Ali BAYRAMOĞLU
Son yazısında Cengiz Çandar teşhisi koydu: "Sivil darbe girişimi..." "Emniyet-Adliye" ikilisinin Fidan'a yönelik girişimi sonuç verseydi, muhtemelen öykü Fidan'ın tutuklanmasına kadar gidecek, yargının siyasi kararları içerik açısından denetleme, siyasi alana doğrudan müdahale kapısı açılacak ve siyasi iktidar ağır yara alacaktı.
Bu duruma hükümetin açığa almalar, görev değiştirmeler, yasa değişikleri gibi keskin tedbirlerle tepki vermesi kaçınılmaz ve doğaldır...
Bu tedbirlerin niteliği, yerindeliği, hukukiliğine ilişkin tartışmalar, şu aşamada, fazla anlam taşımıyor, zira iktidar kavgası keskin...
İktidar kavgası keskin ancak yapısal yönü de son derece önemli.
Meselenin yapısal yönü son derece önemlidir.
Şimdi kavganın aktörlerini bir yana bırakıp sorunu yapısal açıdan ele alalım...
Uzak açıyla bakıldığında, Türkiye'nin kendi değişim sürecinin ürünü olan, "sivri bir uç"la karşı karşıya bulunduğu açıktır.
Ve bu ucun törpülenmesi bugün Türkiye'nin asli meselelerinden birisi haline gelmiştir.
Bu sivri uç, hangi iktidar güdüsü, zihniyet, sosyolojik temelli adli refleks ve grup tarafından beslenirse beslensin (muhtemelen bunların hepsi birden), temel olarak daha önce vurguladığımız gibi, "otonomlaşan ve alanını genişleten yargı-polis mekanizması" olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bu ucun yarattığı sorun ise Fidan meselesinin de ötesinde, pekçok konuda, özellikle siyasi nitelikli davalarda (Ergenekon, Balyoz, KCK) hukuk devleti işleyişini olumsuz etkilemesi, denetimsiz yargı ve emniyet mekanizması üzerinden otoriterleşme kokuları yaymasıdır.
Dolayısıyla, MİT krizi, bir kalkışma olmasının dışında, son dönemlerin en keskin meselelerinden birisine, "otoriterleşme eğilimlerinin bazı nedenlerine" işaret etmekte, bu meseleyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir.
Görmek gerekir ki, (bu konularda siyasi iktidarın sorumluluğu ve negatif politik duruşu unutulmamak kaydıyla), ülkede yaşanan değişim sürecinin demokratik niteliğe ne ilişkin soru ve şüpheleri doğuran bu sivri uç olmuştur.
Nasıl?
Tutuklama politikalarıyla sivilleşme sürecinin iktidar kavgası rayına oturma görüntüsü vermesi, istatistik rakamlarına dün 100 kişiyi daha ekleyen gazeteci, akademisyen, öğrenci, sendikacı tutuklamaları, Ersanlı, Zarakolu vakıalarının işaret ettiği siyaset ve şiddet arasında ayrım gütmeyen girişimler, temel olarak uygulama bazında bu polis-yargı mekanizmasının ürettiği bir durumdur. Bu durum politik iklimi belirleyen, politik kararları ikame eden nitelik kazandığı oranda iktidar çevrelerini de rahatsız etmektedir.
Öte yandan Devrimci Karargâh davası, Hanefi Avcı, Nedim Şener ve Ahmet Şık örnekleri, bu sivri ucun, kendisine ya da içindeki kimi eğilimlere yönelen eleştirileri tehdit olarak gördüğünü ve bertaraf etmeye çalıştığı ortaya koymaktadır. Bu durum yetkinin keyfi siyasi kullanımından başka bir şey değildir.
En nihayet siyasi nitelikli kimi soruşturma ve kovuşturmalarda "delillerin hukuki niteliği ya da gerçekliği" gibi tartışmaların merkezinde yine bu otonom yapı yer almaktadır. Bu tartışmaların Ergenekon davası gibi önemli kovuşturmalara ve hukuki nitelik taşıyan siyasi temizlik süreclerine gölge düşürdüğü açıktır.
Son gelişmelerin tek olumlu yanı bu tabloyu siyasi iktidara açık bir şekilde göstermesi olmuştur.
Şimdi "tedbir ve törpü" zamanıdır.
Şöyle:
1.Özel yetkili mahkeme ve savcılıklar meselesine mutlaka el atılmalı, ünlü 250. ve 251. maddeler genel bir bakışla gözden geçirilmelidir. Bu yolla yargının eylem alanı hukuki denetime ve ölçüye tâbi kılınmalıdır.
2.Siyasi yön içeren kovuşturmalarda emniyet istihbarat alanının demokratik ve hukuki denetimi sağlanmalı, adli kolluk meselesi hayata geçirilmeli, savcı-polis ilişkisi somut hukuki ilkelere bağlanmalıdır.
3.Kritik davaların sürdüğü İstanbul Emniyeti ve adliyesinde soruşturma ve kovuşturma dosyalarının yeni teftişler, görev değişiklikleri üzerinden ele alınıp, denetlenmesi mutlaka yapılmalıdır.
Bunlar önünde şu aşamadaki tek engel, hükümetin demokratik değişimin henüz konsolide olmadığına inanmasıdır.
Siyasi iktidar kanımızca görevlendirmelerde ve yasa değişikliklerinde ileri adımlar attığı takdirde, Ergenekon, Balyos gibi süreçleri esneyeceği ve geri döneceği endişesi taşımaktadır.
Özellikle başbakanın bu endişeleri aşması, Türkiye'yi demokratik raya oturtur, AK Parti'nin demokrasi açısından çıta atlamasını sağlar.
Demokrasi, siyaset ve değişim...
Üçü bir arada olursa anlamı olur...
Bu yol riskli ama kesin bir yoldur...
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları






























































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026