Ali BAYRAMOĞLU
Bir kaç gün önce, bir televizyon programında bir yorumcu, PKK ile Kürt meselesi, Kürt gruplar arasındaki ilişkinin altını çizmemi, temsilden söz etmemi “sorunlu bir terminoloji” olarak tanımlıyordu. Bu terminolojinin, “devletin PKK'yla değil, Kürtlerle savaştığı”nı ima ettiğini söylüyordu.
Çünkü ona göre gerçek tek ve çıplaktı:
“PKK, bölgedeki Kürtlere baskı yapan, gücünü sadece bu baskıdan ve dış ülkelerden alan bir yapıdır. Onunla mücadelenin tek yolu, bu baskıyı kırmak, ona silahla haddini bildirmektir, aksi görüşler düşmanın işine yarar, onun dilini andırır.”
Bu genel bir bakış ve bu bakışa göre PKK, “bir ayağı terörde diğer ayağı içinden doğduğu Kürt sorunu havuzunda, onlardan beslenen bir yapıdır”, demek bile sorunludur.
Aslında, ortada bir sorun varsa, o sorunu bizzat ve yıllardır bu bakışın oluşturduğuna şüphe yok.
Ancak, ne yazık ki, asayişçi tavrın son dönemde yeniden ve mutlaklaşarak dolaşıma girmesiyle zuhur eden “resmi bakış ve dil”bu.
Öyle kuşatıcı ki, kendi ima ettiği dışındaki her tür görüş, duruş, tahlil, tavır ve iddiayı “sorunlu” kategorisine sokuyor. Kimileri için sorunlu tespiti de yeterli değil, aslında bunlar “suç”, değilse de suç olmalı...
“Terör ve terörist tanımı genişletilsin” diyor cumhurbaşkanı. Siyasi alanın resmi görüşe göre daraltılarak yeniden yapılandırılmasının,“terörle mücadelenin etkin bir aracı” olduğunu düşünüyor. Bu görüşe destek ve teşvik çok...
O zaman şu yol açık: Siyaset istemek, beklemek de suç... Bir sorunun, bu sorunun çözülmesi için “müzakere, mutabakat, uzlaşma” talebi ve önerisi de suç...
Bunları dile getiren bir köşe yazmak, bir bildiri imzalamak, bir konuşma yapmak sizi bir savcının terörist olarak görmesine, hakimin terör örgütü propagandası yapma suçuyla tutuklamasına yol açacak, öyle mi?
Açtı bile!
Üç öğretim üyesi “malum bildiri”nin imzacısı oldukları, imza yoluyla“terör örgütü propagandası” yaptıkları iddiasıyla tutuklandı. Malum metni tüm ülke biliyor. İmzalayanların bile daha sonra kuşku duydukları, soru sordukları ölçüsüz bir metindi. Kendi adıma 15 Ocak'ta şunları yazmıştım: “İçerik ve üslup itibariyle benim gözümde bu bildirinin, özellikle bir bölümü nedeniyle hiçbir meşruiyeti bulunmuyor. Bu bölüm, metnin, Türkiye'yi “sivil halka yönelik kasıtlı katliam politikaları” izlemekle suçlayan bölümüdür.” Ancak tepkilerin ölçülü olması gerektiğine işaret ederek o yazıya şu satırları da eklemiştim: “Demokratik düzenlerde yanlış, ölçüsüz, hakikat dışı olsa bile, insanların fikir beyan etme, bunlar üzerinden muhalefet yapma özgürlükleri vardır.”
Şimdi metne tepki verme evresini geçtik, (yeni bir “kod” beklemeye dahi gerek kalmadan) tutuklama aşamasına geldik...
Evet metin kötü. Metin dili devlet ve örgütü eşitliyor ve bu yanlış. Bir isyan karşısında devletin aldığı güvenlik tedbirlerini katliam politikası olarak tanımlıyor ve bu da kabul edilemez.
Bu durumda size düşen ise bunu yazmak, söylemek, teşhir etmektir.
Bu metin ile canlı bomba arasında bağ kurmak ise başka aşamaya geçişi ifade eder.
Soru şudur: Yanlış, eksik, taraflı düşünceler, sonuç olarak düşünce ve tepkiler, nasıl oluyor da, sahiplerini terörist kılıyor? Siyasi mantık yürütme dışında hangi kanıtlarla bir bildiri terör eylemi sayılabiliyor?
Üç akademisyenle ilgili tutuklama kararı, PKK'nın açıklamaları ile bildiri arasındaki benzerlikten söz ediyor, niyet okuyor ve söze keyfi sınır getiriyor.
Bu, “ya bizden siniz ya olanlardan, arası yoktur” tarzı bir söylemin adli uygulamadaki karşılığı mıdır?
Böyle bir şey olabilir mi?
Oldu diyelim.
Ne yapılacaktır? Resmi bakış dışındaki her fikir adli takibata uğrayacak ya da suskunluğa mı itilecektir?
Diyelim ki bu da oldu.
Şiddet ve terör böyle bitirilebilecek midir? Kürt meselesi böyle çözülebilecek midir?
Günlerdir terör eylemlerinin sorumlusu olarak, eylemi yapanları değil, soru soran, farklı bakanları suçlayan bir iklim soluyoruz.
Bu gidiş, gidiş değildir...
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026