Ali BAYRAMOĞLU
Savcı görevden alındı, dokuzu dün toplam 12 polis görevden alınıp Ankara'ya çekildi, komisyon MİT müsteşarıyla ilgili soruşturmaları başbakan iznine bağlayan yasayı onayladı.
İlk bakışta krizin köpüğü alındı?
Dün, tarafların bütünlük görüntüsünü koruma ve bu işten en az hasarla çıkma gibi endişelerden hareketle, krizi örtmeye yöneldiklerini söylemiştik.
Ancak, yine dün altını çizdiğimiz üzere, şu da başka bir gerçek:
Taraflar kavgalarından vazgeçmiş görünmüyorlar. MİT'e yönelik topyekûn saldırı ile yargı ve polise yönelik topyekûn eleştiri arasındaki kutuplaşma hala siyaset ve basında ana gündemi oluşturuyor. Hala Fidan'la ilgili yakalama kararı var, hükümet durumu 27 Nisan muhtırasından daha ciddi bir hal olarak tanımlamayı sürdürüyor. Görevden alma, tasfiye operasyonlarına devam ediyor.
Başbakan'ın başdanışmanı ve yakın çalışma ekibinden Yalçın Akdoğan'ın dün Yeni Şafak Gazetesi'nde manşet olan yazısı meselenin iki yönüne de değiniyordu.
Akdoğan, bir yandan, 'AK Parti ve Gülen cemaati arasında hiçbir zaman çatışma ve çekişme yaşanmamıştır, bundan sonra yaşanmayacaktır, bunu murad edenler fitne ateşine odun atanlardır' diyor, öte yandan şu tespiti yapmaktan da geri kalmıyordu:
(MİT müsteşarına karşı) 'bu girişimi başlatanlar böyle duruma sebep oldularsa, bir adım sonrasını göremeyecek yetersizlik içindedirler ve söylediklerinin tam tersi bir tezgâhın parçası olmuşlardır (?)
Ve ekliyordu:
'Yargı ve güvenlik bürokrasisi içinde kimseye güvenmeden gizli kapaklı iş çeviren bir grup, ülkeyi yönetmeye ve siyaset mühendisliğine kalkışıyorsa, bunun daha önceki durumdan ne farkı olur?'
Mesaj açıktır:
'Sorun yok diyelim, ancak herkes haddini bilsin, hükümet alanını korumaya kararlıdır?'
Krizin köpüğünün alınması sadece ilk aşamasının atlatılmasıdır.
Çünkü kavga kim ne derse desin, temel olarak, özü çok kolay değişmeyecek bir 'yer tutma ve pay alma kavgasıdır'?
Bu kesindir.
Henüz net olmayan ise siyasi iktidarın kendisin sağlama almakla yetinip, yetinmeyeceği ve yapacağı tasfiyenin derinliğidir.
Bu derinlik ise krizin örtülü çatışma ile açık çatışma arasında gidip gelmesinin nihai olarak duracağı noktaya bağlıdır.
İşin asli boyutu böyle?
Gelelim meselenin diğer bir boyutuna, siyasal sitemi kuşatan ve tartışmaya açan diğer yönüne?
Bu, MİT müsteşarıyla ilgili soruşturmayı başbakan iznine bağlayan ve mecliste bekleyen 'yasa'yla ilgili yöndür. Ve hem krizin seyri, hem tarafların konumu, hem ilkesel açıdan önemlidir.
Şöyle:
Bu yasa hükümet tarafından ne kadar önemseniyorsa, o oranda da eleştiriye uğruyor.
Bu yasaya itirazların bir kısmı söz konusu iktidar kavgasından ve karşı tarafın dirençli tutumundan kaynaklanıyor. Diğer kısmı parlamenter muhalefetin geleneksel duruşuyla ilgili? Bir de ilkesel açıdan eleştiriler var?
Nasıl ele almalı?
Elbette bu tür düzenlemeler, hem bir duruma ve kişiye özgü olması nedeniyle sıkıntılıdır, hem ileriye dönük olarak yürütmeye verilen aşırı güç itibariyle kötü kullanıma açıktır.
Bununla birlikte, bugün yaşanan gerginlik açısından ve krizin üstesinden gelinmesi için yasa değişikliği önerisi ara ve zorunlu bir durumdur.
Malum, Türkiye 2009 yılına kadar bu tür yasalarla yaşadı.
Devlet Memurin Muhakemat Kanunu ile üçlü kararnameyle atanmış, MİT müsteşarı, Genelkurmay Başkanı, TRT Genel gibi devlet memurlarını hakkında soruşturma başbakan iznine bağlıydı.
Bu yasalar pek çok açıdan Türkiye'de devlet içindeki karanlık noktaların gizlenmesine vesile oldu, devlet adına suç işlenmesine yol açtı.
2009'da çıkarılan bugünkü krize zemin oluşturan özel yetkili savcılık yapısı bu zırhları olduğu gibi deldi.
Ancak bugün görülmektedir ki, yapı başka bir siyasal çerçevede kullanılmakta, yargının siyasi alana müdahalesine dönüşebilmekte, savcıların sosyolojik dokusu, özgürlük ve otorite fikri arasında ikinciye yatkın zihni yapıları, siyasi dosyalar ve güç kullanımı eğilimleri açısından denetim ihtiyacı doğurmaktadır.
Bu yapı açık krize neden olmuşken, yürütmenin yasama organını yeni bir düzenlemeye davet etmesini doğal karşılamak gerekir.
Ama bunun ara durum olduğunu kabul etmek şartıyla?
Daha önce söyledik tekrarlayalım?
Siyasi iktidar ve meclis Özel yetkili mahkeme ve savcılıklar meselesine mutlaka el atmalı, 250. ve 251. maddeler genel bir bakışla gözden geçirilmeli, yargının eylem alanı hukuki denetime ve ölçüye tâbi kılınmalıdır.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026