu sıkışıklık politik ve diplomatik cihazlarla giderilemiyor.
Son ve en tehlikeli seçenek askeri müdahale konusunun, Kuzey'de 90 kilometrelik bir güvenlik hattı oluşturulması önerileri de bu nedenle gündeme geliyor…
Ne var ki böyle bir müdahale öylesine riskli ki, Türkiye'yi hem IŞİD, hem PYD, hem Esat rejimiyle karşı karşıya getirebilir. Radikal örgütleri Türkiye içinde eylem yapmaya itebilir. Kürt sorunu çözüm sürecinin sona ermesi bir yana, ateşkes hali sona erdirebilir. Dahası Rusya ve İran başta olmak üzere, muhtemelen ABD'de de onları takip etmek üzere tepkiyle karşılaşır ve yalnız kalır.
Türkiye benzer bir pozisyon tıkanıklığını Irak savaşı sonrası Kürt özerk bölgesiyle ilgili yaşamıştı. Kürtlerin etnik temizlik yaptığı, özerkliğin bir savaş nedeni olduğu pek sık dile getirilmişti. Bugün geldiğimiz noktada, Barzani ve Kürdistan Özerk Yönetimi Türkiye'nin varlığını kabul ettiği yakın dostu haline geldi. Bu pozisyon değişikliğini koşullar getirdi ve AK Parti gerçekleştirdi.
Kobani günlerinden, Rojava meselesinin infilakından bu yana söylüyoruz.
Türkiye'nin Kuzey Irak politikası sürdürülebilir bir politika değildir.
Ülkenin Kürt politikası ve çözüm süreci bu çerçevede bir bütün olarak elden geçirilmelidir.
Meselelere “bize karşı kumpas kuranlar, komplocular, sandık sonuçlarını bile belirleyen üst akıl gibi” diyerek bakmaya devam ettikçe, kendi yanlışlarımızı görmezden gelir, batakta yürümeye devam ederiz.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026