Ali BAYRAMOĞLU
Başbakan partisinin dünkü grup toplantısında şunları söylüyordu: "İşte şu salondaki kadro, Cumhuriyet döneminin en karanlık dönemlerini aydınlığa kavuşturmak için canını ortaya koymuş bir kadrodur. Dersim'in üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 27 Mayıs'ın üzerindeki karanlığı siz kaldırdınız. 12 Eylül'ü yargıya siz taşıdınız. 28 Şubat'ı sizler yaşadınız, 28 Şubat ile yine sizler, bizler hesaplaştık. 27 Nisan bildirisi karşısında, milletin emanetine en güçlü şekilde sizler sahip çıktınız, biz sahip çıktık. Faili meçhullerin, karanlık cinayetlerin, karanlık suç örgütlerinin üzerine hep birlikte gittik..."
Bunların yaşanmadığı ve demokratik bir değişim sürecini simgelemedikleri söylenebilir mi?
Elbet söylenemez...
Ancak kabul edelim ki, Türkiye'nin 10 yıllık öyküsünün bu gelişmelerden ibaret olduğu ve bu gelişmelerin ise sadece siyasi iktidarın işi olduğu söylenemez...
Bu durumda gereken doğal olarak gelişmelerin bütününü anlamak ve değişimi üreten faktörleri bir bütün olarak değerlendirmektir. Bu değerlendirmeyi AK Parti'yi kuşatan bir dizi paradoks üzerinden yapmakta pek çok açıdan, hem bu partinin hem ülke siyasetinin analizi açısından fayda var.
İlk paradoks, dün söylediğimiz üzere, AK Parti açısından, "süreç olarak demokratikleşme, sonuç olarak relatif başarı" üzerine oturan, buna karşılık "yöntem olarak ise ataerkil siyaset merkezli otoriterleşme"yi barındıran iki kanatlı bir değişim öyküsünden oluşur.
İkinci paradoks AK Parti politikalarının mikro ve makro siyaset alanlarındaki zıt konumlanışıdır. AK Parti'nin, mikro alanda kadın, beden, eğitim, cinsellik gibi konularda, "değişmezler"i öne alan tutucu ve gelenekçi bir politika, izlemesine karşın, makro alanda, durum önemli ölçüde tersidir. AK Parti, devlete değen makro meselelerde, örneğin askerle ilişkili "makro politik" konu ve alanlarda, "tarihsel bir mağduriyetin" temsilcisi de olarak, değişimcidir, reformcudur, olabildiğince demokrattır.
"Üçüncü paradoks"a gelince...
AK Parti'nin siyaset anlayışının temel unsurlarından birisi, siyasetin hükümranlığı ya da özerklik alana tahammülsüzlüğü olsa da, uzun süredir esmekte olan ana "sosyolojik rüzgar" tam ters istikamettedir. Gerçekten de, Türkiye'de son 10 yılın en önemli ve çarpıcı özelliği "toplumsal olan"ın "siyasal"ı kuşatması ve yönledirmesidir.
AK Parti açısından madalyonun (dün ele aldığımız) siyasi yüzünü toplumsal yüzüne bağlayan ana kanal da işte budur.
Şöyle:
"Dayanaklı ekonomi, istikrarlı siyaset, baskın bir dış politika, yükselen kamu hizmeti kalitesi gibi unsurların, yani "AK Parti'nin başarı öyküsü"nün, itici gücünü "demokratikleşme ve yüzleşme süreci" ile bu çerçevede ortaya çıkan "toplumsal özgüven" oluşturmaktadır...
Ancak bilmek gerekir ki, diğer başarı konularından farklı olarak, demokratikleşme ve yüzleşme sürecini mümkün kılan sadece AK Parti'nin iradesi ve politikaları değildir. Aynı zamanda AK Parti'yi üreten, kah besleyen, kah arkasında duran "iç toplumsal dinamikler"dir.
Yaşanan değişim temelde bu iç toplumsal dinamiklerin, iç toplumsal bir dizi toplumsal tecrübenin sonucu olarak karşımıza çıkar.
Peki hangi tecrübeler?
Toplumun son 10 yıldır kendi kimliği ve tarihiyle yeniden yaşadığı karşılaşma bunlardan birisidir. Dersim, 1915, Kemalizm, 19 yüzyıl ve benzeri tartışmalar toplumda ortak kimlikle ilgili bir arınma, yeniden oluşma çerçevesinde yeni bir değer ve algı sisteminin tohumlarının atılmasına yol açtılar.
Askercil değerler ve sivil değerler arasında toplumsal düzeyde yaşanan, "askeri meşruiyeti çatlatan" tokuşma bir diğer deneyimdir.
Seküler bakışın dinsel değerlerle, dini değerlerin seküler olanla yaşadığı karşılaşma ise şüphe yok yaşanan deneyimlerin en önemlisi, en keskinidir.
Bunun sonucu, yeni bir toplumsal sentez olmuştur.
İslami kesimde içeriden gelen farklılaşma ve modernleşme ile laik kesimin hatırı sayılır bir bölümünde yaşanan demokratikleşme eğilimi üzerinden oluşan, diğer tecrübelerden de beslenen bu sentez önemli ölçüde AK Parti'nin etrafında kümelenen, onu destekleyen yeni bir orta sınıf oluşturmuştur.
Tersten bakılacak olursa, makro alanda AK Parti'nin kendi kültürel dokusuyla çağın gereklerini iç içe sokması, bu karşılaşmaları içermiş, bunlar üzerine oturmuş ve bunları hızlandırmıştır.
Ak Parti analizinde madalyonun toplumsal yüzü işte budur...
Özellikle otoriter yöntem, ataerkil siyaset algısı ve tarzı açısından AK Parti'nin siyasi yüzü ile toplumsal yüzü arasındaki mesafe artmaktadır.
Bunun sonuçları olacaktır.
Yazarlar
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan AlbayrakSadece “Suriye Cumhuriyeti” 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Doğu Ergilİnanç, siyaset ve şiddet üzerine bir manifesto 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları
-
Sedat KAYABarbarlık Çağı 5.01.2026 Tüm Yazıları
-
Berrin SönmezŞalvar sevdası “yeni gömlek” ölçütünün habercisi mi? 1.01.2026 Tüm Yazıları
-
KEMAL GÖKTAŞBarış Akademisyenleri'nin göreve iadesine istinaf engeli: Daire, Danıştay kararına direndi 30.12.2025 Tüm Yazıları
-
Abdulmenaf KIRAN11. YARGI PAKETİ, YENİ ADALETSİZLİK VE EŞİTSİZLİKLER YARATTI 28.12.2025 Tüm Yazıları
-
Ahmet İlhanKararsızlığın Erdemi: Kesinliğin Gölgesinde Düşünmek 27.12.2025 Tüm Yazıları









































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026