Ali BAYRAMOĞLU
15 Temmuz günü TSK bünyesinde yapılan değişiklikler yeni bir sayfa açtı. Bu sayfa yeni bir ordu ve asker anlayışına işaret etmektedir. Hedef ise hiç şüphe yok ki, etkin bir ordu kadar gerek yapı, gerek zihniyet açısından asker-sivil ilişkilerinin demokratikleştirilmesi, ordunun siyasi iktidara tam bağlılığının sağlanması, (cumhuriyet ideolojisi dahil olmak üzere) siyasi her tür eğilim ve müdahalecilikten uzaklaştırılmasıdır.
Ordunun siyasi bir parti gibi ya da, devletin asli siyasi sahibi gibi davranmaması ya da bir siyasi parti ve görüşün temsilcisi haline dönmemesi, her sistem için önemli bir demokratik olgunluk göstergesidir.
15 Temmuz darbe girişimi Türk demokrasinin bu açıdan olgunlaşmanın çok gerisinde olduğunu gösterdi.
O kabus gecesi, Türkiye'de 21. yüzyılın ortasında bunca gelişme ve değişme sonrası hala ordunun darbe yapmaya soyunabileceğini, general düzeyinde yüzlerce askerin silaha sarılabileceğini gösterdi. “Darbeler dönemi bitmiştir, iç ve dış dinamikler darbeye izin vermez, askerin kımıldayacak cesareti ve hali kalmadı” düşüncesinin boş olduğu ortaya çıktı. Türkiye öyle bir darbe girişimi yaşadı ki, ortaya kendi içinde bölünmüş, çatışan, 1960'ları andıran, “Güney Amerika” tarzı ilkel silahlı kalkışma resmi çıktı. Askerin, 1971'ten itibaren adım adım oluşturduğu “emir-komuta içinde müdahale geleneği” bile sıfırlandı.
Evet, bu, Gülencilerin darbesiydi.
Ancak onlar ve onları destekleyen diğerleri or, kor, tüm, tuğ rütbesinde amiral ve generallerdi.
Bu tablo, demokrasi ve demokratik siyaset üzerinde silahın ve askerin muhtemel, ciddi ve açık bir tehdit olduğunu gösteriyor.
Asker-siyaset ilişkilerinde bulunduğumuz noktaya, ülkenin yaşadığı kutuplaşmaya, şiddet ve manipülasyon dolu krizlere bakıldığı zaman, silahın ve silah kullanma tehdidinin siyasi alana yönelme riski dünden daha az değil.
Bu tehdidin iki ucu var.
İlki, 15 Temmuz'a kadar pek çok örneği yaşandığı gibi, ordunun askeri ideolojiye dayanarak siyaseti ve demokratik hayatı tehdit etmesidir.
İkincisi ise 15 Temmuz'da olduğu gibi belli bir siyasi görüş ve grubun orduyu ve silah gücünü kendi çıkarı için kullanmasıdır.
Yapılan reform, elbet, denetim ve yeni asker tipolojisi oluşturulması üzerinden bunlara yönelik bir tedbirdir.
Ancak bu tedbir yeni soruların sorulmasına mani değil:
Reformun siyasi iktidara terfi ve tayinler konusunda verdiği geniş yetkiler bu sorun ve tehdidi başka bir biçimde nüksettirir mi? Askeri kurumu bu kez başka bir düzeyde siyasallaştırır, orduya partizan siyaseti sokar mı? İktidarın kendi ordusunu kurmasına yol açar mı?
Veya Milli Savunma Bakanı'na verilen tayin yetkisi, YAŞ'ın yeni yapısıyla terfileri tümüyle siyasi iktidara bırakması, genelkurmay başkanının kuvvet komutanları değil, orgeneraller arasından seçilecek olması, askerler arasında iktidara yakın olma arayışı ve yarışına zemin hazırlar mı?
AK Parti'nin tam müdahaleci, çoğunlukçu milli irade ve siyaset anlayışı, bu çerçevede Merkez Bankası'ndan özerk idari kurumlara, yargıdan emniyete kadar liyakatten çok sadakat esaslı kadrolara dayalı bir yönetim tarzı olması, siyasi denetim ve yönlendirmeyle yetinmeyip, kurumların kendisine has dokularına tam nüfuz etmesi, bu soruları daha keskin hale getiriyor.
Türkiye büyük bir tehlike atlattı ve ardından önemli bir reform gerçekleştirdi. Tehlikenin tekerrür etmemesi, reformun yeni sorunlar üretmemesi, legalist-demokratik bir ordunun yolunu açması için AK Parti'ye büyük bir iş düşüyor.
Orduda yeni asker tanımının “legalist subay esası”na oturması hayati önemdedir. Terfi ve tayin kriterlerinin liyakat-sadakat ikilisi ve kurumsal-siyasi takdir karması bir model üzerinden gerçekleştirilmesi hayati bir gerekliliktir. Aksi halde TSK, içinde farklı siyasi eğilimlerin cirit attığı ordulara döner.
Demokrasi için dikkat ve özen gerekiyor.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026