Ali BAYRAMOĞLU
Yeni dönemde Kürt sorunu ülkenin başını ciddi olarak ağrıtmaya devam edecek gibi duruyor.
Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın, AK Parti'nin verdiği kararlılık mesajları, güvenlik politikalarının devamına dair işaretler, çözüm sürecinin tarz ve aktörlerine geri dönülmeyeceğine dair açıklamalar birbirini takip ediyor.
Güvenlik vurgulu bu strateji (ki daha çok “siyasetsizlik” kokusu veriyor) iki algı ya da tespit üzerine oturuyor.
İlki, Kürt hareketinin Güneydoğu'daki yeni eylem dalgasının egemenlik arayan bir kalkışma kadar, Ortadoğu'daki Türkiye'ye yönelik bir dizi ittifakla iç içe bir durum olduğu algısıdır. Bu durum, AK Parti ve devlet çevrelerinde, siyasi yollarla, mevcut siyasi cihazlarla cevap verilmesi mümkün ve söz konusu olmayan iki katmanlı tehdit olarak algılanıyor. En azından açıklamalar, vurgular, brifingler bu algıya işaret ediyor.
İkincisi, PKK'nın Suriye sınırı boyunca uyguladığı yayılma-kökleşme politikaları, bunun Türkiye'deki silahlı özerklik adımlarıyla iç içe girmesinin yarattığı tehdit algısıdır. Bu ikinci algı da, aynı birincisi gibi AK Parti açısından siyasetin ötesine aşan bir hale işaret ediyor.
Hemen altını çizelim. “Güç politikasına” işaret eden bu durumun bir benzeri aslında Kürt cephesinde de var.
Dün Kürt siyasi hareketinin çözüm süreci sonrası stratejisine değindik. Bu strateji, özetle, Suriye ve Türkiye'nin Kürt bölgeleri arasındaki entegrasyona, fiili özerklik zorlamalarına, toprak egemenliği arayışına uzanan bir nitelikte. Dolayısıyla güç unsurunu öne itiyor, parlamenter siyaset unsurunu ise geri çekiyor.
Peki, bu noktaya nasıl gelindi? Çözüm sürecinin siyasi ortamından nasıl ve neden çıkıldı?
Önce her zaman söylediğimizi tekrarlayalım. Çözüm sürecinin başlamasında keskin bir rol oynayan siyasi irade faktörü, bu koşulların doğmasında o denli belirleyici olmamıştır. Erdoğan, Davutoğlu, İmralı'nın eğilimlerinin yeni tablonun oluşmasında kendi başına ve önde belirleyici olduğunu söyleyebilmek için dar ve araçsal siyasi bir bakışa hapsolmak gerekir.
Temel, bölgedeki, Suriye'deki depreme dayanıyor...
Hat değişiminin iki büyük nedeni bulunuyor.
Çözüm süreci sorunu ulusal sınırlar içinde, ulus-devletin meşru ve geleneksel araçlarıyla ele alan bir süreçti. Rojava'daki Kürt enerjisinin açığa çıkması bu dengeyi değiştirdi. Örgütün önüne tarihi bir fırsat çıktı. Öylesine ki, zamanla PKK'nın Rojava'daki yayılma-kökleşme politikaları önem açısından çözüm sürecinin bile önüne geçti. Bölgede ABD, Rusya, İran'ın varlığı ile IŞİD faktörü, PKK-PYD'nin uluslararası meşruiyet arayışına zemin oluşturdu. Ve bunların açık bir sonucu oldu: Örgüt için çözüm milli sınırlar ötesi bir duruma, Türkiye için ise bu durum varoluşsal bir tehdit algısına yol açtı. Türkiye'nin Kürt sorunu bir bakıma milli sınırlar ötesine taşındı.
İkinci neden örgütün demokratik özerlik iddiasını ve talebini fiilen uygulamaya koymaya karar vermesi, çatışmaları kentlere taşıması, bölgenin fiili denetimi ve yönetimini “edinilmiş bir koz” haline çevirmeye soyunmasıdır. Kürt Hareketi'nin tüm sloganları, “AK Parti'nin katliam politikaları”, “Saray'ın tetikçileri”, “AKP-IŞİD denkliği” propaganda unsurları, bu durumun tabiileşmenin araçları olarak kullanılmakta, siyaset yollarını tıkamakta, siyasi ve sivil enerjiyi kendisi mahkum etmektedir. Hükümetin uzun süredir kamu düzeni adı altında işaret ettiği ön koşul bu tabloya işaret etmektedir.
Özet şudur: İki taraf içinde mevcut koşullara siyasete işaret etmiyor.
Bununla birlikte bedelleri yüksek bu çatışma uzun süre sürdürülebilir bir durum değildir.
Eninde sonunda siyasete geri dönülecektir.
Soru bu dönüşün hangi koşullarda olacağıdır?
Masada hangi soruların ve koşulların bulanacağıdır?
Derenin sürüklediği bir dal parçası olmak yerine dereye tepeden bakmak ve akışı görmek ve kestirmek önemlidir.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026