Ali BAYRAMOĞLU
Kürt hareketinin adımlarını her koşulda savunan, mağduriyeti her durum için uygulama şablonu olarak benimseyen, bugünü tarihle açıklayanların bir izahat faslına geçmesi gerekiyor...
Güneydoğu'daki çatışmaların, mahalle direnişlerinin, fiili özerklik ilan etmenin, silahla kentleri savaş yerine çevirmenin anlamı nedir?
Tüm bunlar kimilerinin iddia ettiği gibi hükümetin çözüm sürecindeki eksikliklerine, yaptığı hatalara indirgenebilir mi?
PKK'nın da daha ilk gün küçümsediği, önemsemediği, “AK Parti'yle yol alınmaz, bu metin ciddiye alınmaz” dediği, daha sonra Dolmabahçe Mutabakatı adını verdiği “çerçeve” Cumhurbaşkanı ve hükümet tarafından reddedildiği için mi bu yangın çıktı?
Bunun ikna edici bir tarafı olabilir mi?
IŞİD'in Suruç ve Ankara saldırılarını keyfi ve akıl dışı bir biçimde doğrudan, hatta eylemci olarak AK Parti'ye fatura etmesine inanan aklı başında bir HDP'li var mıdır?
Kandil “siyaset aşaması” fikrinden, demokrasi imkanları içinde ulaştığı kritik imkanlardan bunlar için mi vazgeçmiştir? Bunlar için mi çözüm sürecini bir daha doğmamak üzere gömecek adımlar atmıştır.
Sadece ve özellikle Diyarbakır'dan söz edelim. Bu en önemli, çok katmanlı Güney Doğu kenti uzun süredir alev alev yanıyor. PKK, Diyarbakır'ın Sur İlçesi'nde 6 mahalle, 1 caddeyi kapatıp Dağkapı'da isyan ve iç çatışma yürütüyor. Mahalle sakinleri kalkan haline getirilmiş, evler arasındaki duvarlar yıkılmış durumda. Polis ana caddeye açılan bir sokağın başında bulunan, önünde Tahir Elçi'nin vurulduğu Kurşunlu Camisi'nin 2 metre ötesine geçemiyor. Önceki gün Diyarbakır'ın başka bir merkezinde Yenişehir İlçesi Ofis semtinde benzer girişimler olduğu ve çatışmaların yaşandığı bilgisini geçiyordu haberler.
Daha kaç ilçe, şehir böyle yaşıyor...
Bunlar, çok değil, sadece bundan 15 yıl önce yıl önce yaşansaydı, tüm Güneydoğu sıkıyönetim rejimi altında olurdu, güç ve yetki askere teslim edilirdi.
Bugün olmuyorsa, özgürlükler ve demokrasi konusunda aldığı tüm eleştirilere rağmen bu AK Parti sayesindedir.
Ancak soru şu:
Kürt hareketi böyle bir ortam mı istiyor? Sıkıyönetim, olağanüstü hal, asayiş önlemleri, sivillerin öne sürüldüğü bir iç çatışma üzerinden mi yol almak istiyor?
Bir adım geri çekilip bakalım. Bugün genel olarak Kürt sorunu iki sorunun yanıtına sıkışmış durumda.
İlki şudur: Ülkenin ulusal sınırlar dışına taşan, Rojava'yı da içermeye başlayan Kürt sorunu, bu haliyle siyasi mekanizma tarafından nasıl tanımlanacaktır. Bu koşullarda demokratik entegrasyon hangi ve nasıl çerçevede hayata geçirilecektir?
İkincisi şudur: Kürtlerin kendilerini bir ölçüde yönetme yönetim kadim talepleri nasıl karşılanacaktır? Örneğin yerel yönetimler reformu çerçevesinde mi?
Kürt hareketinin izlediği istikamet bunlara siyaset çerçevesinde yanıt aranmasını engelliyor.
Kandil iki soruya yanıtı dayatarak veriyor.
Bölgeyi yönetmeye soyunuyor, önceliği Kürt sorununun Türkiye-Suriye bütünlüğü içinde tanımlanmasına veriyor.
Ne var ki, egemenlik dayatarak paylaşılmaz...
Suriye modeli bir kantonlaşmayı Türkiye'de uygulamak ise sadece savaş ilanını ifade eder. Bunlar siyaseti, demokrasiyi, diyalogu, güveni öldürür.
O zaman hedef iç çatışma, Suriye gibi olma politikası mıdır?
Bir açıdan öyle görünüyor...
Siyaset ve demokrasi yerini silaha ve ulusal, örgütsel, etnik çıkarlara, karmaşadan pay almaya indirgenmiş bulunuyor.
Kimse sanmasın ki, tüm bunlar, güvenlik tedbirlerinin kaçınılmazlığına rağmen, Güney Doğu'da kimi aşırılıkları, özel güvenlik güçlerinin davranışlarını, günlerce süren sokağa çıkma yasaklarını, kimin kurşunundan gelirse gelsin sivil ölümlerini, şiddetin yarattığı tahribatı ortadan kaldırır.
Ne var ki, tersi de geçerlidir.
Kandil'in ölümcül, iç savaş stratejisi bunların arkasına gizlenemez.
Yine kimse sanmasın ki, bunları düşünmek ve söylemek hükümet çizgisinde yer almanın sonucudur.
Akıl ve mesafe olanı kavramak için yeterli.
Ve son söz:
Kurucu şiddet uygulamaları, onlarca yıl sürecek ve herkese, özellikle Kürtlere kan kusturacak ve galibi olmayacak yeni bir savaşı başlatır.
Yazarlar
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRT“Birden dursun istersin seneler olunca mazi. Öyle bir geçer zaman ki…” 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları



































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026