Ali BAYRAMOĞLU
Bunları hiçbir tarihsel ve sosyolojik girdi ya da yerel değer ikame etmez. Ne milletin irfanı, ne dayanışma ruhu, ne varsayılan meziyetleri...
Üç parçalı bir silsile vardır.
Önce, bu ilkeler,
- Toplum-devlet sözleşmesinin, anayasanın merkezinde yer almalıdır.
- Yetmez. Kanunlara yansımalı, onlar ve kurumlar tarafından korumalı ve denetlenmelidir.
- O da yetmez. Toplum tarafından ahlaki temel kural olarak içselleştirilmiş olmalıdır.
Bizde ya biri vardır ya diğeri. En iyi durumda ikisini yakaladığımızı düşünmüşüzdür. Ama üçünü bir arada gördüğümüz hemen hiç olmamıştır.
Buna karşın üçünün de yokluğuna alışığızdır.
Bugün o topyekûn yokluk hallerinden birisini yaşıyoruz.
Bu üçlü yokluk, aslında onu üretenlere dair üçlü sorumluluk demektir.
Siyasi egemenin ve aktörlerin sorumluluğu...
Onu denetlemesi, sınırlandırması gereken yargı, yargıç, kurum gibi aktörlerin sorumluluğu...
Sivil parçaların, hatta şahsi alanların sorumluluğu...
Özellikle sivil parçalara dair bu son sorumluluk katmanı, üzerine az düşünülen, ama belirleyiciliği yüksek, otoriterlik, hoyratlık, cemaatçilik, partizanlık dahil pek hastalığın meşrulaştırıcı unsurudur. Zira dimağları kuşatan değer sistemlerine, hatta daha ötesine gönderme yapar.
Onu zihniyet tabiriyle ifade etmek yanlış olmaz.
Peki nedir zihniyet?
İnsanın dış gerçeklikler karşısındaki akıl yürütme biçimidir. Algılama, anlama, açıklama düzenini oluşturan parçaların zihindeki kendiliğinden sıralanma biçimidir.
Fernand Braudel’in 1963’te yayınlanan Medeniyetler Grameri kitabındaki şu tanımı klasik olmuştur:
“Her dönemde dünyaya ve nesnelere dair belli tahayyül, kolektif bir bakış toplumun tümünü kuşatır, ona nüfuz eder. Davranışları belirler, tercihleri yönlendirir, önyargıları üretir, toplumun hareketlerini şekillendirir. Bu, zihniyettir. Zihniyet, belli bir dönemin toplumsal, tarihsel koşulları ve gelişmelerinin ürünü olmaktan çok, uzak ve köklü bir mirasın, sıkça adeta bilinç altına yerleşmiş eski inançların, korkuların, endişelerin eseridir. İlk tohumları geçmişte kaybolmuş, kuşaktan kuşağa, insan nesilleriyle aktarılan ve bulaşan devasa bir salgının eseri... Bir toplumda güncel hadiselere verilen tepkiler, bu hadiselerin o toplum üzerindeki baskısı, rasyonel mantık ya da egoların yönlendirdiği çıkarlardan ziyade, bu formüle edilmemiş, sıkça da edilemeyen, ortak bilinç altından fışkıran ‘emir’e itaat ederler. Zihniyetler zamanından az etkilenir, çok uzun ve her zaman farkında olunmayan kuluçka dönemlerden sonra, çok yavaş değişirler.”
İnsanı kuşatan yapılara, bir tür yapısalcılığa gönderme yapan güçlü bir tanım...
Braudel’in sözünü ettiği öyle bir çatıdır ki, örneğin Türkiye’yi düşünecek olursak sağdan sola, milliyetçilikten İslamcılığa pek çok siyasi tutumu örter.
Çatının altındaki parçalar olarak siyasi tutumları örnek vermem, gelişigüzel bir tercih değildir.
Nitekim Türkiye’de hangi eğilimden olursa olsun hakim siyaset algısındaki “kök anlayış” kimlik ve mensubiyet üzerine kuruludur. Bu anlayış, ana hatlarıyla, çok parçalı toplum fikrini tek parçalı millet kavramıyla ikame eder.
Zihinler, tarihi milletler ve kültürler arası gerilim olarak tanımlayan ve süreli bir seferberlik hali olarak “devlet-siyaset-toplum-insan” özdeşliği kurma eğilimi taşıyan bir yapıda akıl yürütür.
Türk, sağcı, solcu, İslamcı gibi kategoriler üzerinden mensubiyet duygusuna yapılan aşırı vurgu, bütün ataerkil düzenlerde olduğu gibi burada da, “içine kapalı doğal düzen” algısını her aktörün içine doğduğu doğal bir değer kılar.
İçe kapalılık ise doğal olarak kuvvetli bir öteki mefhumunu besler ve kimlik tanımında “öteki” fikrini hatırı sayılır bir şekilde araçsallaştırır.
“Öteki”ye tedbir esas olur.
Tedbir ise keyfi olur.
İstisnalar, direnen örnekler dışında, insan, yargı, yargıç bunun karşısında diz çöker.
Bazı dönemlerde bu daha baskındır, bugün olduğu gibi...
Braudel’in söylediği türden bir kuluçka döneminden geçtiğimizi umalım.
Yazarlar
-
Nevzat CİNGİRTHerkes genel başkan olabilir; ama lider olmak herkese nasip olmaz 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Tanıl BoraEntegrasyon 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehmi KORUYeniler oyuna girince ne olur? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Taha Akyol‘Durdurmaya gücünüz yetmez’ 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İsmet BerkanAvrupa’da olan biteni takip ediyor musunuz? Yeni bir dünya kuruluyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Elif ÇAKIRSayın Şimşek 124. sıra Türkiye’ye yakışıyor mu? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali BAYRAMOĞLUErdoğan şemsiyesi: İki algı, iki Türkiye 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Figen ÇalıkuşuNeden yapmazlar? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TEZKAN200 liralık ülke olduk 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet Ali ALÇINKAYAKomplodan Demokratik Topluma; 27 Yıllık Tecrit, Direniş ve Özgürlük. 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat SevinçMuhalefetin hassasiyetler konusundaki hassasiyeti! 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hakan TAHMAZPKK’nin silahsızlandırılması sürecinde kritik hafta 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa PAÇALTürkiye Orwell’ın 1984 rejimine doğru sürükleniyor 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim Kirasİktidarın avantajı muhalefetin şansı 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bahadır ÖZGÜRTEMU’yu yasaklattı, vizeye taktı: İTO Başkanı milyarlarca lirayı nereye harcıyor? 14.02.2026 Tüm Yazıları
-
Murat YETKİNErdoğan’ın Gürlek Tercihi: CHP’ye Darbeyle Baskın Seçimin Çok Ötesinde 13.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mustafa KaraalioğluBu endeksi yalanlayan biri çıkmayacak mı! 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAŞGETİRENGözü kara tayinler 12.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hasan CEMALKürtçe konuştum, tokat yedim; Türkçe bilmiyordum ki! 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldız ÖNENYönetilebilir bir çatışma olarak ABD-İran 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet OcaktanMilletin vicdan hizasında durmayı başaramazsanız… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mensur AkgünTarihinin önemli bir dönüm noktasında Türkiye… 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akın ÖZÇERMala fide politia 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mahfi EgilmezOrtaçağ’a dönüş 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlker DEMİRAYŞE HÜR DAHİL SOLUN BİR ELEŞTİRİ PRATİĞİ 11.02.2026 Tüm Yazıları
-
Akif BEKİÖzgür Özel'in öfke patlaması 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İbrahim KahveciNüfus verileri ne diyor? 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selami GÜRELBaşlangıçta Eylem Vardı! (Am Anfang war die Tat!) 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yıldıray OĞURSon anlarında telefonunda Candy Crush oynayan diktatörün hikayesi 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
İlhami IŞIKKırılmalar karşısında Türkiye ve Kürtler 10.02.2026 Tüm Yazıları
-
Bekir AĞIRDIRYakın geleceğin Türkiye’si: Kutuplaşma azalmayacak, psikolojik olarak form değiştirecek 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet TIRAŞEDEP YAHU… 9.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit AkçayUluslararası para sisteminin geleceği 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Hikmet MUTİCHP ve Deva Partisi'nin İmralı imtihanı... 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Gökhan BACIKAKP İslamcı bir parti mi değil mi? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Şeyhmus DİKENNaum Faik var mıydı? 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Yetvart DANZİKYANSuriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cengiz AKTARErmeni uzlaşmazlığı efsanesi 8.02.2026 Tüm Yazıları
-
Berat ÖZİPEKYargı kararları ve yanlış yerde olanlar 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet AKAYABD İran'dan Elini Çek! Mollaların İşini Ancak İran Halkı Bitirir! 7.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ümit KARDAŞTekçi-otoriter rejimden vazgeçmeden demokrasi hayali satmak 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Seyfettin GürselEn düşük işsizlik rekorunu kırdık! Sevinelim mi endişelenelim mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet TAKANOrtadoğu bataklığından nasıl çıkarız?.. 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mücahit BİLİCİDeccalin görünümleri 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Selva DemiralpFed başkan adayı Warsh “Karaman’ın koyunu” olabilir mi? 6.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ali TürerHEZİMET Mİ KAZANIM MI ! 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet Faruk ÜnsalKonjonktürle gelen konjonktürle gitti 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cihan TuğalAmerikan hegemonyası ve Kürt hareketi 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cafer SolgunCHP ve Kürt sorunu 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Fehim TAŞTEKİN‘Kürtlerin Zamanı’na ne oldu? 3.02.2026 Tüm Yazıları
-
Haşmet BABAOĞLUKorkunç bir soy 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Mesut YEĞENYanlış Hesaplar 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Eser KARAKAŞGümrük birliğini revize edelim ama nasıl? 2.02.2026 Tüm Yazıları
-
Cemile BayraktarKürtleri kazanmanın vaktidir 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Abdurrahman DilipakÇirkin Amerikalı geldi aşka! 29.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mehmet ALTANToplumsal Fakirleşmeye Siyasetin Katkısı 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Erol KATIRCIOĞLUKürt Sorunu ve demokrasi ilişkisi üzerine 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Vahap COŞKUNÜç kırılma 28.01.2026 Tüm Yazıları
-
Ahmet İNSELYitirileni Değil Yeniyi Ararken 27.01.2026 Tüm Yazıları
-
Baskın ORANSuriye olayı ve Türkiye’deki “Süreç” 23.01.2026 Tüm Yazıları
-
DOĞAN ÖZGÜDENTam 80 yıl sonra aynı komplo, aynı ihanet! 22.01.2026 Tüm Yazıları
-
Melih ALTINOKBarzaniler Suriye’de PKK’yı niçin gazlıyor? 21.01.2026 Tüm Yazıları
-
Taner AKÇAMHrant 19 yıldır bizimle bir başka yaşıyor 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Kemal CANSuriye’de olanın adını koymak 20.01.2026 Tüm Yazıları
-
Mümtazer TÜRKÖNEŞara’nın sakalı 18.01.2026 Tüm Yazıları


































































Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
12.02.2026
7.02.2026
5.02.2026
1.02.2026
29.01.2026
24.01.2026
22.01.2026
17.01.2026
15.01.2026
10.01.2026