Ali BAYRAMOĞLU
Hukuk Başbuğ'a da lazım oldu...
Emekli Genelkurmay Başkanı Başbuğ'un tutuklanmasıyla ilgili tartışmalar devam ediyor. Tutuklanmasının ertesinde yazdık.
Ortada bir suç var, bu bizce açık. Ve tutuklamanın simgesel anlamı büyük... Büyük zira suç kişiler ile tüm bir karargâh politikası arasında ilişki kuruyor. Fiili anlamı da büyük... Zira "politik askeri çıkışlar"a bu düzeyde bir yargısal müdahale ilk kez oluyor.
Bununla birlikte ortada kimi sorular dolaşıyor...
Örnek: İngiliz, Amerikan, Alman, Fransız basınının bu konuda bu konudaki ortak görüşü, bu tutuklamanın askeri vesayete yönelik demokratik-hukuki bir adım olmaktan çok, iktidar mücadelesi ürünü olduğu ve özgürlüklerin bastırılması konusundaki bazı şüpheleri teyit eder bir görüntü sunduğu şeklinde...
Peki, neden?
Neden Batı basınında hâkim bakış değişmeye başladı.
Düne kadar demokrasiden, demokratik değişimden, Ergenekon, Balyoz davaları üzerinden askerin siyasi sahneden uzaklaştırılmasından söz edilirken, bugün bu konuda sorular ve kuşkular doğmaya başladı...
Yanıt çok karmaşık değil aslında...
İlkeler ve istatistikler gösteriyor ki, Türkiye'de adli süreçler, "demokratikleşme, temizlik ve ayıklama" hali kadar, "baskıcı uygulama" havası da üretiyorlar.
Bu hava dedikodulardan değil, yoğun gazeteci, akademisyen, öğrenci tutuklamalarından ürüyor...
Güneydoğu gazeteleri, Şık, Şener, Ersanlı, Zarakolu bu konuda açık, pek çok gözlemci için kendi başına yeterli örnekler...
"Neden algı değişiyor" sorusuna verilecek "yanıtın ilk ayağı" burada yatıyor. Bu tür durum ve örnekler soruları, şüpheleri arttırıyor Temizlik-değişim sürecinin içine başka tür niyet ve unsurların karıştığını gösteriyor. Bu ise, Ergenekon, Balyoz davaları gibi özü doğru davaların meşruiyet kaybına uğramasına yol açıyor.
"Yanıtın ikinci ayağı" ise şudur:
Sadece gözaltı ve tutuklamalarda değil, aynı zamanda soruşturma ve kovuşturmalarda da öyle koşullar oluşuyor, öyle hatalar yapılıyor ki, "doğru" ile "yanlış" birbirine karışıyor. Uzun tutukluluk süreleri, niyet ve siyaset yargılama merkezli kimi içi boş iddianameler, sorunlu deliller, teknik takip terörü, suçu sabit sanık ve şüphelileri bile aklama işlevi görürken, kimi haklı ve doğru adli süreçler hakkında da "sorular" üretebiliyor.
"Yanıtın üçüncü ayağı"nı, "Marangoz'un tornasında 2011" başlıklı bir yazıda (http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/?i=30368&y=AliBayramoglu) ayrıntılı ele aldığımız, "polis-adliye sisteminin çalışmasındaki hukuki eksiklikler"e bağlamak gerekir.
Bugün bu eksiklikler "kaçaklar"ın, otoriter uygulamaların, devlet içi kavgaların merkezi olmaktadır.
Ancak kabul etmek gerekir ki, ortada başka bir sorun daha var.
Bu sorun, özel yetkili mahkeme ve savcılıkların "özgürlüğün ruhu" dikkate almayan, "fikir ile eylem", "suç ile siyaset" arasındaki çizgileri önemsemeyen uygulamalarıdır.
Ve elbet bu uygulamalara imkân veren yasal düzenlemelerdir.
Bunların başında Terörle Mücadele Yasası geliyor. Özel yetkili adli birimler bu yasa etrafında hareket ediyorlar.
Bu yasa bugün Ergenekoncuları, yürüyüş yapan sıradan öğrencileri, FB yöneticilerini, emekli genelkurmay başkanını eşitleyen bir yapıda... Dahası fikir ile eylem, suç ile siyaset eşitleyebilen bir yapıda...
Başta söyledik. Emekli Genelkurmay Başkanı'nı tutuklanmaya götüren İnternet Andıcı işi açık bir suçtur. Darbe girişimi suçudur. Soruşturma ve kovuşturma sürecine uğraması doğaldır.
Ancak emekli bir Genelkurmay Başkanı'nın, genelkurmay başkanı olduğu sırada terör örgütü kurmak ve liderlik yapmakla suçlanması, suçun emir-komuta içinde işlendiği dikkate alınırsa, tüm bir orduyu bir terör örgütü gibi tanımlamaya giden aşırılıklar, saçmalıklar dizisine kapı açar...
Terörle Mücadele Yasası'sının gariplikleri onu bu yasadan yargılanan öğrencilerin koruması altına bile sokar...
Ve bugün Batı'da olduğu gibi, pek çok yerde suçtan çok suçu soruşturanla ilgili sorular öne çıkar.
Peki, bu durumu, bu meşruiyet yıpranmasını siyasi iktidar görmüyor mu?
Başbuğ'un tutuksuz yargılanması, dosyasının tefrik edilerek ya da hükümeti yıkma teşebbüsünü düzenleyen yasa çerçevesinde Yüce Divan'a gönderilmesi yargısal işlemin meşruiyetini arttırmaz mı, örneğin?
Hükümetin bu durumun, bu meşruiyet yıpranmasının, bu demokrasi kaybının farkında olmaması mümkün mü?
O zaman neden önlem almıyor?
Yanıt başka bir yazıya...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları





























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026